11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/12054 E. , 2011/398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/06/2008 gün ve 2007/817-2008/372 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.05.2010 gün ve 2008/13529 - 2010/5191 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Yapı Kredi Bankası Küçükyalı Şubesi'ndeki hesabından toplam 40.900 TL'nın 28.08.2007 tarihinde bilgisi olmaksızın internet bankacılığıyla üç ayrı hesaba aktarıldığını, müvekkilinin şifresini bilerek veya bilmeyerek hiç kimseye vermediği, elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlamayan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 40.900,00 TL'nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının korumakla yükümlü olduğu internet bankacılığı şifre ve müşteri numarasının kişisel bilgisayarında güvenlik tedbirleri almadığından çalınmasına sebebiyet verdiğini, parola ve şifre bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmış olduğunu, müvekkili bankanın teleweb sitesinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının kendi kusurundan doğan zararı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının bankadaki hesabından 40.900,00 TL'nın internet bankacılığı yolu ile rızası dışında çekilmiş olduğu, davalı bankanın olay tarihinde müşterilerine kullandırdığı internet bankacılığı teknik ve güvenlik yöntemi arasında yer alan tek kullanımlık şifre kullanımını müşterisi için mecbur tutmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, mevduatın özenle saklanması gerekirken davalı bankanın objektif özen görevini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.