11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8863 E. , 2011/1720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 gün ve 2008/715-2009/145 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı kooperatif nezdindeki ortaklığa bağlı dairenin devir işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra davadan feragat ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar.
İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve HUMK.nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm henüz temyiz edilmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.