Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/324
Karar No
K. 2023/6434
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/324 E.  ,  2023/6434 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2023/324
Karar No: 2023/6434
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI): … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … Bakır Maden İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … Odası

2.… Başkanlığı

VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, … Köyü mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "… Ruhsat Nolu Sahada Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta; bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ruhsat alanında bulunan tüm arkeolojik unsurların varlığının ve ÇED alanıyla etkileşiminin tam olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, bu yönüyle de eksik olan ÇED raporuna dayanılarak verilen ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı yönündeki gerekçenin de eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Üye ...'nın davacı Odaların yalnız odalarını ve üyelerini ilgilendiren konularda görevli oldukları, dolayısıyla dava konusu Yönetmeliğin davacı Odaların veya üyelerinin menfaatlerini etkilemediği gerekçesiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığına yönelik ayrışık oyuna karşın, davacı Odaların ehliyetli olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek, işin gereği görüşüldü: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 21/06/2023 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinde; "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne, 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; .. bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. ... Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281. maddesinin 2. fıkrasında; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor isteyebileceği gibi; tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, 3. fıkrasında; mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği düzenlenmiştir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 3. maddesinin 7. fıkrasında da; "Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir." hükmü yer almıştır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde; bilirkişi raporunda aynı konuda bilirkişi görüşleri arasında çelişki var ise bu çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceği, Mahkemece rapordaki bu çelişkinin yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, … Köyü mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "… Ruhsat Nolu Sahada Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; örneğin, hidrojeoloji mühendisi tarafından su kaynaklarının korunması amacıyla olası risklere karşı alınacak önlemlere ÇED raporunda yer verildiği belirtilirken, çevre mühendisi tarafından projenin su kaynakları üzerinde çevresel etkisinin olacağı, bu etkinin kabul edilebilir olup olmadığının denetlenmesi için izleme çalışmalarının yapılması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı konuda iki farklı bilirkişi görüşünün bulunduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce yeni bir bilirkişi heyetiyle, keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog