Esas No
E. 2022/16152
Karar No
K. 2023/6140
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/16152 E.  ,  2023/6140 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TARİHİ: 17.01.2008
HÜKÜM/KARAR: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucu, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp %32 oranında sürekli maluliyete uğradığını, davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 06.06.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 23.784,00 TL'ye yükseltmiştir II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe kapsamı ve teminatında sorumlu bulunduğunu, kaza nedeniyle dava açılmadan önce ödeme belgesi ve ibraname ile 28.028,00 TL ödendiğini ve müvekkili şirketin tamamen ve gayrikabili rücu olmak üzere ibra edildiğini, mevcut ödemeye ve ibranameye rağmen dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.07.2008 tarihli ve 2008/50 Esas, 2008/561 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 23.784.00 YTL maddi tazminatın (7.000.00 YTL'sinin kaza tarihi olan 05.08.2007 tarihinden itibaren, 16.784.00 YTL.sinin ise ıslah tarihi olan 06.06.2008 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte) davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.03.2009 tarihli ve 2008/4818 Esas, 2009/1490 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra "Mahkemece Şanlıurfa devlet hastanesi özürlüler için sağlık kurulu tarafından verilen raporda davacının sağ gözünde meydana gelen görme kaybı nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %32 olarak belirlenmiş ve bu rapor esas alınarak hesaplama yaptırılmıştır. Ancak raporun hangi tüzük esas alınarak düzenlendiği, belli olmadığı gibi raporda meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurlar gösterilmemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan maluliyet oranının tespitine ilişkin rapor alınarak sonuca göre zarar görenin tüm kişisel durumu, çalışma alanı, elde ettiği gelir, yaşı, yaptığı işin ve sakatlığının gelir elde etme yeteneği üzerinde etkisi dikkate alınarak daimi maluliyet tazminatı hesaplanması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davalı vekili zarar görenin hatır için taşındığı savunmasında bulunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK'nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin isteği ve ne amaçla yapıldığı araştırılmadan ve tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir. Kabul şekli yönünden;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesinde "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı ... şirketine müracaat edilerek temerrüde düşürüldüğüne göre, davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanı ile bağlı kalınarak, davadan önce yapılan ödeme tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 22.07.2011 tarihli ve 2009/580 Esas, 2011/702 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile temyiz edenin sıfatına ve davacı lehine önceki maluliyet raporunun ve tazminat miktarının usulü müktesap hak oluşturduğundan tazminatın 69.083,52 TL kabulü ile kusur indirimi sonucunda 51.812,64 TL olarak kabulü neticesi bu miktara BK'nun 43. maddesi gereğince hatır taşımacılığı nedeniyle olayın özelliği de dikkate alınarak tazminat miktarının takdiren 38.859,48 TL ye indirilmesine ve bu miktardan da ödenen 28.028,00 TL nin mahsubu ile bakiye 10.831,48 TL olarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne, ıslah edilen kısım yönünden reddine, tazminatın 7.000,00 TL sine ödeme tarihi olan 10.01.2008 tarihinden, 3.831,48 TL sine ıslah tarihi olan 06.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 2016/15855 Esas, 2018/10388 Karar sayılı ilamıyla; ilk hükmün davacı tarafça sadece faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz edildiği, tazminat miktarı yönünden temyiz edilmediği, davacı yanın bozma öncesi yargılamada alınan hesap bilirkişi raporuna da itiraz etmediği ve bu yönden davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususları gözetildiğinde, bozmadan önce alınan hesap bilirkişi raporundaki tazminat miktarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra "... Somut olayda; davacının davalıya sigortalı araçta yolcu olduğu tarafların kabulünde olup; olaya ilişkin ceza soruşturması kapsamında alınan ifadeler incelendiğinde, taşımanın amaç ve sebebi konusunda sadece davacı ifadesinde ayrıntının bulunduğu, davacının iş gereği sürücü Halil Kasap'ın idaresindeki araçta bulunduğunu beyan ettiği görülmektedir. Davacının kaza yapan araçta taşınmasının, sadece davacının şahsi menfaati için olmadığı; taşımanın iş gereği yapıldığı; hatır taşıması nedeniyle indirimden yararlanmak isteyen davalı tarafın hatır taşıması yapıldığına ilişkin delil sunmadığı da dikkate alındığında; sadece zarar gören davacı yararına taşıma bulunmadığından, tazminattan bu nedenle indirim yapılmaması gerekirken, eksik incelemeyle, bu indirimin yapılması bozmayı gerektirmiştir. Davaya konu edilen ve hüküm altına alınan tazminat yönünden, davalı sigortacıya davadan önce başvuru yapıldığı ve bu nedenle davalının temerrüt tarihinin davadan önce oluştuğu gözetilip (davacının talebiyle de bağlı kalınarak) kısmi ödeme tarihi olan 10.01.2008'den itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkeme ilk hükmü bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, ıslah yoluyla artırılan bölüm için ıslah tarihinden faize hükmedildiği görülmektedir. Davalı sigortacının ödeme yükümlülüğü ve ödememe (ya da eksik ödeme) halinde oluşan temerrüdü, davaya konu edilen tazminatın tamamı için aynı tarihte doğacağından, tazminatın tamamına 10.01.2008'den faiz işletilmeyişi de bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2019/10054 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda belirlenen maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişiden alınan hesap raporuna göre, kusur indirimi yapılarak, taleple bağlı kalınarak, davacının kaza yapan araçta taşınmasının, sadece davacının şahsi menfaati için olmadığı, taşımanın iş gereği yapıldığı, hatır taşıması nedeniyle indirimden yararlanmak isteyen davalı tarafın hatır taşıması yapıldığına ilişkin delil sunmadığı da dikkate alınarak hatır taşıması indirimi yapılmadığı, davadan önce davacıya yapılan ödeme de mahsup edilerek bakiye 23.784,00 TL tazminata kısmi ödeme tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile temyiz edenin sıfatı ve davacı lehine önceki maluliyet raporunun ve tazminat miktarının usuli müktesep hak oluşturduğu gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak tazminatın 69.083,52 TL olarak kabulü ile kusur indirimi sonucunda belirlenen 51.812,64 TL'den davacıya ödenen 28.028,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.784,00 TL tazminatın kısmi ödeme tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması olmadığını, müvekkilinin mesleğinin icrası için işin yapılacağı yere giderken yolda kaza olduğunu, mecburi taşımacılık bulunduğunu, bozmadan sonra mahkemece tazminatı hesaplaması için dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, ilk hesaptaki 51.812,64 TL miktarı usuli müktesep hak kabul ettiğini, bu miktarı esas aldığını ve bozmadan sonra dosya hesap bilirkişisine gönderilip hesap yapılmasına ve tazminat miktarı 71.139,14 TL çıkmasına rağmen bunun nazara almadığını, 71.139,14 tazminatın, hatır taşımacılığı olmamasına rağmen takdiren 38.859,48 TL indirildiğini, tazminattan yarı yarıya indirimin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 05.08.2007 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44 ve 46 ncı maddeleri), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava Selahattin Taş tarafından açılmış olmakla, karar başlık kısmında davacı yerinde ... yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece verilen ilk hükmün davacı tarafça sadece faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz edildiği, tazminat miktarı yönünden temyiz edilmediği, davacı yanın bozma öncesi yargılamada alınan hesap bilirkişi raporuna da itiraz etmediği ve bu yönden davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususları gözetildiğinde, bozmadan önce alınan hesap bilirkişi raporundaki tazminat miktarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, bozma ilamına uyularak hatır taşıması indiriminin uygulanmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı 99,70 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.