11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/7866 E. , 2012/315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2010 tarih ve 2008/180-2010/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin "tüp kılıfları" için yaptığı tasarım başvurusuna yapılan itirazın TPE YİDK'nun 2008/T 216 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa tescili istenen tasarımın müvekkiline ait tescilli tasarımlar ve faydalı model tescilleri karşısında yenilik ve ayırtedicilik özelliği bulunmadığını ileri sürerek, itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptalini, davalı adına tescil olunan tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, itiraza konu tasarımın yeni olup kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflara ait tasarımların farklı ve ortak noktaları karşılaştırıldığında, davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırtedicilik niteliğine sahip olduğu, öte yandan, davalıya ait tasarımın tescil olunmasının davacının faydalı model belgesindeki haklarını ihlal edeceği düşünülebilirse de, davalının, davacının iznini almadan veya davacıya ait faydalı model belgesi hükümsüz kılınmadan yada davacının faydalı model belgesinin süresi dolmaksızın tasarıma konu ürünü üretemeyeceği, ancak bu halde dahi tasarımın salt görünüm olarak kullanabileceği, değişik dış görünümü olan tasarım ile faydalı modelin aynı anda var olabiliceği gerekçesi ile, davanın redine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerekçeli kararın son paragrafındaki "davanın kabulüne" ifadesinin maddi hatadan kaynaklandığının ve mahallinde düzeltme imkanı bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.