Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/3854
Karar No
K. 2023/981
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3854 E.  ,  2023/981 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/3854
Karar No: 2023/981
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2017/1873, K:2022/5504 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2017/1873, K:2022/5504 sayılı kararıyla;

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinde yer alan "...mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen" ve "...meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir." ibareleri ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 6749 sayılı Kanun’un 10. maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2016/205, K:2019/63 sayılı kararı ile anılan Kanun hükmünün iptaline karar verildiği belirtilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi sonucunda da Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla temyiz isteminin reddiyle mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 18/06/2019 tarihinde kesinleştiği,

ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı", "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, davacının "…" ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,

Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen tanık ifadelerinin ve davacının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Sosyal medya paylaşımları yönünden, davacının sosyal medyadan yapmış olduğu paylaşımlarının, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,

Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 26/08/2019 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu kararlar nedeniyle 500.000- TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan bu istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, davalı idare tarafından usulüne uygun bir inceleme ve disiplin soruşturması yapılmadığı, 2802 sayılı Kanun'daki yasal güvencelere uyulmadığı; ihraç işleminden önce hakkındaki suçlamaların neler olduğu, suçlamaların yasal dayanağını oluşturan bilgi, belge, tanık ifadesi vs. delillerin neler olduğu gösterilerek kendisine gönderilmediği, kişiselleştirme yapılmadığı; meslekten çıkarma cezası öncesinde savunmasının alınmadığı; meslekten çıkarılmasına dayanak yapılan 667 sayılı KHK'nın 3.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu; meslekten çıkarılmasına HSYK Genel Kurulunun karar verdiği, yeniden inceleme talebinin de aynı Genel Kurul tarafından incelenmesiyle etkin başvuru hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; yargılamanın yaklaşık 6 yıl sürdüğü ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; ihraç kararından çok sonra ortaya çıkan ve 2 yıl sonra dava dosyasına sunulan tamamı yasak yöntemlerle elde edilen delillere göre karar verildiği; darbe teşebbüsü ile hiçbir ilişkisi ve irtibatının bulunmadığı; OHAL dönemine dair alınması gereken tedbirlerin geçici tedbirler olması gerekirken meslekten çıkarma gibi ömür boyu etkiye sahip kalıcı tedbirlere başvurulduğu; 15 yıl boyunca savcılık görevini yerine getirdiği, Devletine ve Anayasal düzene karşı sadakat ve bağlılığını hiçbir zaman kaybetmediği; Bylock programını hiç kullanmadığı; davalı idare tarafından ne şekilde elde edildiği bilinmeyen itirafçı beyanlarına itibar edildiği; şüpheli- sanık olarak dinlenen itirafçıların özgür iradelerinin hile, aldatma ve kanuna aykırı vaatlerle sakatlandığı, bu koşullar altında alınan ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği; örgütlenme hakkı kapsamındaki YARSAV üyeliğinin davanın reddine gerekçe yapılmasının örgütlenme ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği; manevi tazminat isteminin davayı genişletme kapsamında değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 04/07/2022 tarih ve E:2017/1873, K:2022/5504 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,

4.Kesin olarak, 08/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.