11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/7726 E. , 2011/630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2007/61-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan rulo saclardan bir tanesinin gemiden limana indirme sırasında hasarlandığını, hasar bedeli olan 3.380,12 Euronun dava dışı sigortalıya ödendiğini, bu bedelin tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve dava konusu alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu hasarın oluşumunda, dava dışı sigortalının kusursuz, davalı, taşıyıcı ve müteahhit şirketin ise kusurlu oldukları, davacı şirketin, ilgili hasarın tamamını müteselsilen sorumlu olanların birinden istemesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Mahkeme kararı davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3.Ancak, davacı olayda davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek davalı aleyhine icra takibi yapmış ve itirazın iptali davası açmıştır. Davacının takip ve davada müteselsil sorumluluk esasına göre bir talebi bulunmadığına göre davanın davalının tam kusurlu olduğu iddiasıyla açıldığı ve mahkemece davalının olayda % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinden davalının kusuru nisbetinde sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.