ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi : 11/01/2022
Davanın Türü : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya Genel İcra ... E.)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında davacıya ait otelin kaplama, söve, sıva, boya işlerini yapması için yazılı eser sözleşmesi düzenlendiğini, davalının işi ayıp ve eksik yaptığını, teslim yapamadığını, mahkeme vasıtasıyla tespit yaptırıldığını, tespit raporunda verilen eksik ve ayıplı iş bedelinin Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına ve davacı lehine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davacıya ait otelin imara aykırılık sebebiyle belediyece mühürlendiğini, bu nedenle işin geciktiğini, edimlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, 245.001,05 TL'lik fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin 235.000 TL'sinin ödendiğini, bakiyenin eksiksiz tamamlanan iş sonucu ödendiğini, faturaya davacının itirazının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davalı lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, yüklenicinin borcu eseri sözleşmeye uygun şekilde tamamlayıp teslim etmek olduğu, iş sahibinin bedel ödeme borcunun ancak yüklenicinin edimini gereği gibi ifa etmesinden sonra muaccel olacağı, somut olayda itiraza uğramaması sebebiyle kesinleşen tespit raporuna göre davalı yüklenicinin yaptığı işte eksiklikler mevcut olduğu, bu halde yüklenicinin işi tamamlayıp bitirdiğinden bahsedilemeyeceği, yüklenicinin işi tam olarak bitirmemesine rağmen iş sahibinin ödeme yapması, sonrasında eksik işlerin bedelini talep edemeyeceği anlamına gelmeyeceği, yüklenicinin ayıptan kaynaklı sorumluluğu da teslimden sonra devam etttiği, sözleşmede yüklenici yaptığı iş için 7 yıllık garanti süresi verdiği, davacının herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın bu süre içerisinde davalı yüklenicinin ayıptan kaynaklı sorumluluğuna gidebileceği, tespit ve dava tarihi itibariyle henüz bu sürenin geçmediği, davalının tespit raporuna süresinde itiraz etmemesi, raporun bu itibarla kesinleşmiş olması, davalının cevap dilekçesinde de raporda belirlenen eksik ve ayıplı işlere ilişkin hesaplama ve ölçüme yönelik açık bir itirazının bulunmaması, savunma olarak ileri sürdüğü mühürleme iddiasının ancak davacının gecikmeden kaynaklı herhangi bir zarar talebinde bulunması halinde incelenmesi gerekli bir savunma niteliğinde olması, inşaatın mühürlenmiş olmasının eksik ve ayıplı işler bedelinin istenmesine engel nitelikte olmaması, kaldı ki belediye başkanlığının yazı cevabına göre inşaatın mühürlenmemiş olduğunun anlaşılması sebepleriyle mahkemece ayıp ve eksik işler bedeline yönelik olarak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, tespit raporu dikkate alınarak davalının işi eksik ve ayıplı yapmış olması sebebiyle raporda belirtilen 20.815,00.-TL'lik tutardan sorumlu olduğu, davacı başlattığı takipte bu tutarın yanı sıra tespit dosya masraflarını da alacak kalemi olarak talep ettiği ve bu alacak için eksik ve ayıplı işler bedelinden farklı olarak yasal faiz işletilmesini talep ettiği, tespit dosyasında yatırılan harç, keşif, bilirkişi ve araç ücretiyle, tebligat gideri dikkate alındığında davacının takipte istediği tutarın uygun olduğu, istenen yasal faizin de alacağın ticari niteliğinin bulunmaması sebebiyle mevzuata uygun olduğu, alacağın yargılama ile belirlendiğinden ve bu nedenle likit bir alacak olmayıp şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden ve bu nedenle şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu, tespit raporuna davalının itiraz etmediğini ileri sürerek icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla mahiyette beyanda bulunarak dosyaya rapor sunan bilirkişinin eksik imalatla ilgili hususun kendi branşında olmadığını belirttiği, mahkemenin bu konuda inceleme yapmadığı, tespitin yokluklarında yapılıp geçersiz olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığı, mahkemenin bu hususu incelemediği, bu nedenle 7 yıllık garanti süresinin kabul edilemeyeceği, yerin belediyece mühürlendiği iddialarının araştırılmadığı, davalının sözleşmedeki imza yönünden dinlenmediği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
2.Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3.Değerlendirme
3.1.HMK'nun 357.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.
3.2.Davacının dayandığı 01/01/2020 tarihli sözleşmede davacı iş sahibi şirketi temsilen atılmış imza bulunmamakta da ise de, davacı şirket takibinde ve açtığı davada bu sözleşmeye dayandığından artık yazılı sözleşmenin tarafı haline geldiğinin kabulü gerekir. Yine, davalı taraf istinafında sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını belirtmiş ise de, ilk derecedeki yargılama safahatında böyle bir iddiayı gündeme getirmediği, bilakis cevap dilekçesinde 01/01/2020 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığından bahsederek esasına ilişkin cevaplar verdiği, dolayısıyla ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu tür iddiaların istinaf aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf yerinde bulunmamıştır.
3.3. Yukarıda açıklananlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca 01/01/2020 tarihli sözleşmede yapılan kaplama ve boyalarla ilgili 7 yıllık garanti süresi verilmiş olmasına ve mahkemece tespit raporu dikkate alınarak karar verilmiş olmasında usule aykırılık bulunmamasına, istinaf incelemesinin kamu düzeninden olan hususlar dışında ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmasına ve uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanıp alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminat verilmesini gerektirecek likit bir alacaktan söz edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı taraftan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın ilk derece mahkemesince davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı taraftan alınması gerekli 1.584,38 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 396,09 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.188,29 TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 07/03/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...