11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11873 E. , 2010/2513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/391-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ile müvekkkilinin münferiden müdür olarak yetkili bulundukları dava dışı ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd. Şti’nde yarı yarıya pay sahibi olduklarını, davalı ...'in muvazaalı olarak davalı Efe ... Bilgisayar Sistemleri Ltd. Şti’ni kurduğunu, bu davalının ... Bilgisayar Yazılım Destek Hizmetleri Ltd. Şti’nin üstlenmiş olduğu ve destek hizmeti verdiği müşterilerinin diğer davalı şirkete geçirmek suretiyle hem şirketteki görevini kötüye kullandığını, hem de rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi eylemleri ile zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik rekabet yasağı nedeni ile 200.000,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline, muvazaalı ve şirketi zarar uğratıcı eylemleri sebebiyle TTK.nun 547 nci maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 161 ve 162 nci maddeleri gereğince şirket müdürlüğünden azline ve davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ortaklarının ... ve ... olduğunu diğer davalı ...’in şirketle her hangi bir bağının bulunmadığını, bu yüzden haksız bir rekabetten söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketin ortağı veya temsilcisi olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, şirket müdürünün haksız rekabetinden asıl zarar gören tarafın şirket tüzel kişiliği olduğu, davacının ortak sıfatıyla gördüğü zararın şirketin uğradığı iddia olunan zarar sebebiyle dolaylı olduğu, davacınında şirket müdürü olarak şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu, şirket namına dava açma hak ve yetkisi mevcut iken davayı kendi şahsı adına açtığı, kaldı ki tazminatı da şirket adına istemediği, bu nedenle davanın dinlenme kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.