Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 08/01/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 12/03/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin, ... Ltd. ile 15/08/2018 tarihli sayı ve .... sayfa numaralı ilanı ile birleştiğini, bu birleşme nedeni ile ... Ltd. Şti'nin şirket alacaklılarına ... Gazetesinin 27/08/2018 tarih ve ... sayıl ...sayfa numaralı ilanı ve 04/09/2018 tarih .... sayıl ... sayfa numaralı ilanı ticaret ünvanı ve adresini bildirerek alacaklılarının başvuruda bulunmalarını istediğini, müvekkilinin de bu çağrıya istinaden davalı ... Ltd. Şti'ye Antalya 3. Noterliğince 25/10/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihbarnamesi keşide ettiğini, müvekkilinin bu ihbarnamede ... Ltd. Şti'nin ... A.Ş. ... Şubesinden kullandığı kredileri geri ödeyemediğini, bunun üzerine kefil olarak imzaladığı ve ipotek verdiği adına kayıtlı 2 adet taşınmazın icraen satıldığını, bu nedenle uğradığı zararın tazmininin ihbar ettiğini, bu kredilere ilişkin müvekkiline ve ... Ltd. Şti'ne Antalya 9. Noterliği'nin 28/03/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, akabinde Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi neticesinde müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ...Mah. ... ada ... parsel ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin icraen satıldığını, icra veznesine giren tutarın tamamının şirket alacaklılarına ödendiğini, müvekkiline hiçbir bakiye meblağ kalmadığını, ilgili icra dosyasında bilirkişi tarafından dairelere takdir edilen bedelin ... nolu bağımsız bölüm için 85.000,00-TL, ... nolu bağımsız bölüm için ise 80.000,00-TL olduğunu; ancak değerlerinin bu rakamın çok üzerinde olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve keşif ile belirlenecek değer esas olmak üzere şimdilik davalı şirketin müvekkiline 10.000,00-TL tazminat ödemesine ve belirlenecek tazminat miktarına bağımsız bölümlerin satıldığı tarihten itibaren reeskont faizi işlemesini, müvekkilinin haklı olduğunu ve müvekkili tarafından gönderilen ihbarnameye karşı davalı şirket tarafından aradan 1 ayı aşkın süre geçmesine karşın davalı şirket tarafından teminat gösterilmediğinden ve ödeme yapılmadığından şimdilik 10.000,00-TL tazminat miktarı kadarınca davalı şirketin tüm mevduatları üzerine uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, dava dışı ... davacının eşi olduğunu, ... Ltd. Şti. ile ... arasında yapılan sözleşme ile şirketin faaliyetleri nedeni ile kurulduğu tarihten kapatılacağı tarihe kadar doğmuş ve doğacak tüm faaliyetleri nedeni ile kurulduğu tarihten kapatılacağı tarihe kadar doğmuş ve doğacak tüm borçları ... üstlendiğini, ... de eş sıfatıyla bu sözleşmeyi onadığını, bu sebeple kefalet ve ipotek işlemleri tesis edildiğini, bu sebeple kabul anlamına gelmeyeceğini ancak müvekkili şirketin ödeme yapması halinde ... rücu edeceği için davanın ihbar edilmesini, ... Ltd. Şti'nin isim değişikliğinden önce ünvanının ... Ltd. Şti. olduğunu, davacı ... bu şirketin kurucu ortağı olduğunu, zaman içerisinde hisselerini görünürde devrettiğini, ancak dava dışı eşi ... ile yapılan sözleşmede onayı olması sebebiyle şirket ile bağının devam ettiğinin göstergesi olduğunu, davacının kendi temerrüdünden sorumlu olacağını, alacaklı bankanın davacıya gerek icra takibinden önce ihtarname gönderdiğini, gerek icra takibi sırasında tebligat göndermiş olması sebebiyle kendisinin temerrüde düştüğünü, kendi temerrüdünden kaynaklanan zararlarını müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin, takip çıkışının 48.250,00-TL olduğunu, satış sonrası bedel banka alacağını aldıktan sonra davacının diğer ipotek borçlarına gönderildiğini, bu sebeple tüm gayrimenkul satış bedelinin müvekkilinden borçlarına ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, görev ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek, davanın reddini, dava masrafları ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacının davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, ortaklıktan ayrıldıktan sonra da kendisinin ve eşinin şirket üzerindeki hakimiyetinin devam ettiği kanaatine ulaşılmış, davaya konu taşınmazların ihalesi 2015 yılında yapıldığı halde davacı şirketin devrini beklediği ve devir gerçekleştikten ve birleşme sağlandıktan sonra davalı tarafa ihtarname keşide ederek alacak talebinde bulunduğu ve ayrıca davacı, ... ile davacının eşi ... arasında düzenlenen sözleşme gereği, şirketin borçlarından eşi .... sorumlu olduğunu bildiği ve sözleşmeyi onayladığı halde eldeki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği ve hukukça korunamayacağı anlaşılmakla subut bulmadığı anlaşılan davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra şirket üzerinde hakimiyetini ne şekilde devam ettirdiği ve bu kanaate hangi gerekçelerle varıldığının gerekçeli kararda hiçbir şekilde açıklanıp gerekçelendirilmediğini, müvekkilinin 1994 yılında şirketten ayrıldığını, devrin ise 2018 yılında olduğunu, arada geçen 24 yıl boyunca müvekkilinin şirkette hakimiyetini sürdürdüğünün kabul edilebilmesi için bu yönde esaslı ve kesin nitelikte belgelerin bulunması lazım geldiğini, dosyada bu yönde hiçbir evrakın ve belgenin bulunmadığını, davalı tarafça da bu yönde bir savunmada bulunulmadığını, Mahkemece ihalenin 2015 yılında yapılmış olmasına karşın davacının 2018 yılına kadar devri beklediği yönündeki değerlendirmenin tümüyle hatalı olduğunu, müvekkilinin, şirkette hakimiyetini sürdürüyor olsa devir bedelini de kendisinin alacağını, devri yapan ve devir bedelini alanın, şirketin o sıradaki ortağı ... olduğunu, TTK'nın amir hükmü gereği bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için o sözleşmenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanması ve şirket defterine kaydının yapılması gerektiğini, şirket hisse devrinin gerçekleşebilmesi için diğer unsurlar sağlansa da pay defterine kaydı yapılmayan hisse devrinin hükümsüz olduğunu, hükümsüzlük müeyyidesinin, baştan itibaren yokluk anlamına geldiğini, mahkemece hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlanabilecek geçerli ve hukuki değeri bulunan bir belge bulunmadığını, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, davalı şirketin kullanmış olduğu ticari kredinin ödenmemesinden ötürü kredinin kefili olan davacının ödediği bedelin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı şirket ile birleşen ... Tic. Şti.'nin ortağı ve temsilcisi dava dışı ... ile davacının eşi ... arasında düzenlenen 22/07/2011 tarihli sözleşmede; "şirketin gerçek sahibinin ... " olduğu ve 4. maddesinde "şirketin hak ve borçlarından ... sorumlu" olduğunun belirlenmesine, söz konusu sözleşmede davacının onayan sıfatıyla imzasının bulunması ve davacı tarafça sözleşmedeki imzanın da inkar edilmemiş olmasına, davacıya ait taşınmazların 2015 yılında satılması ve davalı şirket ile dava dışı ... Tic. Şti.'nin 2018 yılında birleşmesi sonrası eldeki davanın davalı şirkete açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup korunmayacağının belirlenmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00-TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 12.03.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog