11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11745 E. , 2010/2599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2008/60 - 2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının müdürü ve ortağı olduğu limited şirketin iki ortağından birisi olduğunu, davalının şirketi iyi yönetemediğini, şirket defterlerini düzenli tutmadığını, şirket gelirlerini amacına uygun kullanmadığını ve şirketi borçlandırdığını ileri sürerek, davalının müdürlük görevinin kaldırılmasını ve şirkete kayyım tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket ortaklığından ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davadan önce davacının şirket ortaklığından ayrıldığı gerekçesiyle, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket müdürü olan davalının azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacının şirketteki payını devretmesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 520. maddesinde, limited şirkette payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu ve ayrıca pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
Somut olayda devrin, imzası noterce tasdik edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip pay defterine kaydının yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacının pay devrinin şirket pay defterine kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.