4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/13614 E. , 2023/6160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi
birleşen davada maddi tazminat davasının reddine /Davacı vekilinin
asıl davada manevi tazminat talebi yönünden istinaf talebinin kabulü,
davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen davada maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin asıl davada manevi tazminat talebi yönünden istinaf talebinin kabulü, birleşen davada davalı ...Ş vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve esas davada, davalı ... aleyhine açılan davanın sulh nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, birleşen davada Türkiye Sigorta A.Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre dava destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacılardan anne, baba ve kardeşlerin de manevi tazminat talebinin bulunduğu ancak anne, baba ve kardeşlerin manevi tazminata ilişkin talepleri bakımından herhangi bir açık hüküm tesis edilmediğinin belirlendiği aslında kararın daha önceden olduğu gibi yine kaldırılmasının gerekmekte olduğu ancak davanın açıldığı tarih , geçirdiği aşamalar değerlendirildiğinde yeniden yargılama yapılmasının usul ekonomisine aykırı olacağı değerlendirilerek davacının bu yönü amaçlayan istinaf itirazının kabulü ile kazanın oluş şekli, tarihi, kusur durumu vb. gözetildiğinde davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL ve davacı kardeşlerin her biri için de ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacılardan ... hariç diğer tüm davalılar yönünden temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle (... için 1.740,00 TL destek tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat, ... için 7.459,06 TL destek tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat, ..... için 8.724,07 TL destek tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat, ....için 19.811,56 TL destek tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat, anne ve baba için ayrı ayrı 5.000' er TL, üç kardeş için ayrı ayrı 3.000' er TL manevi tazminat) 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca belirlenen 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı ... haricindeki diğer davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... vekilinin dilekçesinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.10.2012 günü muris yaya ...' ın karşıdan karşıya geçmeye çalışırken davalıya sigortalı, diğer davalıların da malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, ölenin desteğinden yoksun kalan ve zarar gören davacı eş ... için artırılmış haliyle 136.992,03 TL destekten yoksunluk tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, davacıların gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olabileceklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2.... ve ... cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
3.Birleşen davada davalı ...Ş (eski unvanı: Halk Sigorta A.Ş.) vekili; sorumluluklarının sigorta kapsamında ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Asıl davada; davacılar tarafından davalı ...Ş aleyhine açılan maddi tazminat davasının, tarafların sulh olduğu dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın son bulması ve davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında kara verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 136.992,03 TL, davacı ... için 1.740,01 TL, davacı... için 7.459,06 TL, davacı ... için 8.724,07 ve davacı ... için 19.811,56 TL olmak üzere toplam 174.726,73 TL'nin 12.10.2012 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı :... için 25.000,00 TL davacı... için 15.000,00 TL davacı... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL ve davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın 12.10.2012 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davada; davacılar tarafından davalı Halk Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davacılar tarafından davalı Halk Sigorta A.Ş aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile mahkemenin 2019/6 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak ve davalı sigortanın poliçe limiti olan 25.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı... için 15.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL ve davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın birleşen dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve birleşen davada davalı ...Ş (eski unvanı: Halk Sigorta A.Ş) vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Halk Sigorta vekili istinaf dilekçesinde;
poliçe teminat limiti olan 25.000,00 TL'nin 08.06.2017 tarihinde davacı tarafa ödendiğini bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında davalı ...Ş ile yapılan protokol gereğince sadece 55.954,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, ayrıca davadan feragat edilmediği ve dosyanın takipsiz de bırakılmadığı bu nedenle ... Sigorta A.Ş'nin de diğer davalılar ile birlikte sorumluluğunun devam ettiğini, dolayısıyla bu davalı hakkında konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu ve anne, baba ve üç kardeş için de manevi tazminat taleplerinin kabul edilmemiş olmasının doğru olmadığını ve vekalet ücretine yönelik itirazda bulunarak kararın kaldırılmasını talepleri gibi hüküm kurulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde özellikle; davacılar vekilinin 15.04.2014 günlü ön inceleme tutanağındaki zapta geçen ."..destekten yoksun kalma tazminatını kısmen almış isek de bu yöndeki talebimizden vazgeçmiyoruz, diğer davalılardan bu yöndeki talebimiz devam etmektedir, ... Sigorta A.Ş' den ise destekten yoksun kalma tazminatı talebimiz yoktur, ödeme yapılmıştır, bu davalı yönünden konusuz kalmıştır." şeklindeki imzalı beyanın davacı tarafı bağlayacağı gözetildiğinde, bu beyana itibar edilerek davalı ...Ş aleyhine açılan dava bakımından, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilmediğinden davacılar vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesinin anne, baba ve üç kardeş hakkında hüküm kurulmadığı ancak davanın açıldığı tarih, dosyanın geçirdiği aşamalar göz önünde bulundurulduğunda değerlendirmenin Dairece yapılmasının usul ekonomisine daha uygun olduğu gerekçesiyle bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00'er TL, davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 3.000,00' er TL manevi tazminata hükmedildiği, Halk sigorta vekilinin istinaf başvurusunun ise ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğu ve davacı tarafın buna itirazı olmadığı gerekçesiyle adı geçen şirkete yönelik manevi tazminat talepli davanın konusuz kalması nedeniyle bu talebin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmeksizin düzeltilmek suretiyle esas hakkında hüküm tesis edildiği gerekçesiyle;
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, birleşen davada davalı ...Ş (eski unvanı Halk Sigorta A.Ş) vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davada; davalı ...Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının, tarafların sulh olduğu dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın son bulması ve davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından, Davalılar ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 136.992,03 TL, davacı ... için 1.740,01 davacı... için 7.459,06 TL, davacı ... için 8.724,07 ve davacı ... için 19.811,56 TL olmak üzere toplam 174.726,73 TL'nin 12.10.2012 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 5.000.00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL ve davacı ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 104.000,00 TL manevi tazminatın 12.10.2012 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davada; davalı Halk Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davacılar tarafından davalı Halk Sigorta A.Ş aleyhine açılan manevi tazminat davası konusuz kaldığından, bu yöndeki talebin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ... Sigorta A.Ş' den kısmi ödeme aldıklarını, davadan feragat etmediklerini, bu davalının da sorumluluğunun devam ettiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeblerle;
1.Davacılardan ... haricindeki diğer davacıların temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.