11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/2997 E. , 2012/5136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Demirci Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2010 tarih ve 2010/114-2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Durhasan Kasabasında hekimlik yaptığını, görev yaptığı süre içinde davalının şöförü olduğu minübüs ile görev yerine gidip geldiğini, sene başında yapılan sözlü anlaşmaya göre günlük 6,5 TL'ye anlaştıkları halde, davalının sonraki tarihlerde "müvekkilini evinden aldığı ve okuldan uzak Sağlık Ocağına bıraktığı için" daha fazla ücret istediğini, bu nedenle günlük ücretin sene başında yapılan sözleşmeye aykırı olarak 8 TL'ye çıkartıldığını, bundan sonra davacının davalının minübüsü ile seyahat etmediğini ve kendi aracı ile gidip gelmeye başladığını, kendi aracı ile gittiği için günlük 10 TL yakıt ve 10 TL amortisman gideri ve gidilen toplam 84 gün için 1.134 TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, ayrıca bu süreçte davalı ve servisten faydalanan öğretmenlerle birtakım olumsuz olaylar yaşadığını ileri sürerek, davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız yere feshedilmesi nedeniyle 1.134 TL maddi tazminat ve 1.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.134 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin her sene başında öğretmenlerle konuşarak günlük sabit ücret aldığını, 72,50 TL bedelle anlaştıklarını, ücretini bütün olarak aldığını, kimin ne kadar verdiğini bilmediğini, davacının da kendisine borç sormadığını, öğretmenlerle konuşarak belirtilen miktarı ödediğini, yazılı bir anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının Durhasan beldesinde doktor olarak görev yaptığı, ilçe merkezinde ikamet etmesi nedeniyle görev yaptığı beldeye davalıyla yapılan taşıma sözleşmesi gereğince davalıya ait minibüsle gidip geldiği, davalı ile yapılan taşıma sözleşmesinin beldede görev yapan öğretmenlerin birkaçı tarafından öğretmenleri ve davacıyı da kapsayacak şekilde 2009 yılı Eylül ayında yapıldığı, bu sözleşmeye göre davalının günlük 75 TL ücret karşılığında taşıma yaptığı, taşıma bedelinin ise seyahat edenlerin seyahat ettiği gün sayısıyla orantılı olarak hesaplanarak seyahat edenlerden alındığı, bu nedenle seyahat edenlerin ödediği miktarlar birbirinden farklı olsa da davalının günlük 75 TL olan ücretinde herhangi bir değişiklik olmadığı, ortada taraflardan birini davacı ile dava dışı şahısların (taşınanlar), diğerini ise davalının (taşıyan) oluşturduğu bir taşıma sözleşmesi ile, taşıyana ödenecek ücretin nasıl hesaplanacağı konusunda taşınanlar arasındaki iç ilişkiyi belirleyen ikinci bir sözleşme bulunduğu, bu ikinci sözleşmenin taraflarının ise davacı ile dava dışı şahıslar yani taşınanlar olduğu, davacının başlangıçta haftanın 5 günü seyahat ederek buna göre ücret ödediği, son dönemlerde haftanın 3 günü gelip gitmeye başlaması nedeniyle ödediği ücretin azaldığı ve buna bağlı olarak davacıyla birlikte seyahat edenlerin ödediği ücretin arttığı, bunun üzerine davacıyla birlikte seyahat eden öğretmenlerin toplanarak davacının havuz sisteminden çıkartılarak günlük 8 TL sabit ücret ödemesi konusunda anlaştıkları ve bunu davacıya bildirdikleri, davacının da değişikliği kabul etmeyerek kendi aracıyla seyahat etmeye başladığı, değişikliğin öğretmenler tarafından yapılması ve davalının alacağı ücretin değişmeyecek olması nedeniyle taşıma sözleşmesinde bir değişiklikten bahsedilemeyeceği, meydana gelen zararda davalının kusurunun bulunmadığı, her ne kadar davacının seyahat etmeyi bırakmasından sonra sözleşme koşullarında ve ücrette değişiklik yapılmışsa da bu değişikliğin davacının seyahat etmemesinin bir sonucu olarak sonradan yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.