4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/1364 E. , 2023/6834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın Dairece bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak davalı tarafın itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24/02/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı yayanın yaralanması nedeniyle %5,3 maluliyet oranı üzerinden kısmi ödeme yapıldığını, davacının maluliyetinde artış olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 130.396,20 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddini, kusur durumunun tespitini, maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesini, aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılmasını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor ücreti, ulaşım ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 23.10.2020 tarih 2020/İHK-18932 sayılı kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 19,30 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 130.396,20 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 23.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada ileri sürülen maluliyet ile Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ile aynı olmayıp, artan maluliyet iddiasına ilişkin olduğundan kesin hükmün olmadığı, ... kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; tazminat hesabının davalı tarafın itirazlarını karşılar mahiyette olduğu; tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 14.06.2022 tarih 2021/24991-2022/8749 sayılı kararı ile ''... kararının gerekçesinde;'' her iki taraf için de 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir, bu nedenle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne karar verilerek düzeltmeye gidilmiştir ” şeklinde gerekçe yazılmış iken kısa kararda ise ... kararında hükmedilen vekalet ücreti olan 16.337,64 TLvekalet ücretine hükmedilmiştir. Böylece hükümle gerekçe arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunamaz.
Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10.04.1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle ... kararı bozulmuştur.
B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma gereği çelişki giderilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddini, artan maluliyet iddiasının ispat edilemediğini, davacının ibraname tarihinden itibaren tedavisinin devam ettiğine dair delil bulunmadığını, davacı tarafından daha önce dosyada olmayan davacıya ait maaş bordrosunu hesaplamadan sonra dosyaya sunduğunu, hesaba yönelik ek raporu ve hesaplama yöntemini kabul etmediklerini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle artan maluliyet iddiasına dayalı uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır. Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Dosya kapsamından; davacı artan zarar sebebiyle tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacının daha önce açtığı Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında esas alınan 02.05.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereği davacının maluliyet oranı sol omuz hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle %5,3 oranında malul olduğu belirlenmiş, mahkemece de bu oran üzerinden hüküm kurulmuş ve karar sonucu davalının ödeme yapması sonucu taraflar arasında ibraname düzenlemiştir.
Eldeki dosyaya davacı tarafça sunulan ve hükme esas alınan 14.11.2019 tarihli İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereğince omuz ve kol arızaları, pelvis kemiklerinden birinin kırığı sonucu oluşan hafif deformiter nedeniyle davacının 90 günde iyileşeceği ve maluliyet oranının %19,3 olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar hükme esas alınan 14.11.2019 tarihli raporda şahsın yeniden muayenesinde arazında artmaya bağlı olarak bulunan yeni oranın artan oran kapsamında olduğunun değerlendirildiği belirtilmiş ise de; 02.05.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan sonra ve hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının rapor tarihine kadar süregelen tedavi gördüğüne ve bedensel zararın rapor tarihine kadar gelişim gösterdiğine dair bir bilgiye rastlanılmamıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyetinin tespit edildiği rapor tarihine kadar gelişen bir durum bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VII. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.