Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3843 E. , 2023/2926 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Konya ili, Sarayönü ilçesi, ...Beldesi, ...Mevkiinde yer alan II A Grubu maden (kalker) sahası için adına düzenlenen ... gün ve ...sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlem nedeniyle 350 gün faaliyette bulunulamadığından dolayı uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00 TL maddi tazminatın taş ocağının kapatma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Konya ili, Sarayönü ilçesi, ...Beldesi, ...mevkiinde yer alan 2. grup maden (kalker) sahası için davacıya verilen ...gün ve ...sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının ...günlü ...sayılı işlemiyle iptal edilerek mühürleme yapıldığı, bu işlemin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada ...İdare Mahkemesinin ...günlü E:..., K:...sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/10/2012 günlü E:2011/6824, K:2012/6998 sayılı kararıyla onandığı, bu karar gereği anılan 2. grup maden (kalker) sahası için davacı adına ...tarihli ...sayılı II A Grubu maden (kalker) sahası sayılı 2. sınıf gayrisıhhi müessese işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, davacının iptal edilen işlem nedeniyle işletmenin 350 gün faaliyette bulunamadığından bahisle bu döneme ilişkin maddi zararlarının karşılanması amacıyla yaptığı başvurunun reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlem nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini Anayasal bir zorunluluk olduğundan, söz konusu işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek mühürlendiği 03/09/2010 tarihi ile yargı kararı tekrar ruhsata bağlandığı 08/08/2011 (mahkemece sehven 08/07/2011 yazılmış) tarihleri arasında, işletmesinin faaliyette bulunamamasından dolayı davacının uğramış olduğu maddi zararın ödenmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu işletmeye ait 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin yasal defter ve belgelerin (Yevmiye Defteri, Envanter Defteri, Alış-Satış Formları, Sevk İrsaliyeleri, Maden çıkarılmasına ilişkin sevk irsaliyeleri…) ve bu yıllara ait Devlet Paylarının yatırılması ile ilgili belgelerin, Satış Bilgi Formlarının ve davacının Gelir Vergisi ve KDV beyannamelerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, söz konusu dönemde davacının toplam 8.220,16 TL brüt satış kârından mahrum kaldığının tespit edildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 8.220,16 TL’ nin davalı idareye başvurunun yapıldığı 20/02/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 41.779,84 TL maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, çalışılamayan dönem için ortalama alınarak hesaplama yapılmasının birim değer kâr marjını düşürdüğü, işletmenin 2010 yılında sadece Eylül ayında çalışarak 15.850 ton üretim yaptığı, 2011 yılında sadece Ekim ayında çalışarak 1.810 ton üretim yaptığı, ortalama alınmasının hatalı olduğu, bölgede çevre şartlarının değiştiği, davacıya ait işletme tek taş ocağı iken 3 tane yeni taş ocağı açıldığı ve pazar payının küçüldüğü, emsal sunulan taş ocağında 2012 yılında 259.918 ton üretim yapıldığı, bu emsalin dikkate alınması gerektiği, bilirkişinin bayındırlık birim fiyatını dikkate almadığı, taş ocağının kapatılmasının işletmenin itibar kaybına yol açtığı, uzun vadeli sipariş alınmasını engellediği, faizin başlangıç tarihinin işletmenin kapatılma tarihi olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, mahkeme kararının reddedilen kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, sahadaki kireçtaşı ve kontaklarında yer alan cevherleşmenin (zinobeı) ayrılması şartı ile kireçtaşı malzemesinin çıkarılabileceği ve her türlü sorumluluğun işletmeciye ait olduğunun belirtildiği, tazminat talebine esas yerin ve üretilen malzemenin insan sağlığı yönünden tehdit oluşturduğu, bu nedenle hiçbir şekilde satılamayacak durumda olan malzeme için tazminat talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının kabul edilen kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Taraflarca cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/03/2015 günlü, E:2014/11403, K:2015/926 sayılı gönderme kararıyla Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesine, Onyedinci Dairesi tarafından Danıştay Onuncu Dairesine ve Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2.... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.