Esas No
E. 2022/8392
Karar No
K. 2023/5516
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/8392 E.  ,  2023/5516 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1469 E., 2022/1119 K.
DAVA TÜRÜ: Kullanım kadastrosu

İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/235 E., 2021/103 K.

Taraflar arasındaki kesinleşen kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili, Menderes ilçesi, Gümüldür Beldesi, Arapyeri mevkiinde 5831 ... Kanunla 3402 ... Kadastro Kanunu'na eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda, 2403 ada 75 parsel ... 2.877,76 metrekare yüzölçümündeki arsa niteliğindeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesinde, 6831 ... Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı, parselin kullanımının ... ve ...'e ait olduğu şerhiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın kullanım kadastro çalışması sırasında tapu kaydının beyanlar hanesinde davalıların işgalci olduğu şerhi yazıldığını, ancak taşınmazın müvekkillerinin ve davalıların ortak murisi olan ... tarafından imar ihya edilerek ve ölümüne kadar onun tasarrufunda kaldığını iddia ederek davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptalini, müvekkillerinin miras hisseleri oranında taşınmaz üzerine işgalci olarak yazılmalarını talep etmiştir.

Asli müdahil vekili; müvekkilinin taraflar dışında kalan mirasçı olduğunu, davacılar yanında asli müdahale taleplerinin olduğunu, dava konusu taşınmaz önceden daha büyük bir parsel iken aradan yol geçmesi nedeniyle parçalara bölündüğünü, taşınmazın davacıların murisi ...'in el senediyle Dikmen ailesinden satın aldığını ve muris ... 'den intikal edilen bir yer olduğunu, zilyetliğin tüm mirasçılara birlikte kaldığını öne sürerek miras payı oranında hak sahipliğinin tespiti ile tapuya işgalci yazılmasını talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili, işgalciliğin bir hak veya kazanım olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında kullanıcısı olmadığının tespit edilmesi üzerine davalıların açtığı dava sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 2010/87 Esas, 2011/35 Karar ... ilamı ile davalılar adına kullanıcı şerhi işlendiğini, taşınmazın Hazine arazisi olması nedeniyle miras bırakandan kalmasının teknik olarak mümkün olmadığını, davacıların taşınmazın hiçbir yerini kullanmadıklarını, taşınmazı davalıların kullandığını ve bu nedenle açtıkları dava sonucunda davalılar adına şerh işlendiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçtiğini savunmuştur.

Davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmada alınan beyanında ve sunduğu yazılı beyan dilekçesinden taşınmazı önceden babasının kullandığını, babası öldükten sonra 3 yıl kendisinin kullandığı, son 10 yıldır abisinin eşi ve davalının annesi olan ...'in kullandığını, mirasçılar arasında rızai taksim yapılmadığını beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamından tarafların murisinin dava konusu taşınmazda kullanıcı olduğu hususunda ve diğer Hazine taşınmazlarının mirasçıların kullanımında olduğuna yönelik tespit yapılarak bu yönde beyanlar hanesine şerh verildiği konusunda uyuşmazlık olmadığı, davalı ...'in beyanına göre mirasçılar arasında taksim olmadığı gibi bu yönde diğer davalının iddiası da bulunmadığı, bu nedenle taşınmazı davalıların kullanımı miras ortaklığı adına kabul edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, 2403 ada 75 parsel ... taşınmazın muhdesat bilgileri kısmında yer alan "parselin kullanımı ... ve ...'lere aittir " şeklindeki tespitin iptali ile "parselin kullanımı ... mirasçılarına el birliği halinde ait" olduğunun tespiti ile bu şekilde tesciline karar verilmiştir.

Hükme karşı davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; davalı ...'in cevap dilekçesi ile 19.02.2020 tarihli duruşma beyanında açıkça, "dava konusu taşınmazın öncesinde babaları ... 'in kullanımında iken, babalarının ölümünden sonra 2-3 yıl kendisinin kullandığını, daha sonra hastalığı nedeniyle ilgilenemediğini, 10 yıldır ağabeyinin eşi ve davalı ...'in annesi olan ...'in kullandığını, davacıların davasında haklı olduğunu" bildirmesi; yine muris ... mirasçısı olan müdahil Ayşe Kebapcı'nın "taşınmazda tüm mirasçıların hakkı olduğunu" bildirmesi; muris ... adına kullanıcı şerhi verilen komşu taşınmazlar ile birlikte dava konusu taşınmazın öncesinde bir bütün halinde muris ... tarafından üçüncü şahıslardan satın alındığının, davalıların kadastro tespit günündeki kullanımlarının miras ortaklığı adına olduğunun belirlenmesi, Menderes Kadastro Mahkemesi'nin 2010/87 Esas ... dosyasında, eldeki dosya davacıları ile asli müdahilin taraf olmaması nedeniyle, anılan dosyada verilen hükmün, davacılar yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı yönündeki gerekçeler ile davacıların ve asli müdahilin davalarının kabulü ile, beyanlar hanesinde davalı gerçek kişi şahıslar lehine kayıtlı bulunan kullanıcı şerhinin iptali ile, parselin kullanımının, muris ... mirasçılarına, elbirliği halinde ait olduğu yönünde şerh verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı süresi içerisinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.