Esas No
E. 2009/8638
Karar No
K. 2011/1654
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/8638 E.  ,  2011/1654 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2009 tarih ve 2008/98-2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken 22.09.2004 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açtığını, yetkisizlik kararı ile dosyanın Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, kooperatif ile şifahi anlaşma sonucu dosyayı takip etmediklerini ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkilinin 2005-2006-2007 yıllarında yapılan genel kurullara katıldığını, 06.04.2008 tarihli genel kurula da davet edildiğini ve genel krurula ortak olark katıldığını, dolayısıyla zımni olark ortaklığın devam ettiğini, kooperatifin ortaklar arasında eşit davranmadığını, babasının kooperatiften 100.000 TL alacağına yönelik dava açtığı için müvekkiline aidat ve gecikme faizi borcu çıkarıldığını, müvekkilinin 26.04.2008 tarihli yönetim kurulu kararı gerekçe gösterilerek daireden tahliyesinin istendiğini, davalının 2004 yılı yönetim kurulu kararına istinaden ortaklığının bittiği iddiasında olduğunu ileri sürerek davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitine, şayet ortaklıktan silinmiş ise yeniden ortaklığa tesciline, aidat ve faizle birlikte borç miktarının tepitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının Sincan Asliye Ticaret Mahkemesindeki davayı takip etmediği için açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararaın 18.03.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, temyiz edilmediği için 03.04.2008 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla 22.09.2004 tarihli yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararının kesinleştiğini, davacının ortaklığı sona erdiği için oturduğu daireden tahliyesi için dava açıldığını, Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi kararının 03.04.2008 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle bu tarihe kadar davacının tüm genel kurul toplantılarına çağrılmasının zorunlu olduğunu, 06.04.2008 tarihli genel kurul toplantı davetinin de 26.02.2008 tarihinde yapıldığını, bu tarihte davacının ortak olarak göründüğünü, davetiyenin 03.03.2008 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini ve 06.04.2008 tarihli toplantıya da katıldığını, Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşme şerhinin ise 21.04.2008 tarihinde yani 06.04.2008 tarihli toplantıdan sonra yazıldığını, davacının 06.04.2008 tarihli toplantıya katılmasının hak sağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 22.09.2004 tarihli kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararına karşı açtığı iptal davasının takip edilmediği için açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 03.04.2008 tarihinde kesinleştiği, 06.04.2008 tarihli toplantıya çağrı kağıtlarınınn 26.02.2008 tarihinde gönderildiği, bu tarihte davacının kooperatif ortağı olduğu, ihraç kararının iptali davasının 03.04.2008 tarihinde kesinleşmiş olup, bu durumun 21.04.2008 tarihinde kayıtlara işlendiği, davalı kooperatifin hergün mahkeme kalemine gelerek dosyadaki kararın kesinleştirmesini takip edemeyeceği, 06.04.2008 tarihli toplantıya davacının kabul edilmesinin ortaklığın devam ettiği yolunda bir irade olarak kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, 03.04.2008 tarihine kadar davacının ortaklığı devam ettiği için kooperatifin aidat istemesinin mümkün olduğu, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar ortağın hak ve yükümlülüklerinin devam ettiği, davacının ortaklık sıfatını yitirdiği, bu durumda sadece aidattan kaynaklanan alacak miktarının hesaplanmasının önem arzettiği, ayrıca borcunun tespitinde hukuki yararının bulunmadığı, davanın 1163 saylı yasanın 16. maddesi gereği 3 aylık sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog