Aramaya Dön

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/14166
Karar No
K. 2023/3062
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/14166 E.  ,  2023/3062 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/14166
Karar No: 2023/3062
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2017 günlü, E:2016/19179, K:2017/21246 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olan davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eyleminden dolayı tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; soruşturma ile ilgili bilgi ve belgelerin (tanık ifadeleri, telefon kayıtları v.s.) birlikte değerlendirilmesinden, davacının, dolandırıcılık yapmak, teşekkül halinde suç işlemek amacıyla kurulan örgütün mensuplarıyla ilişkisinin teknik takiple tespit edildiği, yapılan soruşturma ile "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta erdiği, ancak eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesi gereğince "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, daha önce de başka bir suç teşekkülü ile ilişkisi olduğunun tespit edildiği ve İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığından, aynı Tüzüğün "Yineleme" başlıklı 14. maddesi hükmü uyarınca bu defa bir üst ceza olan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin karar düzeltme istemine konu kararıyla; davacının temyiz istemi kabulüyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE

BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dolandırıcılık yapmak, teşekkül halinde suç işlemek amacıyla kurulan örgütün mensuplarıyla ilişkisinin teknik takiple tespit edildiği, yapılan soruşturma ile daha önce de başka bir suç teşekkülü ile ilişkisi olduğunun tespit edilmesi üzerine bu defa tekerrür hükümleri uygulanarak bir üst ceza olan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile davacı hakkında verilen … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı da dikkate alınarak, disiplin cezasına konu filiin subuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılması ve yapılan değerlendirmenin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Mahkeme kararının anılan gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince tarafından; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2017 günlü, E:2016/19179, K:2017/21246 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmaktayken, ülke genelinde teşekkül oluşturmak suretiyle, bu teşekkül içerisinde birlikte hareket ederek menfaat temin etmek maksadıyla internet, oto pazarı ve araç üzerinde bulunan satılık ilanlarından araç sahiplerini arayarak pazarlık yapıp, bir miktar kapora vermek suretiyle noter satışı alıp, üçüncü şahsa araç satarak dolandırıcılık suçlarına yönelik, örgüt lideri ve üyeleriyle ortak hareket ettiğinden bahisle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı; yapılan disiplin soruşturması sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi gereğince 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, ancak davacının bu cezadan önce uyuşturucu ticareti yapma suçundan şüpheli bulunan şahısların güvenlik kuvvetleri ile olan işlerinde yardımcı olup görevini kötüye kullanarak rüşvet aldığı iddiasının iddia olarak kalmakla beraber diğer uyuşturucu satıcılarını yakalamak için uyuşturucu kullananları mevzuata aykırı şekilde muhbir olarak kullanmak suretiyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışta bulunmak fiilini işlediğinden bahisle İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … kararıyla, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi gereğince 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması sebebiyle, bir derece ağır ceza olan "Meslekten Çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bunun üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında, delil yetersizliği nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı beraat kararı verildiği; ancak kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yineleme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde her yinelenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü ve daha sonraki her uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Karar düzeltme istemine konu işbu dosyada davacının karar düzeltme yoluna başvurmaması nedeniyle, davacının üzerine atılı hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunma fiilinin subuta erip/ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı hakkında tesis edilen işleme konu fiil ile tekerrüre konu edilen önceki fiilinin dayanağının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi olduğu, bu çerçevede her iki fiilin karşılığının 16 ay uzun süreli durdurma cezası olduğu, bu haliyle tekerrür şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.

Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.

İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.

Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metininde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehine olan durumun dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen değerlendirme yapılmaksızın davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2.... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın; 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2017 günlü, E:2016/19179, K:2017/21246 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog