11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/14570 E. , 2012/4896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.05.2010 tarih ve 2008/589-2010/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 120.000 TL değerindeki kamyon karşılığı davalı bankanın .........; şubesinden 70.000 TL taşıt kredisi kullandığını, kasko poliçesinin davalı banka ile aynı grup şirketi olan Anadolu Sigorta Şirketi A.Ş. tarafından yapılması koşuluyla kredi verildiği, mevcut kredi sözleşmesinin 11/2 maddesi gereğince bankanın müşteri adına taşıtı sigorta ettirmeye ve süresinin dolması durumunda sigorta poliçesini yenilemeye yetkili olduğunu, poliçenin davalı bankaya yaptırılacağının ve poliçe bitiminde yenileneceğinin tartışmasız hale geldiğini, kamyonun 08.08.2006 tarihinde çalındığını, gerek kredi taksitinin gerekse de poliçe ödemelerinin şirket hesabından alındığını bilen müvekkilinin davalı bankadan kasko poliçesini talep ettiğinde kasko poliçesinin yaptırılmasının unutulmuş olduğunun beyan edildiği, müvekkilinin bu nedenle büyük maddi zarara uğradığını ileri sürerek, 48.000 TL kamyon bedeli ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL kazanç kaybının 08.08.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sigorta ilişkisinde acente olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ilk sigortanın Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. acentesi konumunda olan müvekkili bankanın Çatalca Şubesince 14.05.2005 ile 14.05.2006 vadeli poliçe ile yapıldığını, vade tarihinden sonra davacı şirket yetkilileri tarafından aracın sigorta edilmesi için davalı banka şubesine verilmiş herhangi bir talimatın bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanmış olan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin taşıtın sigortası başlıklı 11. maddesine göre bankanın aracı mürtehin sıfatı ile sigorta ettirmesi gibi bir yükümlülüğünün bulunmaması sebebiyle poliçenin yenilenmediğini, sigorta poliçesi süresinin uzatılması sorumluluğunun tamamen sigorta yaptırana ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 11. maddesinin 2. fıkrasında bankanın “dilerse müşteri adına taşıtı sigorta ettirmeye ve süresinin dolması durumunda sigorta poliçelerini yenilemeye yetkili olduğunun” hükme bağlandığı, bu hükme göre davalının biten sigorta poliçesini yenilemeye, yeniden sigorta poliçesi tanzim etmeye zorlanamayacağı, davacının davalı banka şubesine sigorta poliçesinin yenilenmesi ve kredi kartından ya da hesaplardan otomatik ödeme yapılması konusunda herhangi bir talimatının bulunmadığı, bunun üzerine davalı tarafça sigorta yenilenmesi ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı, sözleşmenin 11. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemenin davalı bankaya tanınan bir yetki niteliğinde olup yükümlülük niteliğinde bulunmadığı ve davalı bankanın kendisine tanınan bu yetkiyi kullanmamasından dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.