11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/46 E. , 2012/7530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2007/73-2009/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’in asıl borçlu, davalı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek, ihtarname keşide edildiğini, davalıların dava tarihi itibariyle 29.959,93TL borçlu olduklarını ileri sürerek, anılan meblağın kat bakiyesi anapara üzerinden işleyecek %165 temerrüt faizi ve ferileriyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., borcun 1999 yılında ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, hesap 30.07.1999 tarihinde kat edilip davalı ...’in 11.08.1999, ...’in ise 08.08.1999 tarihinde kat ihtarının tebliği ile temerrüde düştükleri, 30.07.1999 ile temerrüt tarihleri arasında sözleşmenin 6. maddesi uyarınca %120 akdi faiz oranı ve ferileri üzerinden yapılan hesaplama uyarınca asıl borçlu İdris’in 5.818,07 TL, ...’in ise 5.759,22 TL borçlu olduklarının hesaplandığı, temerrüt sonrası dava tarihine kadar sözleşmenin 41. maddesi uyarınca yıllık %165 oranında faiz uygulanıp BK’nun 84. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin mahsubu neticesi İdris’in toplam borcunun 50.271,97 TL, ...’in toplam borcunun 18.519,16 TL olduğunun tespit edildiği, davacının 05.12.2008 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunarak İdris için 34.078,83 TL’ye hükmedilmesini istediği, 28.04.2009 tarihli dilekçe ile 2. kez ıslah talebinde bulunularak 41.221,18TL talep edilmiş ise de ikinci ıslahın HUMK’nun 83/2. maddesi uyarınca mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 34.078,83TL alacağın (Davalı ... 18.519,16.TL ile sorumlu olmak üzere) 3.668,04.TL asıl alacağa (Davalı ... 1.361,31.TL asıl alacaktan sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren %165 temerrüt faizi yürütülerek %5 gider vergisi ile davalılardan tahsiline, davalı ... yönünden fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının alacağının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 13.11.2008 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya ibrazından sonra davacı vekili 05.12.2008 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itirazda bulunarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, rapora itirazlarının kabul edilmemesi halinde ise alacağın ıslah edilerek davalı ... yönünden raporda belirtilen 34.078,83 TL’ye hükmedilmesini talep etmiştir.
Bu aşamada ıslah harcı da yatırılmamıştır. Mahkemece davacı vekilinin itirazları yerinde bulunarak ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve alınan ek raporda davalı ... yönünden alacağın 41.221,18 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bu rapordan sonra davacı vekili ıslah talebinde bulunarak davalı ...’ten 41.221,18 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin 2. ıslahının HUMK’nun 83/2. maddesi uyarınca mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden 34.078,83 TL’nin tahsiline karar verilmiş ise de davacı vekilinin 05.12.2008 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki talebi terditli olup öncelikli talebi, yeniden rapor alınmasına yöneliktir. Bunun kabul edilmemesi halinde ıslah talebinde bulunduğuna göre, mahkemece de terditli taleplerden öncelikli olan yeniden rapor alınması talebi kabul edilip rapor alma yoluna gidildiğine göre davacı vekilinin 2. kez ıslah yaptığı düşünülemez. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilinin 2. kez ıslah talebinde bulunduğu yönündeki gerekçesi doğru görülmemiş, bu yönden bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin “Faiz, komisyon, ücret, fon, vergi ve masrafların uygulanması” başlığı altındaki 6/b maddesine göre, “…orta ve uzun vadeli kredilerde anapara ve faiz ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi halinde ayrıca bir ihbara ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın limiti aşan kısım ve ödenmeyen taksit ve faiz tutarlarının ayrı bir hesaba alınarak bu hesaplara 41. maddedeki temerrüt faiz oranının uygulanmasını müşteri kabul eder” maddesi ve TTK’nun 8. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak gecikme faizi hesaplanması gerekirken bu hususun nazara alınmaması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.