11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/1202
- Karar No
- 2011/1427
- Karar Tarihi
- 10.02.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/1202 E. , 2011/1427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2009 tarih ve 2007/335-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan Varan Turizm A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...’ın davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı oldukları araçta yolculuk ettiği sırada meydana gelen trafik kazası sonucu öldüğünü, kazada davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, toplam 30.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ile müvekkillerinin her biri için 300.000,00 YTL’den olmak üzere toplam 900.000,00 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Seyahat A.Ş.vekili, sigorta şirketinden yapılan ödeme ile davacıların destek kayıplarının karşılandığını, talep edilen manevi tazminatların ise fahiş olduğunu savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından yaptırılan aktüerya hesabı uyarınca davacılara yoksun kaldıkları destek tazminatının ödenmek suretiyle müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, manevi tazminat taleplerinin ise sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu trafik kazasında davalı ...Ş.’nin maliki ve işleteni olduğu aracın sürücüsü olan davalı ...’un tam kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ve davacıların murisinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinden feragat ettikleri, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin vaki feragat nedeniyle reddine, davalılar Varan Turizm Seyahat A.Ş.ve ...’a yönelik manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 11.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalılardan Varan Turizm A.Ş.vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, hükmü temyiz eden davalı ...vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacıların eşi ve babası olan Nazım Atgın’ın davalı ...Ş.’nin maliki olduğu otobüste yolculuk ettiği sırada meydana gelen trafik kazası sonucu öldüğü, oluşan kazada otobüs sürücüsü davalı ...’un tamamen kusurlu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu kaza nedeniyle eş ve babalarını kaybetmiş bulunan davacıların bu nedenle manevi zarara uğradıkları hususu çekişmesizdir.Davada çekişmeli yön davacıların uğradığı manevi zarara karşılık olarak hükmedilmesi gereken manevi tazminatın tayin ve takdirine ilişkindir.
Manevi tazminat, niteliği itibariyle ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır.Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir.Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik durumları ile moral yapısı ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir.Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu ilkelerin ışığında somut olaya gelindiğinde davacıların eş ve babaları olan Nazım Atgın’ın gideceği yere kendisini sağ ve salim olarak ulaştıracağı düşüncesi ile yapacağı yolculuk için davalı taşıma şirketini tercih etmiş olmasına rağmen davalı şirket sürücüsünün tam kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kazada ölmüş olup, kazanın oluşumuna, kaza tarihine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve meydana gelen zararın ağırlığına göre mahkemece davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarının davacıların uğradığı manevi zararı karşılamaya yeterli olmadığı anlaşılmakla davacılar için daha fazla miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gibi, davacılardan ölenin eşi olan Serpil Atgın’ın daha fazla manevi zarara uğramış olduğunun hayatın olağan akışına göre kabulü gerektiğinden davacı eşe daha fazla miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken davacı eş yararına çocuklarla eşit miktarda manevi tazminata karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir.Bu durumda davacılar yararına daha fazla miktarda manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.