9. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/551 ESAS, 2016/700 KARAR SAYILI DOSYASINDA
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;26/11/2009 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybederek şeridini ihlal etmesi ve köprü ayaklarına çarpması ile tek taraflı trafık kazası meydana geldiğini, kazada yolcu olan ... yaralanarak malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigortasının bulunmadığından ...'in maluliyet tazminatının ödenmesi için 15/09/2014 tarihinde müvekkili Güvence Hesabı'na başvuruda bulunduğunu ve hesaplanan 65.567,00 TL tazminatın 18/03/2015 tarihinde ödendiğini, müvekkili kurumun ödemiş olduğu iş bu tazminatın rücuen tahsili amacıyla Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu yapılan itirazın iptaline borç miktarının % 20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'in 26/11/2009 tarihindeki kazada iddia edildiği gibi malul kalacak durumda yaralanmadığını, kaza sonucu meydana gelen yaralanan kişilerin tamamının kazayı hafif sıyrıklarla atlattığını ve ayakta tedavi edilerek taburcu edildiğini, ... adlı bir kişinin kaza sonrasında kendisine gelerek rapor ve evrakları kendilerinin hallederek Güvence Hesabından para aldığını söylediğini, davacı Kurumun eksik evrak ve belgeler ile kazada malul olduğunu bildiren kişilere ödeme yaptığını ve bu ödemeleri kendisinden talep ettiğini, yasanın amir hükümlerinde belirlenen unsurların gerçekleşmemiş olması nedeni ile davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/11/2009 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazada yolcu konumunda olan ...'in yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren ...plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde karayolları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının bulunmaması sebebiyle kurum tarafından mağdur olan dava dışı ...'e 130813 nolu hasar dosyası üzerinden 30.000,00 TLnin 17.02.2016 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin ödenen tutarı sorumlu bulunan araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı bulunduğunu, ödenen tazminatın rücuen tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalının itirazda bulunduğunu yapılan haksız itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davanın İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/399 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Asıl ve birleşen davanın reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 26/11/2009 günü saat 04:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsünün kaza tarihinde Taşımacılık Sigortası bulunmadığını, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği taşımacılık Sigortası tazminat ödemesinde öncelikli sigorta olduğunu, taşımacılık sigortasındaki teminatın yetmediği hallerde Trafik Sigortasından ödeme yapıldığını, Yerel mahkeme kararında sadece trafik sigortasından kaynaklı ödemeler için rücu edilebileceği belirtildiğini, taşımacılık ve koltuk ferdi sigortasından rücu edilebildiğini, davacı şirket, taşımacılık sigortası bulunmayan aracın kusurlu sürücüsünün vermiş olduğu zararı tazmin ettiğini ve kanundan doğan rücu hakkını kullandığını, söz konusu tazminat üstün körü bir araştırmalar neticesinde yapılmamakta ilgili süreçte uzun süren araştırmalar, medikal ve aktüer raporlar alınmakta ve en nihayetinde gerekli şartların varlığı halinde ödeme yapıldığını,... plakalı aracın taşımacılık sigortasının bulunup bulunmadığına dair incelemenin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmadığını, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlar neticesinde hukuki araştırmadan yoksun bir karar verilmesinin hatalı olduğunu, oysa ki İlk Derece Mahkemesinin kazaya konu aracın taşımacılık sigortası bulunup bulunmadığını ve zararın hangi sigorta tarafından öncelikli olarak karşılanması gerektiği konusunda araştırma yapması gerektiğini, sigortaya ilişkin gerekleri araştırmalar yapılmaksızın hüküm kurmaya elverişsiz raporlara itibar ederek asıl ve birleşen dava yönünden verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 26/11/2009 tarihinde davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın tek taraflı meydana gelen trafik kazasında yolcu olan dava dışı 3.kişiye yaralanması nedeniyle ödenen tazminatların rücu için başlatılan takibe itirazın iptali talep edildiği anlaşılmıştır. Talep sonucunun açık olmaması durumunda,
HMK’nın 31. maddesine göre mahkemece, davacıya talep sonucunun açıklattırılması gerekir. Bu hükümde, “hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişki gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir” denilmekte ise de bunu sadece hakime tanınan bir yetki şeklinde değil, aynı zamanda hakime verilen bir ödev olarak anlamak gerekir. Bu doğrultuda İlk Derece Mahkemesince; asıl davada, yapılan ödemenin zorunlu trafik sigortası kapsamında yapıldığı belirtilmesine karşın dosyada bulunan ibranamede 65.567,00 TLnin zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında alındığının yazılı olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacı vekiline HMK 31 ve 194 maddeleri gereği talebini açıklattırmadan, asıl dosyada ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... Sigorta A.Ş. nezdinde yapılmış ZMMS poliçesinin bulunması nedeniyle esasen sorumluluğu bulunmayan davacı Güvence Hesabının yasal mevzuat gereği ödememesi gereken bir parayı ilgili ...'e ödemesi sonrası araç maliki ve sürücüsüne yönelerek ondan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir.
Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. 25/03/2004 tarihli Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlar B.1.1 maddesi 1.fıkrasında: “İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir." denildikten sonra, (36) satırdan oluşan bir tabloya yer verilmiş, daha sonrasında yer alan fıkrada ise "Yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin nisbeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nisbetlere kıyasen tayin olunur." denilmiştir. Somut olayda; birleşen dosyada davacı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında yaptığı ödemenin rücusu için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir.Dosya kapsamından; davacının ödemesine esas olan Okmeydanı hastanesi gibi diğer hastanelerinde aralarında bulunduğu tedavi evrakları ve engelli raporu bulunduğu ve ATK raporunun tüm tedavi belgelerinin yer almadan düzenlendiği ve söz konusu trafik kazası yaralanmasının kişide sürekli maluliyet durumuna neden olmadığı hususu belirtilmiş, söz konusu rapor Mahkemece benimsenerek dosyadaki maluliyet raporuna göre Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında daimi maluliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu rapor Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında belirtilen hükümlere uygun hazırlanmamış olup, hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Kazada yaralanan 3.kişinin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamında maluliyetinin dosya kapsamında bulunan ve eksik var ise temin edilmek suretiyle tedavi ve hastane evraklarına göre; poliçe şartlarında ve klozlarında düzenlenmiş olan maluliyet cetvelinden hangisi kapsamında kaldığı belirlenmelidir. Şayet maluliyet cetvelde belirtilen maluliyetlerden herhangi biri kapsamında değilse bunun organın işlev ve önem derecelerine göre cetvelde yazılı oranlara göre kıyasen belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde, bir meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortacısının sorumluluğunun, tespit edilen sakatlık oranı ve Genel Şartlar'a ekli cetvellere göre konusunda uzman bir doktor bilirkişi marifetiyle tespitinden sonra karar verilmesi gerekirken,Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamındaki talebin reddi de doğru görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9298 Esas- 2022/3526 Karar sayılı ilamı). Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024