4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/7032 E. , 2012/9085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Yapı Kredi Bankası AŞ. aleyhine 06/07/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankanın kullandırmış olduğu kredi sözleşmesi nedeniyle, borçlu şirketin ortaklığından ayrılmış olmasına rağmen taşınmazları ve bankadaki hesapları üzerine ihtiyati haciz koyulduğunu, haciz kararına karşı mahkemeye yaptığı itirazın kabul edilerek hacizlerin kaldırıldığını, haciz şerhlerinden dolayı uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı hakkında fiili haciz ve muhafaza işleminin yapılmadığını, sadece vadeli mevduat ve gayrimenkuller üzerine kayden ve ihtiyaten haciz koyulduğunu, mahkeme kararıyla hacizlerin kaldırılarak uygulanan hacizlerin fek edildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kullandırılan krediden kaynaklanan ihtiyati haciz hakkında maddi tazminat talebinin zararın sübutu için delillerin mevcut olmaması, manevi tazminat talebinin ise; tazminatı gerektirir herhangi bir durum olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davacı, haksız haciz nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bu davada öncelikle davalının ihtiyati haciz talep etmekte haklı olup olmadığının irdelenmesi gerekir.
Davacı tarafça ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz üzerine, mahkeme tarafından talebi haklı görülerek haciz kararları kaldırılmış ve bu karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla davalının kusurlu olarak haciz koydurduğu tartışmasızdır. Ayrıca, haksız yere bir kimsenin mevduatı ve gayrimenkulleri üzerine haciz koyulması o kimsenin kişilik haklarına saldırı oluşturan ve Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulmasını gerektiren bir davranıştır. Mahkemece, kişilik haklarına saldırının varlığı kabul olunarak uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin tümden reddi doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.