Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/4902
Karar No
K. 2023/3845
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4902 E.  ,  2023/3845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/4902
Karar No: 2023/3845
TEMYİZ EDENLER:

1.(DAVALI) … Birliği Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Bakanlığı

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, Ordu Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca HSK tarafından meslekten çıkarılan müdahil ...'in baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin reddine ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih … sayılı kararına yapılan itirazın kabul edilerek kararın kaldırılmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığının 18/11/2019 tarihli işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; avukatlığa kabul şartlarını düzenleyen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. maddesinde kişinin Avukatlık Kanunu'na göre avukatlığa engel bir halinin olmaması gerektiği belirtildikten sonra aynı Kanun'un 5. maddesinde avukatlığa kabulde engel olan hallerin sayılmak suretiyle belirtildiği, anılan maddede olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılmanın avukatlığa engel bir hal olarak düzenlenmediği, öte yandan, Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere kamu görevinden çıkarılan kişilerin kamu hizmetlerinde istihdam yasağının bir serbest meslek faaliyeti olan avukatlık yapmayı kapsamadığı gözönünde bulundurulduğunda, müdahilin olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının avukatlık mesleğini yapmasına engel oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ısrar kararının davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle avukatlık mesleği yapamayacağına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine; ısrar kararının müdahil hakkında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan bir suçtan mahkumiyet kararı verilmesi ve bu hususun avukatlık mesleği yapmasına engel olmasına ilişkin kısmının ise; müdahilin üzerine atılı suçun niteliği göz önünde bulundurulduğunda avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesinin kamu yararı ve avukatlık hizmetinin gerekleri bakımından daha uygun olacağı anlaşıldığından, ısrar kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davalı ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahil tarafından; hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadan yapılan değerlendirme ile verilen kararın adil yargılanma hakkı kapsamında masumiyet karinesini ihlâl ettiği, bir Cumhuriyet Savcısının olağan kanun yolları dışında, hiçbir savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının, mesleki ve profesyonel hayatının bitirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ihlâl ettiği, avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilebileceği yönünde idareye takdir yetkisi tanındığı, İdare Mahkemesince baroların takdir yetkisi üzerinde yerindelik denetimi yapıldığı, temyize konu kararın Anayasa Mahkemesi kararlarına da aykırılık teşkil ettiği, dava konusu ısrar kararında İdare Mahkemesi kararında belirtilen "Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan bir suçtan mahkumiyet kararı verilmesi ve bu hususun avukatlık mesleği yapmasına engel olmasına ilişkin" kısmın bulunmadığı belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz isteminin reddine,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.Kesin olarak, 14/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.