Esas No
E. 2023/11118
Karar No
K. 2023/8758
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/11118 E.  ,  2023/8758 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/389 E., 2015/158 K.
SUÇLAR: Reşit olmayanla cinsel ilişki, konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya geçirme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafii, katılan mağdure
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2014 tarihli ve 2014/39410 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;

a)Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

b)Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

c)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2019 ile 07.09.2023 tarihli ve 14 - 2015/358169 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ve ek Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine, sanıklara isnat edilen iddianın soyut olup somut delil bulunmadığına, katılan mağdurenin kendisini on sekiz yaşında olarak tanıttığına ve müvekkili sanıkların katılan mağdurenin yaşının on sekiz olduğunu düşündüklerine, katılan mağdurenin iddia ettiği gibi rızası dışında bir zorlamanın olmadığına, katılan mağdurenin rızasıyla katılan mağdurenin evine girdiklerine, sanıkların konut dokunulmazlığının ihlali suçundan cezalandırılmalarının usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine, şartları olmamasına rağmen sanıkların eyleminin zincirleme suç hükümleri ile arttırılmasının hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Mağdurenin Temyiz İstemi Özetle hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinden önce on beş yaşını ikmal etmiş ancak on sekiz yaşını ikmal etmemiş olan katılan mağdure ile sanık ...'nın tanışarak arkadaş oldukları, katılan mağdurenin rızası ile iki kez anal yoldan ilişkiye girdikleri, 2014 yılı Kasım ayı başlarında ise sanık ...'nın yanında diğer sanık ... ile katılan mağdurenin evine gece geç saatlerde geldiği, evde katılan mağdure dışında hiç kimsenin bulunmadığı, birlikte evin salonuna geçtikleri, burada sanık ...'nın kıyafetlerini çıkararak kendisinin ve katılan mağdurenin cep telefonuna görüntülerini kaydettiği, daha sonra anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, akabinde sanık ...'nin de katılan mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, aradan bir süre geçtikten sonra sanıkların yine katılan mağdurenin oturduğu olay mahallindeki eve gece geç saatlerde gelerek her ikisi de banyoda mağdureyle ters ilişkiye girdikleri, bir gün sonra katılan mağdurenin olaydan okuldaki rehberlik öğretmenine bahsetmesi üzerine konunun adli mercilere intikal ettiği, katılan mağdurenin muayenesi sonucunda alınan raporda anal yoldan organ veya sair cisim sokma eyleminin tıbbi deliline rastlanmadığı ancak kişinin yaşı ve vücut gelişimi dikkate alındığında rıza tehdit ve kayganlaştırıcı madde kullanımı gibi direncin kırıldığı durumlarda herhangi bir bulgu oluşmadan eylemin gerçekleştirilmiş olabileceğinin belirtildiği, katılan mağdurenin de alınan ifadelerinde olaylar sırasında kayganlaştırıcı bir krem kullandığını beyan ettiği gözetilerek, Mahkemece tüm dosya kapsamına göre katılan mağdurenin aşamalardaki kısmen samimi bulunan şikayeti ve kısmen iddiaya itibar edilerek olayın bu şekilde oluştuğu kabul edilmiştir.

2.Sanıkların olay tarihlerinde on beş yaşını ikmal etmiş ancak reşit olmayan katılan mağdureyle rızası dahilinde birden çok anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suç tipine uyduğu gerekçesiyle Mahkemece kabul edilen oluşa göre sanıkların yazılı şekilde bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanıkların olay tarihlerinde gece sayılan bir zaman dilimi içerisinde katılan ...'nin evine Safiye'nin bilgi ve rızası dışında girmek suretiyle geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunu işledikleri, eylemin zincirleme gerçekleştiği, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suç tipine uyduğu gerekçesiyle sanıkların yazılı şekilde bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

4.Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve kişisel verileri yayma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıkların katılan mağdureye karşı cebir, şiddet ve tehdit kullanarak hürriyetini kısıtladıkları konusunda somut delil bulunmadığı, olay mahallindeki konutun katılan mağdurenin ikametgahı olduğu, katılan mağdurenin bir başka yerde hürriyetinin kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, bu şekilde bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanıkların kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaydıklarına dair, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleriyle sanıkların bu suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

5.Sanıkların katılan mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış ise de sanıkların katılan mağdureye karşı eylemlerini cebir, şiddet ve tehdit kullanarak gerçekleştirdiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak sanıkların cezalandırılmalarına yeterli, kesin ve inandırıcı deliller bulunamadığı, katılan mağdurenin iddialarının somut delillere dayanmadığı, kendisine karşı gerçekleştiğini ileri sürdüğü nitelikli cinsel istismar suçunun sübutundan sonra gerekli şikayetlerde bulunmayarak sanıklarla tekrar cinsel ilişkiye girdiği, cinsel ilişkilerin zora dayalı olarak gerçekleştiği konusunda somut delillerin bulunmadığı, ilişki sırasında katılan mağdurenin kayganlaştırıcı krem kullandığı, sanıkların eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişkide bulunmak suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar Hakkında Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

D. Sanıklar Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Katılan mağdurenin aşamalarda değişmeyen beyanları ile bu beyanlarını doğrulayan katılan mağdureyle sanık ... arasında geçen mesajlara ilişkin mesaj tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanıkların eylemlerinin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenen çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda yapılan kanun değişiklikleri de nazara alınıp belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine göre Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar Hakkında Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdurenin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii ve katılan mağdure tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafii ile katılan mağdurenin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan mağdurenin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.