Esas No
E. 2009/3532
Karar No
K. 2011/1807
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/3532 E.  ,  2011/1807 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2008 tarih ve 2004/708-2008/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2011 gününde davalı avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı taraf duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, konfeksiyon üretim ve ihracatı yapan müvekkilinin Brüksel'deki alıcı firmaya göndermiş olduğu konfeksiyon ürünlerinin, 351030846 CMR senediyle davalı tarafça taşındığını, taşıma sırasında hasarlanan, tamamen kullanılmaz hale gelen ürünlerden dolayı oluşan 4938 Euro zararın alıcı tarafça fatura edilmesi üzerine ödemenin yapıldığını, zararın CMR senedine ve alındı belgelerine işlendiğini, davalıya durum bildirildiğinde 2000 Euro ödeme yapacaklarının kabul edildiğini, zarar ve hasarın tahsili için İzmir İcra Müdürlüğü'nün 2004/6415 sayılı takip dosyasında başlatmış oldukları takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı ile alıcı arasındaki sözleşme FOB teslim şeklinde yapıldığından ziya ve hasarın alıcıya geçtiğini, alacağın temlikine ilişkin belge sunulmadığından davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığını, müvekkili hasardan sorumlu olsa dahi CMR Konvansiyonun 17, 23, 25 maddelerine gösterilen şekilde yapılan hesaplamaya göre 775 SDR den sorumlu olabileceğini, müvekkili ağır kusurlu olmadığından yıllık faiz oranını %5’i geçemeyeceğini, alacak likit olmadığından tazminata hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve davacıdan haksız icra tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında CMR senediyle davacıya ait konfeksiyon ürünlerinin Brüksel’deki alıcıya teslim edilmek üzere davalı tarafça taşımasının yapıldığı ve hasar gördüğü konularında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun hasar miktarı, kusurun kimde olduğu ve alıcı yerine göndericinin dava açıp açamayacağı noktalarında düğümlendiği, davacının yurt dışı mal alıcısından alacağını temlik aldığı ve dava hakkının bulunduğu, davalı tarafından yapılan fiyat teklifinin 2 ayrı taşıma için yapılmış olması karşısında miktar açısından bağlayıcı olmadığı ancak hasarın sorumlusunu gösterdiği,taşıyıcı davalının malları hasarlı olarak alıcıya teslim etmesi nedeniyle davacının alıcıya 4938 Euro ödediği, taşıyıcının ağır kusuru bulunmadığı CMR hükümlerinin 17, 23, 29 maddeleri de dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre hasar miktarının 1373 Euro olduğu, icra takip tarihine göre kur karşılığının 2.439,92 YTL bulunduğu, Türk parası olarak takip başlatıldığından CMR hükümlerinin yıllık faiz oranının %5 oranını geçemeyeceği kuralının dava konusu olayda uygulanamayacağı, davalının itirazında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir 13. icra Müdürlüğünün 2004/6415 sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 2.439,92 YTL üzerinden ve bu alacağa icra takip tarihinden itibaren % 54 oranını aşmayacak şekilde reeskont faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, % 40 975,96 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, davalı tarafından 21.05.2004 tarihli CMR kapsamında Belçika’ya taşınan tekstil emtiasının kısmen noksan, kısmen de hasarlı olarak alıcısına ulaştırılması nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere malın noksan çıkan bölümüne ilişkin olarak davalı taşıyanın bu kesime ilişkin zararın tamamından sorumlu tutulması doğru ise de, hasarlı bölüme ilişkin olarak yükün naylon torbalara alınmaksızın taşınmış olmasının yükün maruz kaldığı hasar bakımından etkili olmasının da davalı taşıyıcının sorumluluğu değerlendirilirken dikkate alınması gerekmektedir. CMR’nin 17/4(b) maddesi uyarınca malların ambalajlanmaması veya kötü ambalajlanmasından kaynaklanan zararlardan taşıyan sorumlu olmayıp, hasarın ambalaj hatasından kaynaklanması durumunda, taşıyıcı ya hasardan sorumlu olmayacak ya da ambalaj hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği durumun söz konusu olması halinde ise CMR’nin 8.maddesi uyarınca taşıyıcının bu durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, CMR’nin 17/V. maddesi gereği zararın paylaşımı gündeme gelebilecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda; davalının hasarlı mal bölümüne ilişkin sorumluluğunun değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı taşıyıcının bütün hasardan sorumlu tutulması ve buna göre davanın bu kalem yönünden kısmen kabulü doğru olmamıştır.

3.Özü itibariyle de tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması tazminat açısından incelemeyi ve hakimin takdirini gerektirmekte olup, tazminat alacağı likit değildir. O halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ…..:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog