Esas No
E. 2021/27413
Karar No
K. 2023/7874
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/27413 E.  ,  2023/7874 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/153 E., 2021/169 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.01.2007 tarihinde, davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki aracıyla, önce önünde seyreden diğer davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araca çarptığını, ardından da yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi (tedavi gideri) tazminatın tüm davalılardan ve 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile tedavi gideri talebini 12.000,00 TL'ye artırmıştır. Yargılama devam ederken davacı vefat ettiğinden davaya yasal mirasçıları tarafından devam edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, sorumluluklarının poliçe limiti ile ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, kaza nedeniyle açılmış olan ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kendilerine düşen tedavi masraflarını ödediklerini, davacının zararını faturalarla ispatlaması gerektiğini, daha önce kaza ile ilgili olarak davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının zaten emekli olup emekli maaşını almaya devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2016 tarih, 2009/5 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporuna göre müteveffa davacının kusurunun bulunmadığı, davalıların ise müştereken müteselsilen kusurlu oldukları gerekçesiyle davalıların davacının maddi ve manevi zararını gidermekle yükümlü oldukları, maddi tazminat hesaplamasında davacının yapmış olduğu sağlık harcamalarına ilişkin faturaların dikkate alındığı, uzman hekim bilirkişi raporunda geçirilen kaza ile yapılan harcamaların tutarlı olduğunun bildirildiği ve davacının tedavisi için 6.715,14 TL masraf yaptığı, fizik tedavi için yapılan harcamaların ve ulaşım giderinin ispat edilemediğinden maddi tazminat hesabında dikkate alınmadığı, davalı ve sigorta şirketi tarafından yapıldığı iddia olunan ödemenin ispatlanamadığı, dolayısıyla hesaplanan tutardan mahsup edilmediği, davacının emekli ve yaş itibariyle çalışamayacak durumda olması ve yakalandığı alzheimer hastalığının da kazayla ilgisi bulunmaması nazara alınarak iş gücü kaybına ilişkin tazminat talebinin reddinin gerektiği, davacının oldukça yaşlı olduğu dönemde ağır derecede yaralanmasına sebebiyet verildiği, bu kaza nedeniyle 6 ay iş göremez durumda kaldığı ve büyük acılar çektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 6.715,14 TL maddi tazminatın davalılardan ... ve ...'dan 30.01.2007 tarihinden, davalılardan Anadolu Sigorta için 23.02.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 6.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 30.01.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma

Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2019 tarih, 2017/1336 Esas, 2019/11375 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı .... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi (tedavi gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza 30.01.2007 tarihinde gerçekleşmiş olup dava 06.01.2009 tarihinde açılmıştır. Yargılamanın devamı sırasında 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesinde; sigortacının, poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. KTK'na göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin ve prim ödeyen işletenin ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. Somut olayda, müteveffa davacı trafik kazası sonucu yaralanmış ve tedavisi ile ilgili bir kısım belge ibraz etmiş, yargılama sırasında doktor bilirkişiden alınan raporda faturalı ve tedavi ile uyumlu tedavi giderleri belirlenerek mahkemece bu tespit üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderleri için, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... davaya dahil edilmiş olup SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkili kurumun bir kusurunun bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere tedavi giderleri açısından husumet yöneltildiği kabul edilmesi durumunda da davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sağlık giderleri yönünden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığını ve geçici iş göremezlik ödemesinde bulunulmadığını belirterek açılan davanın kurum yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacının kaza nedeniyle yapmış olduğu harcamalarından uyumlu olduğu bildirilen ve belgeli tedavi giderlerinin 6.715,14 TL olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasa'nın 59 uncu maddesinde “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı"nın öngörüldüğü, 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun bu kanunun yürürlük tarihinden önceki kazalarda dahil olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiği, yargılama sırasında yasal hasım haline gelen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da davaya dahil edildiği gerekçesiyle 6.715,14 TL tedavi giderlerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte dahili davalı SGK'dan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dava devam ederken yasa gereği sorumlulukları kalmayan davalılar ...., ... ve ... bakımından tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının emekli ve yaş itibariyle çalışamayacak durumda olması ve yakalandığı alzheimer hastalığının da kazayla ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle iş gücü kaybına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir, davacının oldukça yaşlı olduğu dönemde ağır derecede yaralanmasına sebebiyet verildiği bu kaza nedeniyle 6 ay iş göremez durumda kaldığı ve büyük acılar çektiği gerekçesiyle 6.000,00 TL manevi tazminatın ... ve ...' dan tahsiline hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen trafik kazasında kusurlarının olmadığını, temerrüde düşürülmedikleri için faize hükmedilemeyeceğini, ilk kararda tedavi giderlerinden ... ve ...'ın sorumlu tutulduğunu ancak onların kararı temyiz etmediğini dolayısıyla onlar yönünden kararın kesinleştiğini bu nedenle de sadece müvekkili kurumun tedavi giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının ıslah dilekçesi ile tedavi giderlerine dair maddi tazminat taleplerini 12.000,00 TL olarak ıslah ettiğini kabul edilen miktarın 6.715,14 TL olduğunu ve müvekkili kurum lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin gerektiğini belirterek kararın bozulması talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların murisi yaya ...'a davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracı ile çarpması sonucu yaralanarak malul kalması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 428 ile 439 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 89, 90, 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı SGK vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Bozmaya uyulmak suretiyle verilen 2020/153 E., 2021/169 K. sayılı ilamda; davacıların zararından müteselsilen sorumlu olan davalılar ... ve ...' ın önceki hükmü temyiz etmemeleri ve onlar yönünden evvelki hüküm kesinleşmiş olması nedeniyle anılan davalılar yönünden "yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken adı geçenler yönünden yeniden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 inci maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüş olup somut olayda; davacıların dava konusu trafik kazası nedeniyle talep ettikleri maddi tazminatın, "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmesini istedikleri görülmüştür. Dolayısıyla tazminata hükmedilirken verilecek hükümde infazda tereddüte sebebiyet verilmemesi için "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresine yer verilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu ibarenin yazılmamış olması infazda tereddüte neden olacağından doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı SGK vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA

492 sayılı Harçlar Kanun'un 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku 492 sayılı Harçlar Kanunu 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasa'nın 59 uncu maddesinde “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı"nın öngörüldüğü, 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun bu Kanunu 1086 sayılı Kanun 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. KTK'na göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin ve prim ödeyen işletenin ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. Somut olayda, müteveffa davacı trafik kazası sonucu yaralanmış ve tedavisi ile ilgili bir kısım belge ibraz etmiş, yargılama sırasında doktor bilirkişiden alınan raporda faturalı ve tedavi ile uyumlu tedavi giderleri belirlenerek mahkemece bu tespit üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 428 ile 439 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı Kanun 6111 sayılı Kanun 6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K2918 md.91 K6111 md.1 K6111 md.59 K6100 md.3/2 K2918 md.98
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog