11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/11846 E. , 2012/2982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2010 tarih ve 2005/565 - 2010/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından alınan kristal toz şekerlerin Bursa’ya nakliyesi işini üstlendiğini, müvekkili şirketin şekerlerin nakliyesi için davalılarla anlaştığını, davalılardan ...’e ait ...plakalı TIR kamyon ile davalılardan ...’a ait ......., plakalı dorseye 560 çuval şekerin yüklendiğini, ancak yüklenen şeker çuvallarının Bursa Cola İçecekleri A.Ş.’ye teslim edilmediğini, davalı sürücü ...’in beyanına göre, tır ve dorseyi Ankara Mamak’taki evinin önüne çektiğini, ancak tır ve dorsenin kaybolduğunu belirttiğini, müvekkili şirketin dava dışı Özaltın Ltd.Şti.’ne 560 çuval şeker karşılığını nakden ödediğini ileri sürerek 41.440.000.000.-TL şeker bedelinin, 1.090.000.000.-TL nakliye bedelinin, 1.000.000.000.- TL kâr mahrumiyetinin ticari faiziyle birlikte ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşıma işiyle bir ilgisinin bulunmadığını, ...plakalı çekiciyi davalı ...’a sattığını, ancak noterde resmen devretmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkiline ait davalı ...’in kullandığı aracın 3.kişiler tarafından çalındığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davaya yazılı olarak cevap vermemiş, 05/07/2007 tarihli duruşmada dosyadaki mal teslim belgesi, nakliye bedel faturası ve taşıt gönderme pusulası altındaki imzaların kendisine ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ilişki bulunmaması nedeniyle bu davalıya karşı açılan davanın reddine, davalılar ...’nun taşıyıcı olması ve davalı ...’in de aracın şoförü olması nedeniyle, bu davalılara karşı açılan davanın kısmen kabulü ile dava dışı .....Ltd.Şti.'ne ödenen 41.440,00 TL şeker bedeli ile 1.090,00 TL nakliye bedeli toplamı 42.530,00 TL’nın davalılardan tahsiline, kâr mahrumiyeti hakkındaki dava ispatlanamadığından ve manevi tazminat şartları oluşmadığından bu talepler bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, taşıma sözleşmesinden doğan tazminat davası olup, davacı vekili davalıların alt taşıyıcıları ve sürücüsü olduklarını, dava dışı gönderene ait malın davalıların sürücüsü ve maliki oldukları araçta taşındığını iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, davalılardan ...’ün taşıyıcı olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak dosyadaki mevcut trafik kaydına göre davalı ... malın taşındığı TIR’ın maliki olup, ayrıca dava konusu malın navlun faturası da “Nakliyeci ...” tarafından kesilmiştir. Her ne kadar bu fatura, davalı ...’ün ticari defterlerine kayıtlı değilse de, faturanın deftere kayıtlı olmaması davalıyı sorumluluktan kurtarmamaktadır. Mahkemece, dava konusu taşımanın navlun faturasının “Nakliyeci ...” firması tarafından düzenlendiği ve davalı ...’ün de dava konusu malın taşındığı aracın kayıtlı maliki olduğu gözetilerek, bu faturanın davalının iddia ettiği gibi sahte olup olmadığının ilgili vergi dairesinden veya maliyeden sorulmak suretiyle tespiti ve ayrıca davalıdan bu konudaki delilleri de sorulup toplanarak, davalı ...’ün sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.