Esas No
E. 2022/237
Karar No
K. 2022/237
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2022/237 - 2024/530

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/06/2021

NUMARASI : 2018/983 E. - 2021/362 K.

DAVACILAR

DAVALI

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/06/2021 Tarih ve 2018/983 Esas - 2021/362 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, davalılardan ... tarafından Ankara 2. ATM'nin 2018/486 esas ve Bursa 1 ATM'nin 2018/887 Esas sayılı dosyasında kendi adına asaleten şirket adına temsilen açılan davada ve Ankara 1 ATM'nin 2018/818 esas sayılı dosyasında davalı şirket adına ... tarafından açılan davalardaki dava dilekçeleri ve tüm dilekçelerde anayasanın teminat altına aldığı hak arama ve dava hakkının sınırlarını aşacak şekilde "kanımca imalatı biten 121 konut 10 dükkanı 26/08/2016 tarihinde davalı belediye ve diğer yüklenici şirketler arasında pay edilerek haksız kazanç ve yolsuzluk yapılmıştır ... haksız kazanç ve ihaleye fesat karıştırma buna bağlı evrakta sahtecilik ve nitelikle dolandırıcılık gibi bir kamu kuruluşununda arasında bulunduğu usulsüzlükler zinciri oluşturulmuştur... 2 numaralı konsorsiyum tarafından yapılan %95 biten 6 blok halinde 121 adet konut 10 adet dükkan oluşan 121 bağımsız bölüme çökerek tüm yasal haklarımı ihlal etmişlerdir. " şeklinde ifadeleriyle ve benzeri şekilde hiç bir şekilde gerçek olmayan ve toplumda yüz kızartıcı olarak bilinen suçları müvekkili ve o davaların davalılarını birlikte işlediği iddia edilmesi ve dilekçelerinde aşağılayıcı , küçük düşürücü, abartılı anlatım ve gerekli olmayan yakıştırmalarla haksız suçlamalarda bulunmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin müvekkili şirket yönünden TTK 55/1-a.1 bendinde tanımlanan haksız rekabet niteliğinde olduğunu, şirketin daha önce taşeronluk yaptığı yüklenici tarafından yarım bırakıldığı için sözleşmesi feshedilen ... Belediye Başkanlığı'na ait işin ihaleye çıkarılarak müvekkili şirketin de aralarında bulunduğu iş ortaklığı ile 14/10/2012 tarihinde eser sözleşmesinin imzalandığını, davacıların davalıların alacakları ile ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ifadeler nedeniyle ve iflas davasında iflas ilanının yapılması için talepte bulunup iflas ilanlarının yapılmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalıların eylemini haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve hükmün ilanına, 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a.1, 56/1-d ve 6098 sayılı TBK'nın 57 ve 58. maddeleri uyarınca her bir davacı için 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., kendi adına asaleten ve şirket adına temsilen verdiği cevap dilekçesinde, ... parsel sayılı taşınmazdaki işle ilgili yüklenici dava dışı ...Lojistikle yapılan sözleşmenin anlaşmalı bir şekilde kardeş şirketi ... A.Ş. ye ihaleye çıkarılmaksızın el altından devredildiğini, daha sonra hukuka aykırı şekilde ihaleye fesat karıştırılmak suretiyle ihale edildiğini, bahse konu projede taraflarının kesinleşmiş hacizlerine rağmen dava dışı konsorsiyum ile birlikte borçlu firma ... Ltd. Şti. tarafından %95 i tamamlanan 6 blok halinde 121 adet konut 10 adet dükkandan oluşan 131 bağımsız bölüme ilişkin tüm haklarına el konularak haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle iflas davası açma ve davacı şirketin de iflasını talep etme gerekliliğinin hasıl olduğunu, Belediye tarafından davaya konu taşınmazların 3. kişiye ihale edildiğini ancak kendilerine olan borcun ödenmediğini,

İİK 120/2 maddesi gereği resmi olarak tarafına tahsil yetkisi verildiğini, bu duruma rağmen davalıların inşaatı yani alacağına denk gelen 8.750.000,00 TL yatırımı kendi aralarında pay ederek ve yeniden faturalandırılmak suretiyle haksız kazanç ve ihaleye fesat karıştırma buna bağlı evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık gibi bir kamu kuruluşunda arasında bulunduğu usulsüzlükler yapıldığını, şirkete ilişkin beyanların yalnızca hukuk mahkemeleri önünde ifade özgürlüğü kapsamında somut deliller ile birlikte sunulduğunu, dolayısıyla haksız rekabet ve bu kapsamda bir tazminata hak kazanımından bahsedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların beyanlarından davalı şirketin dava dışı şirketten olan alacağını tahsil edemediği, bu alacaktan davacı şirketin de aralarında bulunduğu adi ortaklığın sorumlu olduğu iddiasıyla hak arama hürriyeti kapsamında açılan davalara ilişkin dava dilekçesi ve diğer dilekçelerde kullandığı ifadelerin,

TTK 55/1-a.1 ve 56/1-d maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil etmediği,

TBK 57 ve 58. maddesi kapsamında manevi tazminat gerektirir haksız fiil niteliğinde olmadığı, Ankara CBS'nin 2019/34837 soruşturma nolu dosyasında hakaret ve iftira suçundan yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin dava dosyasında yasal savunma hakkını kullandığı sonucuna varılarak dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, açılan iflas davasında iflas ilanlarının yapılmasının talep edilmesinin hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu şekilde haksız rekabet ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şahsın, kendi adına asaleten davalı şirketi temsilen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 E. sayılı, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/887 E. sayılı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/818 E. sayılı dosyalarıyla açtığı davalarda, müvekkil şirketi aşağılayıcı, suç isnat eden, hakaret içeren ifadeler kullanıldığını, bunların hak arama amacına yönelik olmayıp, müvekkillerinin kişiliklerine ağır saldırı oluşturan, suç isnat edici, zarar verme amaçlı, aşağılayıcı ifadeler olduğunu, savunma sınırını, hak arama özgürlüğü sınırlarını aştığını, davalıların fiilinin hem haksız rekabet, hem de manevi tazminatı gerektirir haksız fiil niteliğinde olduğunu, açtığı davalarda hak elde etmek için gerekli olmadığı gibi, gerçek de olmayan, hak arama ve dava hakkı boyutunu aşan ağır ve suçlayıcı nitelikteki beyanlarla gerçek kişi müvekkili ...'in kişilik haklarına da ağır manevi zarar verdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının isninaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti, manevi tazminat ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların, davacı taraftan alacaklı oldukları inancıyla yasal yollara başvurdukları, ihbar, şikayet ve dava dilekçelerindeki ifadelerin hak arama özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği, bu özgürlüğün sınırlarının aşılmadığı, davacılar yönünden haksız rekabet oluşmadığı ve kişilik haklarının zedelenmediği, davamızın da konusunu oluşturan ifadeler nedeniyle Ankara CBS'nin 2019/34837 soruşturma nolu dosyasında hakaret ve iftira suçundan yapılan soruşturma sonucunda, yasal savunma hakkını kullanma şeklindeki eylemde suçun hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle 20/02/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itiraz üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 06/04/2021 tarih 2020/4871 D. İş sayılı kararla itirazın reddedildiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.