Esas No
E. 2022/2380
Karar No
K. 2023/6094
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/2380 E.  ,  2023/6094 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Şimşek Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca davacı bankanın 6.354.069,33 TL alacağının bulunduğunu, kredi konusu borçların ödenmemesi üzerine noterlik aracılığıyla gönderilen 14.11.2017 tarihli kat ihtarnamesinin tebliği ile davalıların temerrüte düşürülmesi neticesinde borcun muaccel hale geldiğini, davalıların ödemeye yanaşmamasından dolayı Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2017/12533 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini, borçlular tarafından verilen itiraz dilekçesinde Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2017/12625 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılması nedeni ile genel haciz yoluyla takibe girişilemeyeceği yönünde itirazda bulunulduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi hükmünden asıl borçlunun faydalanabileceğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu Şimşek Tekstil A.Ş.'nin takip tarihi itibari ile talep edilen miktar kadar borcunun bulunmadığını, teminat amacıyla verilen ve bankaca tahsil olunan çek bedelleri düşülmeden takip başlatıldığını, teslim olunan çeklerin bir kısmının icra takibi öncesinde tahsil olduğunu, davacı tarafça çeklerin kalan kısmının dava tarihi itibari ile tahsil edilmeye devam edildiğini, borcun rehinle temin edildiğini, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesince rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğini, mevcut takibin ilamsız olduğunu ve iptalinin gerektiğini, bankanın temerrüt faizi olarak talep ettiği tutarın fahiş ve anlaşılmaz bir miktar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, takibin 5.789.145,00 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin faiz ve vergi talebi ile depo isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına itirazları dikkate alınmadan ve gerekçesi açıklanmadan karar verildiğini, bilirkişilerce kredi tarihinden ilk taksit tarihine kadar ki akdi faizin hesaplanmadığını, üçer aylık dönemlerdeki faizin anaparaya eklenmesine dair hakkın dikkate alınmadığını, davalıların 30.09.2016 tarihi itibari ile 5.789.145,00.TL kredi kullandıklarını, akdi faiz başlangıç tarihinin kredinin verilme tarihi olduğunu, eksik inceleme neticesinde asıl alacak miktarlarının 5.789.145,00 TL olarak tespit edildiğini, yaklaşık 13 aylık faizin göz ardı edildiğini ve hesaba dahil edilmediğini ileri sürerek, reddedilen hüküm kısmının usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının baştan beri fazla alacak talebinde bulunduğunu, davacı bankanın kötü niyetle asıl alacağı yüksek gösterdiğini, yerel mahkemenin sehven yazdığı son taksit tarihini suistimal ederek gerçek dışı alacak kalemi oluşturmaya çalıştığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine, kötü niyetli davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf aşamasında alınan, açık, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, icra takip tarihi itibari ile davacı bankanın davalılardan 5.386.011,93 TL asıl alacak, 899.464,00 TL işlemiş faiz ve 44.973,13 TL BSMV olmak üzere toplam 6.330.449,13 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı yanın icra takibinde yalnızca asıl alacak yönünden talepte bulunduğundan ve itirazın iptali davası da takibe sıkı sıkıya bağlı olup takipte talep edilmeyen bir konuda karar verilemeyeceğinden, Dairece alınan 11.08.2021 tarihli rapora göre davacının talep edebileceği asıl alacak miktarı 5.386.011,93 TL olarak belirlenmiş ise de, ilk derece mahkemesince bu miktardan daha fazla olmak üzere 5.789.145,00 TL asıl alacak için davanın kabulüne karar verildiğinden ve kabulüne karar verilen miktara yönelik aleyhe istinafta olmadığından, bu nedenle ilk derece mahkemesince kabul edilen miktarın altında bir miktara hükmedilmesi mümkün olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince temerrüt tarihine kadar süreçte her üç aylık dönemin sonunda tahakkuk eden akdi faizin bir sonraki 3 aylık dönemin ana parası haline geleceğini, bu yüzden takipte gösterilen asıl alacaklarının 6.343.629,33 TL olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 31 inci maddesinde depo talep etme hakkının açıkça düzenlendiğini, sözleşmenin bu ilgili maddesi ile kat ihbarnamesi dikkate alındığında taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre bankanın takip tarihinde talep edebileceği asıl alacağın 5.789.145,00 TL, işlemiş faizin 4.441,72.TL ve banka ve sigorta muamele verginin (BSMV) 222,09 TL olduğu, takip talebinin asıl alacak kaleminde ise 6.343.629,33 TL istenildiği, işlemiş faiz ve vergi talebinde bulunulmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca her iki taraf için ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde kararlaştırılmış olması şartıyla 3 aydan aşağı olmamak üzere faizin ana paraya eklenmesi mümkün ise de somut olayda ilk taksit tarihi olan 30.01.2017 ile kat ve icra takip tarihleri arasında 3 aylık bir süre geçmediğinden işlemiş faizin ana paraya eklenmesinin anılan maddeye uygun düşmediği, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca hakimin tarafların talebiyle bağlı olduğu, talepten başkasına karar veremeyecek olması nedeniyle işlemiş faiz ve vergiye hükmedilmediği, asıl alacak isteminin ise yapılan hesaplamaya göre kısmen kabul edildiği, taraflar arasındaki sözleşmede bankaya, iade edilmeyen çek yaprakları için garanti tutarının depo edilmesini kefillerden talep etme hakkı tanındığına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 5.789.145,00 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince ilk derece yargılamasında eksiklik görüldüğü gerekçesi ile duruşma açıldığı, yapılan inceleme sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, akdi faizin şartlarının oluştuğu kabul edilerek, icra takip tarihi itibari ile davacı bankanın davalılardan 5.386.011,93 TL asıl alacak, 899.464,00 TL işlemiş faiz ve 44.973,13 TL BSMV olmak üzere toplam 6.330.449,13 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat oluşmuş ise de davacı yanca icra takibinde yalnızca asıl alacak yönünden talepte bulunulduğu, itirazın iptali davalarında takibe sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olması nedeni ile takipte talep edilmeyen bir konuda karar verilemeyeceği, Dairece alınan 11.08.2021 tarihli rapora göre davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 5.386.011,93 TL olarak belirlendiği, ancak ilk derece mahkemesince bu miktardan daha fazla olmak üzere 5.789.145,00 TL asıl alacak için davanın kabulüne karar verildiği, kabulüne karar verilen miktara yönelik aleyhe istinaf talebinde bulunulmaması dolayısıyla ilk derece mahkemesince kabul edilen miktarın altında bir miktara hükmedilmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin 1 nci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte olan anılan maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde ve bu hale münhasır olarak başvurunun esastan reddine karar verilmesi yoluna gidilmelidir. Ancak bölge adliye mahkemesince yukarıda da açıklandığı üzere yargılamada eksiklik görülerek dava konusu uyuşmazlık bakımından duruşma açılarak inceleme yapılması ve gerekçede değişiklik yapılması durumunda aynı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b-3) bendi gereğince esastan yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.

Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki oluşacağı açık olup bu durum kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil eder niteliktedir. 6100 sayılı Kanun'un 357 nci maddesinde ve özellikle bu maddenin gerekçesinde değinildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemelerince yapılacak incelemenin biri denetim açısından, diğeri ise dava konusu uyuşmazlık bakımından olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak dava konusu uyuşmazlık üzerinde bir inceleme yapılması halinde, aynı Kanun'un 356 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında değinilen ve verilmesi öngörülen gerekli karar, “yeniden esas hakkında bir karar” olmak durumundadır. Tüm bu nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu ve 371 nci maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.