11. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2006/873-2009/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilli ...'in davalı ...'ya ait inşaat işlerinde çalıştırılmak üzere davalı ...'nin malik ve sürücüsü olduğu kamyonetin kasasında Kayseri’den Obruk Köyü istikametine giderlerken yolda aracın freninin patlaması sonucu meydana gelen kazada yaralandığını, davalıların kamyonetin ön kısmına binmelerine rağmen müvekkil ...'i güvenlik önlemlerine ve trafik kurallarına aykırı olarak kamyonetin kasasında götürerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, maddi ve manevi zararı doğduğunu ileri sürerek, davacı ...'in işten ve güçten mahrumiyeti sebebiyle 1.000,00 TL maddi, 20.000 TL manevi, eşi ... için 10.000 TL, müşterek çocukları ..., ... ve Yasin için ayrı ayrı 5.000’er TL olmak üzere toplam 45.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı ...’nin kendi ısrarı ile araca bindiğini, herhangi bir ücret almayıp hatır taşımacılığı yaptığını, aracın freni patlamasından dolayı kaza meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davacı ...’nin işçisi olmadığını, eşinin mezar taşını yaptırmak için mezar ustası ile birlikte köye giderken davacı ...’nin de gelmek istediğini, ancak ...’nin kasada yolcu taşımanın yasak olduğunu söyleyerek karşı çıktığını, kendilerinin aracın önüne binip hareket ettiklerini, yolda kaza yaptıklarını, ...’nin araca bindiğini görmediğini, kazadan sonra araçtan indiklerinde...’yi kaza yerinde yaralanmış şekilde gördüklerini, ...’nin araca habersizce bindiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaza tarihinde davacı ...'nin içerisinde diğer davalı ...'in de bulunduğu davalı ...'in sevk ve idaresindeki kamyonetin kasasına bindiği, tanık beyanlarına göre davalı ...'in mezar yapımı için kendisine yardım etmesi amacıyla davacı ...'yi yanlarına almak istediği, ancak kamyonetin içerisinde yer olmadığı ve davalı ... tarafından davacının gelmesine gerek olmadığını söylendiği halde davacı ...’nin aracın kasasına bindiği, aracın freninin patlaması sonucu...’nin araçtan düşerek yaralandığı, davacının aracın kasasına kendiliğinden binmesi nedeniyle meydana gelen zarara kendisinin sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, “davacı ...’nin davalı ...’ya yardım etmesi amacıyla Obruk Köyü’ne götürülmek istendiği, ancak diğer davalı ...’nin kamyonette yer olmadığı ve gelmesine gerek bulunmadığını söyleyerek karşı çıkmasına rağmen davacı ...’nin kendiliğinden kamyonetin kasasına bindiği ve meydana gelen kazada yaralanması sonucu oluşan zararına kendisinin sebebiyet verdiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece alınan 15.09.2008 tarihli heyet raporunda davacının “açık yük üzerinde gayrı nizami ve tehlikeli şekilde seyahat etmek” suretiyle 3/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...’nin ise “yük üzerinde veya araç dışında yolcu veya hizmetli taşınmasının yasak olmasına” rağmen bu kurala riayet etmeyerek 5/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen hususlar karar yerinde tartışılmadan ve davacı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.