içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Şubesi Keşide yeri ... , Keşidecisi ...Şirketi olan ... seri no'lu 20/03/2024 tarih ve 200.000 TL bedelli Çek ve ...Şubesi Keşide yeri ... olan Keşidecisi ... Şirketi olan ... seri no'lu 13/04/2024 tarih ve 200.000 TL bedelli doldurulmuş çekler ve ... Şubesi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri numaralı keşidecisi davacı olan 8 adet boş çek yedinde bulunduğu sırada çalınmış veya kaybettiğini, öncelikle ihtiyati tedbir olarak söz konusu çeklere ilişkin olarak ödemeyasağı kararı verilmesini, ödeme yasağının çek muhatabı ilgili bankalara bildirilmesine ve zayi olan çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, keşideci tarafından tanzim olunan 2 adet doldurulmuş çek ve 8 adet de boş çekin kaybolduğu iddiasına dayalı iptal davasıdır.
İptal davası açma hakkı,
TTK'nın 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil,
TTK'nın 652. maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur. Çek keşidecisinin TTK'nın 818/1-s maddesi yollamasıyla TTK'nın 757 maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. (Y.11.H.D. 2014/1464E-2018/7019K emsal kararı)
Kıymetli evrak iptali davasının kanunda düzenlenen şartları ve amacı değerlendirildiğinde, davacının keşideci konumunda bulunacağı çek yapraklarının iptali için dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacının ileride karşılaşabileceği ihtimali dava ve takipler, bu davayı açmasında hukuki yarar olarak görülemez. Zira bu davada verilebilecek iptal kararı üçüncü kişiler yönünden kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/01/2015 tarih, 2014/19118 esas ve 2015/925 karar sayılı ilamı; 15/04/2015 tarih, 2015/571 Esas ve 2015/5258 Karar sayılı ilamı; 03/06/2015 tarih, 2015/2751 Esas ve 2015/7625 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere keşidecinin çek iptali davası açma hakkı bulunmamaktadır. Boş çek yaprağı, kambiyo evrakı niteliğinde bulunmadığından çek iptali davasına konu edilemez. Çekin kaybolduğu ve çek yaprağının imzalanıp doldurulması halinde çeke dayalı menfi tespit davası açılması gerekmektedir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17/04/2013 tarih, 2012/8365 Esas ve 2013/7471 Karar sayılı ilamı; 26/06/2012 tarih, 2011/9069 Esas 2012/10993 Karar sayılı ilamı; 17/12/2013 tarih, 2013/9917 Esas 2013/23042 Karar sayılı ilamı; 18/11/2013 tarih, 2013/6068 Esas 2013/20772 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere bu davanın açılabilmesi için davacının keşideci değil, hukuki hamil olması gerekir, keşidecinin doğrudan doğruya çek iptali davası açma hakkı bulunmayıp keşidecinin keşide ettiği çekin bedelini hamile ödeyerek çeki geri alması da kendisine hamil sıfatı kazandırmaz.
HMK 114/1.h.bendinde, hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır.
HMK 115/1.maddesine göre, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartlarında eksiklik bulunması halinde davanın usulden reddine dair kararını yargılamanın her aşamasında verir. Bu hukuki gerekçelerle, çek iptali davalarında dava dilekçesi üzerinden duruşma açılmadan davanın reddine karar verilebilecektir. (İstanbul 14.H.D. 2017/1052 E- 2018/65K) Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı 8 adet boş çekin, 2 adet de keşidecisi olduğu doldurulmuş çekin kaybolduğu iddiası ile çek iptali talep etmektedir. Yukarıda ayrıntılı açıklanan gerekçeler ile somut olayda çek iptali davası açılamayacaktır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.29/03/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”