Esas No
E. 2009/3013
Karar No
K. 2011/1005
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/3013 E.  ,  2011/1005 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DOSYA : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/332 Esas

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2003/991-2008/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı vekili Avukat ... ile davalılardan GTS ve Çiftçioğlu İnş.Ltd.Şti., Mumcular Metal Tic.San.A.Ş. vekili Avukat ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ... Naim Yıldırım vekili Avukat ... duruşmaya geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirkete sigortalı bulunan ve davalıların fenni sorumlusu (TUS) ve statik proje yapımcısı, mimari proje yapımcısı, proje hesapları yapımcısı, müteahhidi ve hatalı projeyi onaylayan belediye görevlileri olduğu işyerinin çatısının, 18.12.2001 yağan kar nedeniyle çöktüğünü, dava dışı sigorta ettirenler tarafından açılan dava sonucunda müvekkilince (480.000) TL.ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın 16.10.2003 ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, asıl ve birleşen davarlın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu hasarın meydana gelmesinde yapının fenni (TUS) ve statik sorumlusu ...’ın% 15, proje hesaplarını yapan Mumcular A.Ş. ile mühendisi ...’un ve bu firmanın Sakarya temsilcisi Eiffel Çelik Ltd.Şti. ile GTS&Çiftçioğlu İnş.Ltd.Şti.’nin % 25, müteahhidin % 50 ve hatalı projeyi onaylayan belediye görevlilerinin % 10 oranında kusurlu bulunduğu, belediye görevlileri hakkındaki davanın tefrik edildiği, bina hasarının (321.798.600,000) TL, enkaz kaldırma bedelinin (131.400.000,000) TL toplam hasarın (453.198.600,000) TL olduğu, davalıların toplam % 90 kusur oranına göre müteselsilen sorumlu bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davalıların birbirlerine rücu etmeleri halinde yukarıda belirtilen kusur oranlarına göre sorumlu olmaları şartıyla toplam (407.878,79) TL’nın davalılar ..., Mumcular A.Ş., Eyfel Çelik Ltd.Şti., GTS ve Çiftçioğlu İnş.Ltd.Şti., ..., ... ve ...’dan 16.10.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava, davacı şirkete sigortalı bulunan işyerinin çatısının, yoğun kar yağışı nedeniyle çökmesi sonucu uğranılan zararın, zarar sorumlusu olan davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece davalılardan ... hakkındaki davanın kabul veya reddine dair bir hüküm kurulmamış, ancak yargılama giderlerinin kararlaştırıldığı hüküm kısmında, anılan davalı da yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, davalılardan ... hakkındaki davanın kabul veya reddine dair bir karar verilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Davalılardan ... ise dava konusu işyerinin statik proje ve fenni (TUS) sorumlusudur. Dosyaya sunulan 19.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda çatının tepe noktalarının ortalamasının alınmamasının bir kusur olmadığı, ancak projenin yeterli detayları içermediği ve bu projeyle bu imalatın yapılmasının mümkün bulunmadığı bildirilmiş, 20.06.2007 tarihli bilirkişi raporunda ise çatının üst bileşim noktalarının ortalamasının alınmamasının bir proje hatası olduğu belirtilmiştir.

Dolayısıyla mahkemece anılan davalının zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti konusunda mahkemece kurulan hüküm yeterli incelemeye dayanmamaktadır.

Öncelikle bu türden bir uyuşmazlıkta davacı sigortacının davalılardan, sigorta ettirenlerine ödediği miktarı değil “gerçek zarar” miktarını isteyebileceği kuşkusuzdur. Nitekim mahkemece de bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacının talep edebileceği tazminat miktarı tespit edilmeye çalışılmıştır. Ancak somut uyuşmazlığın dikkat edilmesi gereken bir başka yönü daha bulunmaktadır. Zira Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/386 E.- 2003/447 K. sayılı dosyasında sigorta ettirenler Raif, ... ve ... tarafından Axa Oyak Sigorta A.Ş.’ne karşı açılan davada, davacıların dava konusu işyerinin “enkaz kaldırma zararının olmadığına”, bina hasarı yönünden de “temel hasarının bulunmadığına” karar verilmiş ve sonuçta (257.000) TL. bina hasarının 21.03.2002 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nden tahsiline hükmedilmiştir. Davacı ... Oyak Sigorta A.Ş. tarafından işbu davanın TTK.’nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayanılarak açıldığı dikkate alındığında, anılan tespitlerin işbu davadaki etkisinin ne olacağının mahkemece incelenip değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Ayrıca anılan davada hüküm kurulduktan sonra o davanın tarafları bir araya gelerek 16.10.2003 tarihli bir protokol imzalamış ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin (480.000) TL. ödemesi karşılığında tüm dava ve takiplerden feragat edilmesi konusunda anlaşmışlardır. Bu durumda Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin (257.000) TL.’nı 21.03.2002 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödeyerek borcundan kurtulması mümkünken, 16.10.2003 tarihinde (480.000) TL. ödemesinin fazladan bir ödeme, diğer bir deyişle bir lütuf ödemesi olup olmadığı da incelenmeli, fazladan ödeme yapıldığı anlaşılırsa bu kez fazla ödediği kısmı işbu davada talep edebilip edemeyeceği de tartışılmalıdır. O halde mahkemece tüm bu hususlar incelenip değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

