4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/24923 E. , 2023/5427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın davacıların yaya olan murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yayanın vefat ettiğini belirterek ... için 2.000,00 TL maddi tazminat, her bir davacı için 15.000,00 er TL manevi tazminat ( ... mirasçıları için ayrı ayrı 3.750,00’şer TL’ den 15.000,00 TL olacak şekilde ) toplam 135.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacılar vekili maddi tazminat yönünden taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 12.03.2014 tarihli ve 2009/258 -2014/114 sayılı kararı ile; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile müteveffa ... mirasçıları olan eşi ... ile çocukları ..., ..., ... Mirasçıları ... (1.250 TL), ... (1.250 TL),... (1.250 TL), ... (1.250 TL), ... ... (...), ..., ..., ... ve ... için 5.000 TL' den 45.000 TL Manevi tazminatın dava tarihi olan 16.10.2009 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, vazgeçme nedeniyle maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.07.2018 tarih ve 2017/5047 - 2018/7237 sayılı kararı ile ;" ...davalı ...'e dava dilekçesi ve diğer deliller usulüne uygun şekilde tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, davalıdan savunma ve delilleri sorularak sonucuna göre yargılama yapılması ve karar verilmesi gerekirken davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de;Somut olayda, destek ...'in kendisinden sonra vefat eden oğlu ...'in mirasçıları da davacı konumunda olup, dosya içerisinde ...'in aile nüfus kaydı ve veraset ilamı ile davacılardan (müteveffa ... mirasçıları) ..., ... ve ... tarafından verilmiş usulüne uygun bir vekaletname bulunmayıp, Dairemizin 10.11.2016 tarih 2014/15977 E 2016/10336 K sayılı geri çevirme kararı ile bu belgelerin davacı vekilinden istenerek dosya içerisine konulması istenmiş, ancak mahkemece yapılan tebligata rağmen davacılar vekilince istenilen belgeler dosyaya kazandırılmadan dosya olduğu şekli ile gönderilmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, müteveffa ...'in veraset ilamının ibrazı için davacılar vekiline kesin mehil verilmesi, ibraz edildiğinde, davacılar ..., ... ve ... tarafından usulüne uygun olarak verilen vekaletname(ler) var ise sunulması bakımından davacılar vekiline kesin mehil verilerek oluşacak duruma göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalılar vekilinin sair ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davacılar ..., ... ( ...) ... ... ( ... ), ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 5.000 TL, ... mirasçıları ..., ... ... ve ... 'in her biri için ayrı ayrı 1.250 TL manevi tazminatın 16.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili, davalı ... vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini kusurun karşı tarafta olduğunu, davalının vertigo hastası olduğunu, bunun araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aracın haricen diğer davalı ...'a satıldığını, onun talebi üzerine de söz konusu tarihlerde başka birine satış vekaleti verildiğini, kusurun ve sorumluluğun aracın hem maliki hemde sürücüsü ...'a yüklenebileceğini, savunma ve delilleri sunmak için süre verilmediğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın yasaya, hakkaniyete ve vicdani kanaatlere aykırı olarak çok düşük olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, manevi tazminat miktarına işleyecek yasal faizin olay tarihinden itibaren olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 saylı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü ve 56 ncı maddesi.
3.Değerlendirme Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davalı ...'ın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebi kabul edilerek temyiz itirazları incelenmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 Sayılı HMK'nun 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Yine,
HMK. 297/c maddesi gereğince hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, gerekçede bütün davacılar yönünden manevi tazminat takdir edildiği halde, davacı ... ...yönünden hüküm kurulmadığı görülmektedir. Bu nedenle davacı ... ...yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Davacılar vekilinin dava dilekçesinde manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.