11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/6236 E. , 2010/2423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.03.2008 tarih ve 2006/523-2008/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davacı avukatı... ile fer'i müdahil vekili Av.... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili ve asli müdahil duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile birlikte dava dışı (sonradan davaya müdahil olan) ... Mad.Mut.Eşy.Tic.Ltd.Şti.’nin %50’şer ortağı olan davalı ...’ın aynı mahkemenin 08.05.2002 tarihli ilamı ile müdürlükten azledildiğini, anılan davada 19.04.2002 tarihli tedbir kararı ile şirketin makine ve teçhizatına tedbir konularak yediemine teslim edildiğini, davalı ...’in bu üretim donanımınca çalışmaya engel olmama şartı ile tedbir konulmasına dayanarak sürekli olarak yediemine yaptığı baskıların şikayete konu edildiğini, şikayet üzerine davalı ...’in savcılık ifadesinde tedbirli malların İstanbul 1.İcra Müdürlüğü’nün 2002/7358 sayılı dosyasındaki takip nedeniyle Eyüp 1.İcra Müdürlüğü’nün talimat istemiyle diğer davalılara satıldığını bildirdiğini, bu işlemlerin muvazaalı olarak şirket aktiflerine haksız el koymayı amaçladığını ileri sürerek, satış işleminin yok sayılmasını, ihtiyati tedbir kararı uygulanarak tedbirli malların koruma altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, hakkındaki azil kararı kesinleşmediğinden müdürlük görevi devam eden müvekkilinin şirket menkullerini satış işleminin gerçek değerleri üzerinden ve şirket yararına yapıldığını, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davalı ... Mut.Banyo İç Dek.Tas.Mob.İmlt.İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, böyle bir davayı ... Mad.Mut.Eşy.Tic. Ltd.Şti.’nin açabileceğini, müvekkilinin ihale yolu ile aldığı malları dava dışı (sonradan müdahil) ...Mut.Gereçleri San.Tic.Ltd.Şti.’ne sattığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Çelik Dış Tic.Ltd.Şti. vekili, davacının dava hakkı bulunmadığını, müvekkilinin ... Mad.Mut.Eşy.Tic.Ltd.Şti’den olan fatura ve kambiyo senedinden doğan alacağı nedeniyle başlatılan icra takibi sonrasındaki gelişmelerin yasal prosedüre uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. Davaya müdahil olan ...Mut.Gereçleri San.Tic.Ltd.Şti. vekili, tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. ... Mad.Mut.Eşy.Tic.Ltd.Şti. kayyımı, davanın kabulünü istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile satışın yoklukla malül olduğuna ve 17.02.2004 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına dair verilen karar, Dairemizin 16.02.2006 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların muvazaa iddiasının dava konusu takip dayanağı bononun protesto edilmemesi, vadesinden 1,5 yıl sonra takibe konulmaması ve haciz esnasında haczedilen mallar üzerinde tedbir kararı bulunduğunun davalı ... tarafından bildirilmemesine dayandırıldığı, bonoların zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, somut olayda bononun teminat niteliğinin bulunduğu, 3 adet çekle yapılan toplam 4.130.000.000 TL’lık ödemeye ilişkin çek vadelerinin beklendiği, alacağın tahsil edilememesi üzerine 1,5 yıl sonra takibe konulduğu, bu durumun olağan olduğu, davacı ve davalının ortağı olduğu ... şirketinin ticari defterlerinin her ne kadar usulüne uygun tutulmamış olduğu tespit edilmemiş ise de, aleyhe delil olma niteliği bulunan ticari defterlere göre bono kaydının bulunmadığı, ancak bono miktarı kadar alacak borç ilişkisi bulunduğunun saptandığı ve bononun gerçek borç ilişkisine dayandığının kabul edilmesi gerektiği, zira ticari defterlerde kayıtlı ilişkinin incelenmesinde fatura ve sevk irsaliye kayıtlarının bulunduğu faturalara itiraz bulunmadığı ve son teslimatın da davacı ... tarafından alındığının açık olduğu, aynı ilişkinin davalı alacaklı defterlerinde de izlendiği, bu ilişki kapsamında teminat olarak düzenlenmiş olduğu kabul edilen bono ile keşideci hakkında yapılan takipte ödememe protestosu çekilmesine gerek bulunmadığı, tedbir kararı ve cebri haczin aynı gün uygulanması nedeniyle hangisinin önce uygulandığının tespit edilemediği, ancak tedbir kararı önce uygulanmış olsa dahi ihtiyati tedbir kararının menkullerin rızaen başkasına devrini önleyebileceği, fakat cebri hacizleri veya cebri satışlara engel olamayacağı, cebri ihalenin geçersizliğinin İİK hükümleri doğrultusunda ihalenin feshi davası ile istenebileceği, bu konuda karar alınamadığı, satışın da kesinleştiği dikkate alındığında, muvazaaya yönelik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.