11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/2006 E. , 2011/405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2007 tarih ve 2004/547-2007/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı vekili Avukat ... ile davalı Ata Uluslar arası Taş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı Nata Gemi Acenteliği vekili Avukat ... duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Malatya şubesi ile Kaystar Tarım Ürünleri San. Ve Tic.Ltd.Şti. arasında tanzim ve imza olunan genel kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen şirkete kredi açılıp kullandırıldığını, bu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere Kaystar şirketinin ihracatçı olduğu muhtelif tarihli Nımeks Inc firmasına yaptığı ihracatlara ilişkin müvekkilince ihracat vesaikleri alındığını, davalıların toplamda 13 adet ihracat vesaikine konu malları konşimentoları müvekkili banka emrine düzenlenmiş olmasına rağmen serbest bıraktıklarını, davalıların taşıyan sıfatıyla doğan zarardan sorumlu olduklarını belirterek 561.387,50 USD’nin davalılardan Ata Ltd. Şti., 238.125,00 USD’nin ise davalılardan Nata A.Ş.’den fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ata Uluslar arası Taş. Ltd. Şti. vekili, davanın pasif husumet ve esastan reddini istemiştir. Davalı Nata A.Ş. vekili, müvekkilinin taşıyıcının acentesi olması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalıların taşıyan olmayıp acente oldukları doğrudan doğruya kendilerine karşı dava açılmayacağı gerekçeleriyle TTK’nun 119/2. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.