Esas No
E. 2011/8818
Karar No
K. 2012/14665
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/8818 E.  ,  2012/14665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(ŞİŞLİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2011 tarih ve 2010/761-2011/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılında kimliğinin içinde bulunduğu cüzdanını kaybettiğini ve gerekli mercilere müracaat ettiğini, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu ve davalı bankada çek hesabı açtırdığını, 2007 yılında müvekkiline ait kimlik belgesini kullanan şahıslarca bir şirket kurularak yine davalı bankadan müvekilli adına çek karnesi alındığını, bu süreç boyunca iki kişinin farklı olduğunun bankaca dikkate alınmadığını, müvekkilinin uyarılmadığını, sadece fotoğrafların değil kimlik üzerindeki bazı bilgilerin de farklı olduğunu, bankanın gerekli araştırmaları yapmadığını, müvekkilinin düzenlenen karşılıksız çekler nedeniyle ceza davalarına maruz kaldığını, ticari itibarının zedelendiğini, ekonomik kayba uğradığını ileri sürerek, 3.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin çek karnesi verirken kanuni mükellefiyetlerine uygun hareket ettiğini, çek karnesinin davacı adına değil şirket adına düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankaca yeterli araştırma yapmadan çek karnesi verildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e. maddesinde tüketicinin “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,” 3 (h) bendinde ise tüketici işleminin “Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı Yasanın 2. maddesinde ise bu Kanunun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, bankacılık hukukundan kaynaklanın bir dava bulunmasına, bu işlemin TTK'nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın daavcı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog