45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2379
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin müflis şirketin ortağı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'nun da müflis şirket ortağı olduğunu, aynı zamanda 2010 yılından 24/08/2015 tarihine kadar diğer ortaklarla birlikte müflis şirketin temsil ve ilzamında imza yetkilisi bulunduğunu, ancak diğer ortaklar ... ve ... 24/08/2015 tarihinde müvekkilinin yokluğunda yapmış oldukları genel kurul toplantısında on seneliğine kendilerinin müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili kıldıklarını, genel kurulda alınan bu kararın davacı tarafından sicil gazetesinde ilan edilmesi ile öğrenildiğini, müvekkilinin bu karara muvafakat etmediğine dair diğer ortaklara ihtarname gönderdiğini, herhangi bir cevap vermediklerini, bilgi alma ve inceleme hakkı doğrultusunda defter ve kayıtların hazır edilmemesi nedeniyle Bakırköy 3 ATM'nin 2015/775 Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... şirket defterlerini inceleme yetkisi tanındığını, mahkeme kararına rağmen defterleri incelemeye ibraz etmeyen ... ve ... hakkında Bakırköy 6. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2016/283 Esas sayılı dosyasında şikayet üzerine açılan davanın halen derdest olduğunu, müvekkili tarafından ekte sunulan ödeme belgelerinden de görüleceği üzere müflis şirkete iade edilmek üzere ve borç olarak çeşitli tarihlerde 27.109.500,00-TL ödeme yapıldığını, şirketi ve diğer ortakları zarara uğratan şirket yetkilileri hakkında muvazaalı yapılan devirlerin tapu kaydının iptali ve zarar tazmini talebi ile Bakırköy 4. ATM'nin 2017/783 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın da derdest olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından şirkete verilen bir kısım borç paraların tahsili için başlatılan iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 5. ATM'nin 2015/976 Esas sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması suretiyle iflas davası açıldığını, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda depo emrinin yerine getirilmemesi üzerine ... Tic. Ltd. Şti. hakkında 03/05/2017 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas tasfiyesinin Bakırköy .... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında devam ettiğini, iflas masasının teşekkül ettirildiğini, Bakırköy 5. ATM'nin 2015/976 Esas sayılı dosyasına sunulan 07/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacı şirket yetkilisi ve müflis şirketin de ortağı olan ... müflis şirketten toplam 4.750.000,00-USD alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin de müflis şirkete borç para verdiğini, toplam 17.169.350,00-TL alacağın iflas masasına kaydı için başvuru yaptıklarını, ancak iflas idaresinin sunulan belgelerin tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden alacak başvurusunun tamamının reddine karar verildiğini belirterek öncelikle iflas masasında yapılacak 2. alacaklılar toplantısına katılmaları konusunda tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda müvekkilinin müflis şirketten olan 17.169.350,00-TL alacağının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Tic. Ltd. Şti. hakkında Bakırköy 5. ATM'nin 2015/976 Esas sayılı dosyası ile 03/05/2017 tarihinde iflas kararı verildiğini, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası ile devam ettiğini, iflas kararının henüz kesinleşmediğini, 2.alacaklılar toplantısının da henüz yapılmadığını, davacı şirketin iflas masasına 10 nolu kayıt ile alacak kayıt isteminde bulunduğunu, iflas idaresinin bu istemin reddine karar verdiğini, sunulan belgelerin alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden talebin tamamının reddine karar verildiğini, iflas idaresinin red kararının haklı ve yerinde olduğunu, zira sunulan belgeler ile alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve yapılacak yargılama neticesinde alacağın varlığının belirlenebileceğini, kayıt kabul davasının tebliğden veya sıra cetvelinin ilanı tarihinden itibaren 15 gün içerisinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının denetlenerek süresinde değil ise reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "... İş bu dava İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına kaydı talebi olduğu dikkate alınarak davacı taraf ... Ltd. Şti vekilinin 17.169.350,00-TL alacak kaydı talebinde bulunduğu, konuyla ilgili alacağın red sebebi iflas müdürlüğünden sorulmuş olup gelen cevaba göre talep edilen ... iflas dosyasında müflis ... Tic. Ltd. Şirketi hakkındaki tasfiye işlemlerinin ... iflas sayılı dosyadan devam ettiği, müflis hakkında Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/976, 2017/385 Karar sayılı ilamı ile 03/05/2017 tarihinde iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleşmediği, davacı ... Tic. Ltd. Şirketi vekili Av. ... 12/07/2017 tarihinde toplam 17.169.350,00 TL alacağı için alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, 10 kayıt nosuna kaydedilen alacağın tümünün reddine karar verildiği dikkate alınmış bu defa mahkememizce yapılan yargılama sonunda kayıt ve defterlere göre davacının sermaye koyma borcu olmadığı anlaşılmış olup gelen havale dekontları davacı kayıtları, müflis şirket kayıtları yukarıdaki şekilde incelenmiş olup, davacı şirketin davalı şirkete yukarıda tarihleri belirtilen 2009-2012 yıllarında havale yolu ile göndermiş olduğu havale tutarı 4.750,000 USD karşılığı davacı kayıtlarında İştirakler hesabı olan 242 hesapta 7.434.550TL tutarda Müflis şirket borcu olduğu, davalı müflis şirketin kayıtlarında 331 Ortaklara Borçlar hesabında 7.434.550,00 TL davacı şirkete borçlu olduğu hususları kayıtlarda tespit edilmiş olup, ayrıca müflis şirket defterlerine göre davacı alacaklı olduğu dikkate alınarak 16.830.675,00 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi ve davacı vekilinin duruşmadaki kök ve ek raporda müvekkili şirketin döviz cinsinden alacaklı olduğunun sabit olup döviz karşılığına göre kayıt kabul kararı verilmesini talep etmesi karşısında davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kayıt kabule konu USD cinsinden alacağın 03/07/2017 iflas tarihindeki kur esas alınarak 16.830.675,00 TL alacağın davalı müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.
TBK.nun 99.maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Davacının talebi dikkate alınıp iflas tarihindeki kur üzeriden TL cinsinden görülmüştür.Tüm bu nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile kayıt kabule konu alacaktan davalı İflas Müdürlüğünün yaptığı kayıtlar mahsup edilerek 16.830.675,00 TL alacağın Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... Ticaret Limited Şirketi'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket kayıtlarında görünen 7.434.550,00 TL'nin dikkate alınması gerektiği, zira tarafların ticari defterlerinde aynı borcun işlendiği, davacının döviz cinsinden alacağını talep etmesi mümkün bulunmadığı, iflas tarihi esas alınarak yapılan hesaplama ve müflis şirketin aleyhine olan borcun kabul edilemeyeceği, aksi yöndeki oluşturulan raporunda kabul edilemeyeceğini mümkün olmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava,
İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul davasıdır. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/976 E. 2017/385 K. daire ilamının incelenmesinde davalı şirket hakkında açılan itiraf davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda kabulüne ve iflasın 03.05.2017 günü saat 14:15 itibari ile açılmasına dair karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili tarafından iflas masasına yapılan başvuru ile, müflis şirketin iflas tarihi olan 03.05.2016 tarihi itibariyle 4.750.000,00 USD (12.07.2017 tarihli USD TCMB satış kuru olan 3. 6146 *4.707.000 USD =17.169.350 TL) alacağın iflas masasına kaydın yapılmasını, İİK madde 196 gereğince iflasın açılması ile birlikte işleyecek faizin de hesaplanmasını talep etmiş ve 10 kayıt numarası ile yapılan iş bu kayıt talebinin iflas masası tarafından 13.07.2017 tarihli karar ile sunulan belgelerin alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden talebin tamamının reddine karar verilmiştir. Anılan karar davacı vekilinin 30,00 TL posta masrafı yatırması nedeniyle 18. 01.2018 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmiş olup, ayrıca sıra cetvelinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 24.01.2018 tarih ve 9501 sayılı nüshası ile ... Gazetesinde 17.01.2018 tarihinde ilan edildiği, davanın ise 26.01.2018 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 5 ATM'nin 2015/976 E. sayılı dosyasında, ... tarafından davalı şekilde karşı açılan itirazın iptali davasında bilirkişi heyetince düzenlenen raporda; dava konusunun, davacının ortağı olduğu davalı şirkete vermiş olduğu 200.000,00 USD borç kaynaklı alacağının davalıdan tahsil edilmesi için yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının alacağını tahsil edememesi üzerine davalı aleyhine 17.09.2015 tarihinde icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde huzurdaki itirazın iptali davasının 19.10.2015 tarihinde ikame edildiği, davalının inceleme konusu yapılan ticari defterlerinin 6762 sayılı (Mülga) TTK.m.66,
HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince 2012 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2013 ve 2014 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre; davalı şirketin davacıya 1.339.480,00 TL borçlu olduğu (diğer bir ifade ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.339.480,00 TL alacaklı olduğu), davacı tarafından dosyaya sunulan 01.06.2012 ve 02.07.2012 tarihli tutanaklara göre davacının davalıya 01.06.2012 tarihinde 100.000,00 USD, 02.07.2012 tarihinde 100.000,00 USD olmak üzere toplam 200.000,00 USD borç verdiği, mübrez belgeler ve davalı şirketin ticari defterleri çerçevesinde; davacının takip tarihi (17.09.2015) itibariyle davalıdan 200.000,00 USD alacağı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya herhangi bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme dolayısıyla yazılı bir vadenin de belirlenmediği, bu itibarla davacının takip tarihi itibariyle 45.509,59 USD takip öncesi faiz talebinin dayanağının bulunmadığı, mahkemenin bir sonraki celse tarihi olan 09.11.2016 tarihi itibariyle depo emrine esas olacak asıl alacak, işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı toplamının 213.775,34 USD + 69.363,98 TL olduğu, (alacağın USD cinsinden talep edildiği ve TL’ye çevrilmesi yönünden davacının beyanının olmaması öte yandan depo kararına esas alacağın TL cinsinden belirlenmesi zorun olduğundan gelecek celse tarihi olan 09.11.2016 tarihindeki USD döviz kurları rapor tarihi itibariyle bilinmediğinden USD cinsinden asıl alacak ve buna bağlı işleyecek faiz tutarı Türk Lirası karşılığı hesaplanmamış olup, 09.11.2016 tarihli duruşma günü TCMB USD kuru üzerinden TL karşılığı hesaplanabileceği) kanaatine varıldığı bildirilmiştir. UYAP sisteminde yapılan incelemede mahkemece davalı şirketin İİK 158. maddesi gereğince iflasına, iflasın 03.05.2017 günü 14:15 itibarı ile açılmasına karar verildiği ve iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi tarafından inceleme sonucunda itirazların reddine dair hüküm tesis edildiği tespit edilmiştir. Davalı şirketin İstanbul Ticaret Odası kayıtları incelendiğinde ise şirket yetkililerinin ... ve ... olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. İstinafa konu iş bu dava dosyasında Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31.10.2018 havale tarihli raporda özetle; dosyada yer alan belgi ve belgeler, davacı kayıtları, müflis şirket kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin davalı şirkete 2009-2012 yıllarında havale yolu ile göndermiş olduğu havale tutarı 4.750.000,00 USD karşılığı davacı kayıtlarında İştirakler hesabı olan 242 hesapta 7.434.550,00 TL tutarda müflis şirket borcu olduğu, davalı müflis şirketin kayıtlarında 331 Ortaklara Borçlar hesabında 7.434.550,00 TL davacı şirkete borçlu