11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/5721 E. , 2011/1461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.12.2009 tarih ve 2009/495 - 2009/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 21.10.2003 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile Müvekkilinin, davalı şirketin sahibi olduğu Ulusal Televizyon Yayın Lisansı ile buna bağlı haklarının müvekkiline devri hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalı şirketin 19.10.2003 tarihli yönetim kurulu kararının 21.10.2003 tarihinde noterde tasdik edildiğini, noter tasdikli sözleşme ve eklerinin RTÜK'na sunulduğunu, ancak onay işleminin geciktiğini, bu arada davalı şirketin yönetim kurulunun istifa ettiğini ve genel kurul yapılmadan yeni yöneticilerin atandığını, yeni yönetimin RTÜK'e başvurarak davacı şirket ile yaptıkları sözleşmeyi kabul etmediklerini bildirdiğini ve davacı şirket lehine tescil işleminin gerçekleştirilmemesini istediğini, davalı tarafın haksız tutumu sonrası 17.11.2003 tarihinde müvekkilinin kablolu yayındaki kullanıma son verildiğini, sözleşmeyi hiçbir yargı kararına dayanmadan tek taraflı olarak feshettiği yönündeki davalı tarafın yasal olmayan tutum ve davranışının hukuken himaye görmeyeceğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olacağının tayin ve tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, sözleşmeye imza koyan yönetim kurulu üyelerine maddi menfaat sağlayıcı belgeler verildiğini, davacı şirketin gerçek sahibinin... olup, bu kişinin de taahhütlerini yerine getiremeyecek durumda olması nedeniyle sözleşmenin BK'nun 107. maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı Kanal 6 Radyo Televizyon Yayıncılık Tic.A.Ş'nin iflasına karar verildiği, iflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar duracağı, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, 21.10.2003 tarihli ve noter tasdikli sözleşme ile davalının sahibi olduğu "Ulusal Televizyon Yayın Lisansı Uydu Lisans Haklarının" davacı şirkete devir ve temlik edildiği, davacı ve davalı şirketin 21.10.2003 tarihinde noterde onaylayan yönetim kurulu kararları ile sözleşmenin onaylandığının da tarafların kabulünde olduğu, RTÜK Yönetmeliği uyarınca sözleşmenin onayı konusunda 22.10.2003 tarihinde davacının RTÜK nezdinde başvuruda bulunduğu, ilgili kurumca başvurunun inceleme aşamasında davalı şirketin yönetim kurulunda değişiklik yapıldığı ve yeni seçilen yönetim kurulunca keşide edilen 31.10.2003 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, taraflar arasındaki karşılıklı edimleri içeren sözleşmenin kesin vadeyi içermeyen edimleri bakımından davacıya uygun bir süre tanınmadan, doğrudan doğruya feshedilmesinin BK'nun 106. maddesine aykırı olduğu, bu konuda davacı tarafın temerrüde düşürülmediği, kaldı ki davacı ediminin yerine getirilmesinin ancak taraflar arasındaki sözleşmenin RTÜK tarafından onaylanmasından sonra söz konusu olabileceği, oysa sözleşmenin geçerliliğini sağlayacak resmi izin koşulunun, davalı tarafın RTÜK'e yaptığı itiraz sonucunda askıya alındığı, somut olayda BK'nun 107. maddesindeki koşulların oluşmadığı, ayrıca BK'nun 81. maddesi uyarınca kendi borcunu yerine getirmeyen veya yerine getirmeye hazır olduğunu bildirmeyen davalının fesih bildiriminde bulunamayacağı, davalı eyleminin MK'nun 2. maddesindeki objektif iyiniyet kurallarına da uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki 21.10.2003 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunun tespiti ile davalı tarafça yaratılan muarazanın men'ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.