3.Davalılar ..., ... ve ölü ...mirasçıları ..., ... ve... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bu kişiler davacı ... ile sigorta sözleşmesini imzalayan sigorta ettirenler olup, sigorta şirketinin imalatta ve projede hata meydana geldiği gerekçesiyle sigorta bedelini ödememesi üzerine açtıkları davada, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2002/386 E.- 2003/447 K. sayılı ilam ile yukarıda da açıklandığı gibi (257.000) TL.’nın Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nden tahsiline karar verilmiştir.

Bu durumda anılan taraflar arasında kesin hüküm oluştuğundan Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin imalatta ve projede hata olduğu gerekçesiyle içe rücu ederek, sigorta ettirenlere ödediği parayı, işbu dava ile geri isteyebilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece anılan davalılar hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4.Davalılar Mumcular A.Ş., GTS & Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve Eyfel Çelik Lti. Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı Mumcular A.Ş.’nin tescil edilmiş ticari merkezinin “Fevzi Çakmak Mah. Bekir Soydan Cad. No:88 Pancar Kasabası Torbalı/İzmir” adresinde olduğu, birleşen davada anılan şirkete başka bir adrese, üstelik de herhangi bir adres araştırması yapılmadan ve ilk davetiyenin tebliğ edilememesi şartı aranmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, birleştirme kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra birleşen dava dosyası üzerinden ise anılan şirkete tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Mumcular A.Ş.’ne hiçbir tebligat yapılmadan dava görülüp sonuçlandırılmıştır. Bu durumda birleşen davanın davalısı Mumcular A.Ş.’ne savunma olanağı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

5.Yine birleşen davanın davalıları GTS & Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve Eyfel Çelik Lti. Şti. vekilleri süresinde sundukları cevap dilekçesinde zamanaşımı savunmasında bulunmuşlar, mahkemece de 27.05.2008 tarihli oturumda davacının mevcut durumu bilirkişi raporu ile öğrendiği kabul edilerek zamanaşımı savunmasının reddine karar verilmiştir.

Oysa 17.01.1972 gün ve 1970/2 E.- 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, sigorta şirketlerinin sigorta ettirenin halefi sıfatıyla açacağı davanın zamanaşımı süresi, sigorta ettirenin zarara sebebiyet veren şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tâbi olup aynı tarihte işlemeye başlar.

Somut uyuşmazlıkta ise aynı zamanda mal sahibi ve işveren olan sigorta ettirenler ..., ... ve ölü ...ile GTS&Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve Eyfel Çelik Lti. Şti. arasında eser sözleşmesi bulunmaktadır. BK.’nun 126/son maddesi uyarınca müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davalar beş yıllık zamanaşımına tâbidir. Dolayısıyla eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Somut olayda anılan davalıların kasıtlı veya ağır kusurlu davranışları ile zarara sebebiyet verdikleri iddia ve ispat edilebilmiş değildir. Zira kullanılan malzemelerin yeterli olduğu Sakarya Üniversitesi’nin 23.01.2002 tarihli test raporunda tespit edildiği gibi anılan yapı, ülkemizin yaşadığı iki büyük depremde de hasara uğramamıştır. O halde somut uyuşmazlıkta beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı tarih ise müteahhitlerin temerrüde düştükleri tarih olup somut uyuşmazlıkta 18.12.2001 olay tarihidir. Anılan davalılar aleyhine birleşen dava 28.09.2007 tarihinde açıldığına göre, mahkemece davalılar GTS & Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve Eyfel Çelik Lti. Şti. hakkındaki birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

6.Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ölü ...mirasçıları ..., ... ve... vekilinin, (4) ve (5) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar Mumcular A.Ş., GTS & Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve Eyfel Çelik Lti. Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (6) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Mumcular A.Ş., GTS & Çiftçioğlu Ltd. Şti. ve ...'a ayrı ayrı verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.