olduğu, iflas tarihi itibari ile kayıt kabule konu edilen 4.750.000,00 USD'nin TCMB Efektif satış kuru karşılığının 16.830.675,00 TL tutar hesaplandığı belirtilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/01/2020 havale tarihli ek raporda; davalının sermaye ödemesine ilişkin borç bulunup bulunmadığına ilişkin itirazının değerlendirilmesinde sermaye ödeme borcu mevcut olmadığı, 2009-2010-2012 yıllarında yapılan USD ödemelerin davalının incelenen 2014 yılı kayıtlarında USD açıklaması yapılmamış halde 7.434.550,00 TL olarak yer almasının borcun mevcut ödeme belgeleri kapsamında döviz cinsinden oluştuğunun aksini gösterir nitelikte bir husus olmadığı, bununla birlikte nihai takdirin mahkeme ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Sunulan İstinaf sebeplerinin incelenmesi:
İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İflas Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazıda, ret kararının 18.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup davanın, 26.01.2018 tarihinde yani tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Davaya konu somut olayda, inşaat sektöründe faaliyette bulunan müflis şirketin hissedarlarından ... müflis şirketteki hissesinin bir kısmını davacı şirkete bir kısmını ise davacının yetkilisi ... devrettiği, 17.06.2010 tescil tarihli ortaklar kurulu kararıyla devir ve temlik sözleşmesiyle 50.000,00 TL sermaye içerisinde 9.000,00 TL ile dava dışı ... ve 13.500,00 TL ile davacı şirketin davalı müflis şirkete ortak olduğu, 31.08.2015 geri tarihli genel kurul kararıyla şirket müdürlüğüne 10 yıl süreyle ... ve ... seçilmesine karar verildiği, davacı şirketin ... Bankası /İstoç şubesine ait hesap özetleri uyarınca müflis şirkete 2009 yılında 3.000,00 USD, 2010 yılında 1.000,00 USD ve 2012 yılında 750,00 USD olmak üzere toplam 4.750,000 USD tutarında havale yapıldığının mevcut olduğu, davacı kayıtları incelendiğinde 2017 yılı sonu itibariyle 7.434.550,00 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, müflis şirketin 2017 yılı ticari defterleri incelendiğinde davacı şirket hesabında 7.434.550,00 TL borcun devam ettiğinin anlaşıldığı, banka kayıtları uyarınca hesaplanan toplam 4.750.000 USD tutarın iflas tarihi olan 03.07.2017 tarihinde TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı 16.830.675,00 TL olarak hesaplandığı ve ayrıca Şirket hissedarlarından ... şirkete olan 45.000,00 TL'lik hissesinin 13.500,00 TL'lik kısmına ilişkin olarak davacı şirketle yapılan ''devir temlik sözleşmesi'' uyarınca davacının ödenmemiş sermayesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, davacı şirket kayıtlarında gözüken borcun 7.434.550,00 TL olarak dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu itiraz ile ilgili olarak kayıt kabul davalarında ispat yükü üzerinde durulması gerekmektedir. Bilindiği üzere kayıt kabul davasında ispat yükü iflas masasına yazılması gereken alacağının bulunduğunu iddiasında bulunan alacaklıya aittir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2007 T. 546/2581 sayılı kararında da belirtildiği üzere alacaklı alacağını HMK'nin ispata ilişkin genel hükümlerine göre ispat etmelidir. Dava bir eda davasıdır. Davacı-alacaklı, alacağının varlığını ispat etmek zorundadır.Somut davada ise, davacının, davalıya ... Bankası vasıtasıyla USD niteliğiyle yapılan havalelerine ilişkin olarak ıslak imzalı hesap özetleri incelenmiştir. 2009 yılı ile 2012 yıllı arasında toplam 4.750.000,00 USD tutarında havale yapıldığı, istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde bu havale ile gönderilen bedellere yönelik alacağın varlığının aksinini ispatlayacak mahalde bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, İş bu miktarın iflas tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru karşılığının hesaplanması sonucunda tespit edilen 16.830.675,00 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi ve İİK nun 364/1. bendi gereğince karara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06/03/2024