Esas No
E. 2023/1115
Karar No
K. 2024/16330
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/1115 E.  ,  2024/16330 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/422 E.,2021/188 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2018/422 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.11.2022 tarihli ve 2022/2979 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/141942 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/141942 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 14.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeni ile Gaziaosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2018 tarihli ve 2018/10384 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/598 Esas, 2018/408 Karar sayılı birleştirme kararı ile gönderildiği İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 13.04.2021 tarihli ve 2018/422 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

Yine aynı sanık hakkında 18.10.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarihli ve 2019/4846 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/2020 Esas, 2019/918 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın her iki eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/422 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 13.11.2018 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak Gaziosmanpaşa 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.112019 tarihli ve 2019/2020 Esas, 2019/918 Karar sayılı kararının evvelce 17.12.2019 tarihi itibariyle itiraz edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, İstanbul 58.Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İstanbul 58.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/422 Esas ve 2021/188 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1.Şüpheli hakkında, 18.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2018 tarihli ve 2018/98319 Soruşturma, 2018/25085 Esas, 2018/17725 sayılı iddianamesi ile İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce, aynı nitelikteki suç nedeniyle 05.07.2017 tarihli ve 2017/13348 Soruşturma, 2017/391 Esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, davanın 2018/422 esasa kaydedildiği,

2.Şüphelinin 18.05.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2018 tarihli ve 2018/148803 Soruşturma, 2018/36228 Esas, 2018/25322 sayılı iddianamesi ile İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasının İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/608 Esas, 2019/144 Karar sayılı birleştirme kararı ile İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/422 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,

Ayrıca, 08.08.2018 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2018 tarihli ve 2018/36385 Soruşturma, 2018/10382 Esas, 2018/9691 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasının, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/601 Esas, 2018/410 Karar sayılı kararı ile İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/608 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, yine, 14.08.2018 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2018 tarihli ve 2018/34511 Soruşturma, 2018/10384 Esas, 2018/9692 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasının, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/598 Esas, 2018/408 Karar sayılı birleştirme kararı ile İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/608 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,

3.İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.04.2021 tarihli ve 2018/422 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile sanığın 18.04.2018 ve 18.05.2018 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 08.08.2018 ve 14.08.2018 tarihli eylemleri nedeniyle de, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.06.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. Gaziosmanpaşa 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/459 Esas ve 2017/679 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Şüpheli hakkında, 29.03.2017 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2017 tarihli ve 2017/19980 soruşturma, 2017/699 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın ve kesinleşmesinin usulüne uygun olduğu, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2017 tarihli ve 2017/19980 Soruşturma, 2017/8213 Esas, 2017/7529 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/459 Esas, 2017/679 Karar sayılı kararı ile irtibat nedeniyle davanın Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/391 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.

C. Gaziosmanpaşa 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/58 Esas ve 2018/422 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Sanık hakkında, 04.07.2017 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2018 tarihli ve 2017/37360 Soruşturma, 2018/411 Esas, 2018/380 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 5.Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2018 tarihli ve 2018/58 Esas, 2018/422 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/391 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.

D. Gaziosmanpaşa 9.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/391 Esas ve 2019/531 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Sanık hakkında, 06.03.2017 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2017 tarihli ve 2017/13348 Soruşturma, 2017/436 sayılı kararı ile beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2017 tarihli 2017/13348 Soruşturma, 2017/5986 Esas, 2017/5577 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2017/391 Esas, 2019/531 Karar sayılı kararı ile eylemin, zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, düşme kararının istinaf edilmeksiziin 04.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

E. Gaziosmanpaşa 10.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/220 Esas ve 2019/918 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Sanık hakkında, 18.10.2018 tarihli eylem nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarihli 2019/14389 Soruşturma, 2019/4846 Esas, 2019/4454 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/220 Esas, 2019/918 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 17.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

F. İnceleme konusu dosyada suç tarihlerinin 08.08.2018 ve 14.08.2018, iddianame tarihlerinin 13.11.2018 olduğu, Gaziosmanpaşa 10.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/2020 Esas, 2019/918 Karar sayılı dosyasında ise; suç tarihinin 18.10.2018 ve iddianame tarihinin 18.04.2019 olduğu, bu durumda, 18.10.2018 tarihli suçun 13.11.2018 tarihli ilk iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği dikkate alındığında, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığından, 18.10.2018 tarihli eylemin zincirleme suç teşkil ettiği, İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin eylemlerin zincirleme suç teşkil edeceği yönündeki tespitinin yerinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece, hükmedilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerekmekte ise de;

Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/220 Esas, 2019/918 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu ceza, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmaması nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceğinden kanun yararına bozma istemindeki gerekçe yerinde görülmemiştir. Ancak,

İnceleme konusu davanın, sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı gerekçesiyle, 5237 saylı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açıldığı, oysa ki Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2017/391 Esas, 2019/531 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, düşme kararının 04.02.2020 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, düşme kararıyla birlikte kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirdiğinden, inceleme konusu davada 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesini altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açılma koşulları gerçekleşmemiştir. Dava konusu eylemler yönünden yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararı verilmesi gereklidir.

Mahkemece, öncelikle; zincirleme suç hükümlerine tabi 18.10.2018 tarihli aynı nitelikteki eylem nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/220 Esas, 2019/918 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, kanun yararına bozma yoluna gidilerek kararın bozulması halinde, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesindeki işbu dava ile birleştirilmesi sağlandıktan sonra, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, 18.04.2018, 18.05.2018, 08.08.2018, 14.08.2018 ve 18.10.2018 tarihli eylemler yönünden ortak bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına kararı" verilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2018/422 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.