Esas No
E. 2011/2970
Karar No
K. 2012/12165
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/2970 E.  ,  2012/12165 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 tarih ve 2004/427-2009/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'in kefil olduğu 03.09.1993 tarihli kredi sözleşmesine dayanarak alacak iddiasında bulunan davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibi sonrasında, cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilinin takibe konu borcu ödediğini, kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkilinin murisine ait olmadığını ve murisinin gerçekte böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek 7.322,00 TL'nin faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının murisi ...'in, müvekkilinin Tekirdağ Şubesi ile dava dışı Sun Yem San. ve Tic. A.Ş. ile imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, bu sözleşme kapsamında dava dışı Sun Yem San. ve Tic. A.Ş. lehine 2 adet teminat mektubu düzenlediğini ve teminat mektubu bedellerinin ilgili vergi dairesine ödediğini, sözleşmenin tarafı olan borçlularca nakde dönen teminat mektubu bedelleri ile faiz, komisyon vs ödenmediğinden hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderdiklerini, borçlu ... ölü olduğu için ihtarnamenin mirasçılarına gönderildiğini zira kefilin ölümü ile kefaletin sona ermeyeceğini, mirasçıların da mirasbırakanın borçlarından külli halefiyet ilkesine göre şahsen sorumlu olduklarını, hesap kat ihtarı ile borcun muaccel hale geldiğini, borçlular tarafından borç ödenmediğinden haklarında yasal takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının murisi ...'in imza incelemesi sonucu Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin limitinin arttırılması başlıklı 51. sayfasındaki imzanın ...' in imzası olduğu, 52. ve 53. sayfalardaki imzanın ...'in imzası olmadığının tespit edildiği davacının 04/04/2002 takip tarihi itibari ile 1.465,00 TL asıl borç, 852,07 TL gecikme zammı, 42,60 TL gider vergisi olmak üzere davalı bankaya 2.359,67 TL borçlu olduğu, davalı banka tarafından davacıdan asıl borç, faiz, icra ve avukatlık masrafları dahil olmak üzere 6.806,11 TL tahsil edildiği, davacının 4.446,044 TL fazla ödemesi olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 4.446,044 TL'nın ödeme tarihi olan 18/04/2002 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödenen miktarın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan %395,06 temerrüt faizi oranının nasıl belirlendiği hususu açıklanmamış sadece davalının icra takibinde talep ettiği temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, davalı tarafça icra takibinde talep edilen faiz oranının davaya konu kredi sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin 71. maddesine uygun olarak belirlenip belirlenmediği görülmemiş, konusunda inceleme yapılmamıştır.

Davacı tarafından bilirkişi raporuna bu yönden itiraz edilmişse de mahkemece davacı itirazlarını ve anılan hususları karşılayan ek rapor da alınmamıştır. Bu itibarla, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan faiz oranına karşı davacının itirazları dikkate alınarak,davalı bankaca icra takibinde uygulanan %395,06 faiz oranının dosyada bir örneği bulunan kredi sözleşmesinin 71.maddesine uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususunda denetime elverişli ve bu hususa yönelik davacı itirazlarını karşılayan ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3.Ayrıca mahkemece temerrüt faizi başlangıç tarihi olarak davalı bankanın teminat mektubunun paraya çevrildiği ve derhal ödeme yapılması hususlarını içeren ihtarın davalıya tebliğ tarihi olan 04/04/2002 tarihinin dikkate alınması gerekirken ,temerrüt faizi başlangıç tarihi olarak davacının cevabı ihtar tarihi olan 11/02/2002 tarihinin kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.