Esas No
E. 2023/14541
Karar No
K. 2023/11356
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/14541 E.  ,  2023/11356 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/554 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli ve 2022/9298 Esas, 2022/9745 Karar sayılı kararı ile; "UYAP kayıtlarına göre yargı çevresi dışında bulunan Dalaman Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunmayan sanığın, bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesi ile 196. maddesine aykırı davranılarak, sanık ve müdafiinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/464 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

22.08.2013 tarihli gizli soruşturmacı raporu, sanık savunmaları, dinlenen gizli soruşturmacı beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Dosya kapsamında Dalaman Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde olduğu anlaşılan sanığa tebligatın;

1.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğ edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz tebligat çıkarılarak sanığın yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2.Kabule göre;

a)Yapılan tebligatta, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bir ibarenin bulunmadığının dikkate alınmaması,

b)Tebligat şerhi olarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşmaya gelmediği takdirde duruşmaya devam olunacağı ve karar verileceği hükmü yerine, 5271 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 94 üncü maddesine göre zorla getirileceği ve yakalama emri düzenlenebileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/464 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.