11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8117 E. , 2010/3217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2009 tarih ve 2008/63 - 2009/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile ... arasında düzenlenen bireysel emeklilik sigorta sözleşmesinde müvekkilinin lehdar olarak yer aldığını, katılımcı ...'nin ölmesi üzerine davalının katılım tutarını müvekkiline ödemediğini mirasçıların olurunun gerektiğini savunduğunu, oysa Hayat Sigortası Genel Şartlarının B/2-e maddesinde lehdar tayin edilmediği durumlarda veraset ilamı istenebileceğini, davalının tevdii mahalli kararı alarak, 65.000,00 YTL katılım bedeli ve 20.309.98 YTL nemalar olmak üzere toplam 85.309,98 YTL'nı bankaya yatırdığını ileri sürerek, bu meblağın davacıya ödenmesini, 65.000,00 YTL sigorta bedelin 20.07.2005 ölüm tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında sigorta değil Bireysel Emeklilik Sözleşme İlişkisi bulunduğunu, sigorta poliçesi bulunmadığını, Bireysel Emeklilik Sistemi hakkındaki yönetmelikin 17/4 ncü maddesinde, katılımcının ölmesi halinde birikimlerinin TMK hükümleri saklı kalmak kaydı ile varsa emeklilik sözleşmesinde belirtilen lehdarlara veya kanuni mirasçılara ödenceğini öngördüğünü, TMK'nun 505 nci maddesinde de murisin saklı paylar dışında ölüme balğı tasarrufta bulunabileceğinin düzenlendiğini, davacının da ancak dava dışı mirasçıların saklı payı dışında kalan kısmı isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Zahide Tokatlıoğlu, müvekkilinin saklı payını aşan kısma ilişkin istenen bölümünün reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,
TTK'nun 1329, Hayat Sigortası Genel Şartları A.1, B-2, 4832 sayılı Kanun'un 6/3 ve Bireysel Emeklilik Sistemi Yönetmeliği'nin 17/4 ncü madde hükümleri uyarınca, davalının murisin saklı paylı mirascısı bulunsa dahi sigorta bedelini yasal mirasçı olmayan lehdara davacıya ödemekle yükümlü olduğu, davalının saklı payları esas alarak davacıya ödeme yapmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 85.309,98 YTL'nın 65.000,00 YTL olan sigorta bedeline 24.08.2005 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.