4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/7562 E. , 2010/4091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 30/01/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Asayiş Şube Müdürü olan davacının, tanık olduğu ve davalılardan ...’ın şikayetçi/şüpheli olarak yer aldığı Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/198 Esas sayılı dava dosyasında yargılaması devam eden olay ile ilgili tanık olarak bilgisine başvurulmuştur.
Davacı, kendisine düşmanlık (husumet) besleyerek, sırf zararlandırmak amacıyla, davalılardan ... tarafından idare mahkemesine verilen itiraz dilekçesinde, İçişleri Bakanına hitaben yazılan dilekçede ve diğer davalı ...'ın da davacı hakkında yapılan ön inceleme sırasında “Asayiş şube müdürü davacının olay yerindeki restoranda yılbaşı eğlencesi yaptığını, yediği yemeğin minnet borcundan dolayı yalan tanıklıkta bulunduğunu” ileri sürüp kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, davalılardan ...’ın yılbaşı eğlencesi için gittiği yerde dövüldüğünü gördüğü halde olaya el atmayan asayiş şube müdürü olarak görevli olan davacının, olay ile ilgili olarak tanıklık yaptığı sırada çelişkili ve gerçeğe aykırı bilgi verdiğini, bu durumu yetkililere bildirmek amacıyla şikayet haklarını kullandıklarını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece davalıların şikayet haklarını kullandıkları gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının asayiş şube müdürü olarak görevli olduğu yılbaşı akşamında, davalılardan ...’ın eğlendiği yerde davacının da bir süre kaldığı, bu sırada çıkan kavgada adı geçen davalının yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu olaya müdahale edilmediği iddiasıyla şikayet hakkı kullanılmış ise de; davacının, olay tanığı olarak söylediği sözlerin “…yediği yemeğin minnet borcundan dolayı yalan olduğu…” biçimindeki sözlerle şikayet hakkının sınırlarının aşıldığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.