Esas No
E. 2023/335
Karar No
K. 2023/335
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/335 Esas - 2024/249

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2023/335 Esas
KARAR NO: 2024/249
DAVALI: 1-
DAVALI: 2-
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 12/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.12.2022 tarihinde davalı ...

Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'ın aracının ön koltuğunda davacılar desteği ...da olduğu halde hatalı şekilde park halinde olan dava dışı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'ın vefat ettiğini beyan ederek, ...'ın vefatı sebebiyle müvekkili baba ... bakımından şimdilik 100,00TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti kapsamında sigorta şirketinden ve sürücü davalıdan müştereken ve müteselsilen, poliçe limitini aşan kısmın ise münferiden davalı sürücüden olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yine müvekkili baba ... için 200.00 (İki yüz bin ) TL , babaanne ... için 150.00 (Yüz elli bin ) TL ile müvekkili kardeş ... bakımından 125.000 (Yüz yirmi beş bin ) TL manevi tazminatın davalı sürücüden olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizleri ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine 26.11.2022 — 26.11.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMS(Trf) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında kazalarda şahıs başına azami 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, dava öncesi taraflarına usulüne uygun olarak yapılmış bir başvuru olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle kusur durumunun tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden faizin ancak dava tarihinden itibaren uygulanabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının maliki olduğu aracın diğer davalı ...

Sigorta A.Ş.ne sigortalı olduğunu ve meydana gelen zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, dava konusu kazanın, mütevvefa ...'ın alkollü olarak davalının aracına binerek araçla seyir halindelerken birden bire direksiyona müdahale etmesi sonucu meydana geldiğini, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, davacıların ve davalı ...'ın ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları, trafik tescil kayıtları, tanık anlatımları, 04/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).

Davacılar tarafından, yukarıda açıklandığı üzere müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketi ve işleteninden talepte bulunulmuştur.

Dava konusu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti ile talep edilebilecek maddi tazminatın hesaplanması bakımından dosya makine mühendisi ve aktüerya uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, alınan 04/01/2024 tarihli raporda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 52/b. Maddesi kural ihlali ile %100 oranında kusurlu olacağı, olay yeri yol bölümünde emniyet şeridinde kısa süre dörtlüleri de yanar vaziyette park halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 1.000.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 04.02.2023 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, ...'ın hak sahiplerinden davacı baba ...'ın 935.247,61-TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının bulunduğu tespit edilmekle birlikte, hak sahiplerinin toplam zarar miktarının, poliçe teminat limitini aştığı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun ... Yönünden 376.496,33-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; baba ... yönünden 100,00TL olan destekten yoksun kalma tazminatı talebini, bilirkişi marifetiyle hesaplanan 935.247,61-TL'nin poliçe limiti ve garameten paylaşım sebebi ile 376.496,33 TL'sinin faizlerde tekerrür olmamak kaydıyla 04.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizli ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden ve 03.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizli ile birlikte davalı ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye kısmının da münferiden davalı ...'dan olay tarihi olan 03.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesi talebiyle yükseltmiştir.

Davalı taraf her ne kadar müteveffanın kazanın oluşumda etken hareketinin bulunduğunu belirtmişse de, mahkememizce dinlenen tanık beyanları ve soruşturma aşamasında alınan ifadeler de dahil olmak üzere davalının soyut iddiası dışında bu husus kanıtlanamadığından davalının kazanın oluşumunda -direksiyona müdahalede bulunarak- etkisinin olduğu hususu ispatlanamamıştır.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının araçtan fırladığına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, soruşturma evraklarının incelenmesinde davacının emniyet kemeri takmadığı manasına gelebilecek bir tespit yapılamadığından ve davalı sürücünün alkollü olmadığı soruşturma dosyasında mevcut olan Genel Adli Muayene Raporuyla sabit olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.

Davalı sigorta vekili son celse beyanında hatır taşıması indirimi talebinde bulunmuşsa da; Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğu üzere hatır taşıması def'i niteliğinde olduğundan ve cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi gerektiğinden, davalıların cevap süresi içerisinde hatır taşıması savunmasında bulunmadıkları gözetilerek hatır taşıması konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu gerekçelerle, davacı ...'ın desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacı ... lehine hesaplanan 935.247,61 TL maddi tazminattan davalı sürücünün tam ve davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi limiti ile sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın ıslah dilekçesi ve garamaten paylaşım ilkesi gözetilerek 376.496,33 TL'sinin faizlerde tekerrür olmamak kaydıyla sigorta şirketi yönünden 04.02.2023 tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihi olan 03.12.2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen-bakiye kısmı olan 558.751,28 TL nin münferiden davalı ...'dan olay tarihi olan 03.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiş, sigortaya dava tarihinden sonra başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla sigorta şirketinin temerrütünün başvuru tarihi gözetilerek 04/02/2023 tarihinde oluştuğunun kabulü ile hükmedilen maddi tazminata davalı sigorta şirketi yönünden 04/02/2023, diğer davalı yönünden ise olay tarihi olan 03/12/2022 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir.

Davacılar manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır. Davacı ... müteveffanın babası, ... kardeşi, ... ise müteveffanın annesinden ayrı yaşaması nedeniyle uzun yıllar ölümüne kadar bakımını üstlenen babaannesidir.

Yukarıda açıklandığı biçimde, davalı ...'ın olay yeri tutanağında sabit olduğu üzere 140 km/h hızla bu hıza uygun olmayan araçla %100 kusurlu eylemi sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği müteveffa ...'ın ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlığındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalı ...' alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalının ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre takdiren Davacı ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/12/2022'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

Açıklanan nedenlerle maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı ...'ın maddi tazminat davasının KABULÜNE,

Davacı ... için oğlu ...'ın vefatından dolayı oluşan 935.247,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının; -poliçe limiti ve garameten paylaşım sebebi ile 376.496,33 TL'sinin faizlerde tekerrür olmamak kaydıyla sigorta şirketi yönünden 04.02.2023 tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihi olan 03.12.2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -bakiye kısmı olan 558.751,28 TL nin münferiden davalı ...'dan olay tarihi olan 03.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -faiz türüne ilişkin fazla talebin reddine, -davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,

2.Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, Davacı ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine,

3.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 86.087,51 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 24.085,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 62.001,98 TL harcın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 25.718,46 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin takdiren davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 8.113,53 TL peşin harç, 15.972,00 TL ıslah harcı, 179,90TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 24.291,03 TL harcın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 7.256,89 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 343,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.343,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.881,28 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.159,52 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Maddi Tazminat Yönünden;

a)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 132.877,24 TL avukatlık ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 53,491,50 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

6.Manevi Tazminat Yönünden;

a)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre davacı ... için hesap edilen 24.000,00 TL; davalı ... için hesap edilen 17.900,00 TL; davalı ... için hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalı ...'tan alınarak ayrı ayrı adı geçen davacılara ödenmesine,

b)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...dan, 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...dan alınarak davalı ...' a ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2024

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.