22. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/284 - 2024/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine iki adet senede dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin senetlerde ciranta olarak yer aldığını, senetlerin süresi içinde yetkili hamil olan ... tarafından protesto edildiğini, senetler protesto edildikten sonra müvekkili, yetkili hamil ... ve ciranta ... arasında protokol düzenlendiğini, protokol ile takibe konu senetlerin başka senetler ile değiştirilerek ciranta ...'e teslim edildiğini ve bütün sorumluluğun ... tarafından üstlenildiğini, senetler teslim edilirken müvekkili ve ...'e ait cirolarının iptal edilmesi unutulduğundan sorun çıkmaması için ilgili protokolün düzenlendiğini, senetler protesto edildikten ve ...'e teslim edildikten sonra senet üzerinde yapılan tahrifatla protesto pullarının söküldüğünü, senetlerin kambiyo senedi özelliğini kaybettiğini, davalı şirketin takibe koyduğu senetlerin vadeden sonra kötüniyetli ciro edildiğini, bu nedenle alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, yazılı temlik sözleşmesinin bulunmadığını, davalı şirketin yetkili hamil olmadığını, kambiyo takibi yapamayacağını, cironun teminat fonksiyonunu yitirdiğini, senetler ...'e teslim edildikten sonra bu kişi tarafından ciro edilmeksizin sanki ... tarafından ciro edilmiş ve davalı şirkete verilmiş izlenimi uyandırılarak kötüniyetli takibe konulduğunu, ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı şirketin tek ortağı ve sahibi olan ...'in ...'in oğlu olduğunu, aynı ticari adresi kullandıklarını, anlatılan olayları bilebilecek durumda bulunduğunu, kötüniyetli olduklarını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin ve ödeme emrinin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; protokolün senedi sonradan devralan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili ile ... arasındaki ilişkinin davacının iddialarını ispata yeterli olmadığını, müvekkilinin borçluya zarara uğratma kastı ile hareket ettiğinin ispatının gerektiğini, cirolarda tarih bulunmadığında gecikmiş ciro ve alacağın temliki iddialarının yerinde olmadığını, kaldı ki gecikmiş ciro durumunda da nüvekkilinin kambiyo takibi yapma hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ciro silsilesinde davacının senedi devrettiği ...'in davalı sıfatına sahip olmadığı, sunulan protokol ve ödememe protestosuna ilişkin delillerin eldeki davada tartışılamayacağı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden reddine, ciro silsilesinde davacının üstünde yer alan diğer davalı ...'e yönelik olarak ise dava açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, kötüniyetin her türlü delil ile ispatlanabileceğini, senetlerin teslim edildiği ...'in davalı şirket tek ortağı olan ...'in babası olduğunu, aynı ticari adres kullandıklarını, senetleri ciro etmeksizin ...'e verdiğini, müvekkiline zarar verme kastı ile kötüniyetli hareket ettiklerini, kötüniyete ilişkin tanıkların dinlenmediğini, protesto işlemi sırasında davalı şirketin cirosunun bulunmadığını, davalı şirketin senetleri protesto işleminde sonra kötüniyetli iktisap ettiğini, alacağın temliki hükümlerine göre kambiyo takibi yapamayacağını, protokolle senetlerin ...'e verildiğini, husumetten red kararının yerinde olmadığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, arabuluculuk görüşmelerine davalı ...'un mazeretsiz katılmadığını, Arabuluculuk Yönetmeliği 25/9 maddesine göre toplantıya katılmayan tarafın yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinin tamamından bu davalının sorumlu olması gerekirken müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının davaya konu senetler ve icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığını noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu senetlerin 16/08/2019 keşide, 01/04/2020 vade tarihli 8.000,00 TL ve 16/08/2019 keşide 01/05/2020 vade tarihli 8.000,00 TL bedelli olduğu, senetlerde dava dışı ...'in keşideci, ... Sanayi Ltd. Şti.'nin lehtar, lehtar cirosundan sonra sırasıyla davalı ..., davacı ..., dava dışı ... ve davalı şirketin ciranta olarak yer aldığı, dava konusu senetlere dayalı olarak 04/11/2020 tarihinde Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2020/9568 esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket tarafından borçlular davacı ..., dava dışı ... ve dava dışı ... aleyhine asıl ve fer'ileri ile birlikte toplam 17.259,51 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
TTK 714.maddesi uyarınca, davaya konu 01/04/2020 vadeli senet için süresinde 03/04/2020 tarihinde, 01/05/2020 vadeli senet için süresinde 05/05/2020 tarihinde ... tarafından ödememe protestosu gönderilmek suretiyle protesto işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı ciranta olarak yer aldığı senetlerin yetkili hamil tarafından protesto işlemleri yapıldıktan sonra davalı şirkete ciro edildiğini, alacağın temliki hükümlerine göre yazılı temlik sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle davalı şirketin yetkili hamil olmadığını, protokol gereği davalılara borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Dava konusu senetlerde davalı ...'den sonra davacının cirosunun bulunduğu, senetlere dayalı olarak davalı ...'un davacıdan alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın hukuki yarardan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı şirket yönünden ise, 6102 sayılı TTK 690.maddesinde; "Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; ancak, ödenmeme protestosundan veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülmüş sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro, sadece alacağın temliki hükümlerini doğurur.Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden önce yapılmış sayılır." hükmü bulunmakta olup dava konusu senetler ciranta ... tarafından protesto edilmiş olup protesto sırasında davalı şirket ciro silsilesinde yer almadığından protestodan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabidir.
TBK 184.maddesi uyarınca alacağın devrinin yazılı şekilde yapılması gerekmekte olup yazılı temlik sözleşmesi bulunmadığından icra takibi yapan davalı şirketin yetkili hamil olmadığı için kambiyo takibi yapamayacağı anlaşılmakla davalı şirket hakkındaki davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir (Aynı yönde Yargıtay (Kapatılan) 19. HD 27/09/2018 Tarih, 2016/19024 Esas, 2018/4566 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirketin yetkili hamil olmadığı dikkate alınarak davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden şartlar oluşmadığından talebin reddine, davalı ...'in arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz katılmaması nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliği 25/9 maddesi uyarınca bu davalı yönünden davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/409 Esas 2021/678 Karar sayılı 10/12/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
2.a-Davalı ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, b-Davalı... ... Şirketi yönünden davanın kabulü ile davacının senet ve takip nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,
Davacı tarafın koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.178,99 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 273,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 905,75 TL'nin davalı... ... Şirketi'nden alınarak Hazineye irat kaydına, ç-Davacı tarafından yapılan 77,80 TL yargılama giderinin davalı... ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan 16,50 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, e-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalı... ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, f-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalı... ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, g-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
3.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4.İstinaf eden davacı tarafından yapılan 101,60 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6.HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."