11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/13085 E. , 2011/1116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 gün ve 2007/231-2008/689 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.07.2010 gün ve 2009/2328-2010/8436 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiye ve terkin edilen Deniz Yat A.Ş.’de işçi olarak çalışırken İş Kanunu’nun evlenen kadınlara tanıdığı olanaktan yararlanarak iş akdini feshettiğini, anılan şirketin müvekkiline bakiye ücret alacağını ve kıdem tazminatını ödemediğini, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, takibe itiraz edilmesi nedeniyle de itirazın iptali davası açıldığını, dava sonucu itirazın iptaline karar verildiğini, davalının anılan şirketin yöneticisi ve tasfiye memuru olup, müvekkilinin yaptığı takip ve açtığı davadan haberdar olmasına rağmen davanın sonucunu beklemeden Deniz Yat A.Ş.’ni tasfiye ettiğini, bu suretle müvekkilinin zarara uğradığını, davalının TTK’nun 224 ve 445 nci maddeleri uyarınca müvekkilinin şirketten olan alacağından şahsi olarak sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 12.603,00 YTL’nin faiz, icra giderleri ve mahkeme masrafları ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, tasfiye edilen şirketin herhangi bir aktifinin bulunmadığını, bu nedenle tasfiye sırasında alacağının kaydedilmiş olması halinde bile davacıya bir ödeme yapılamayacağını, davacının önce şirketin ihyasını istemesi gerektiğini, davanın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının tasfiyenin tamamlanmasında kusursuz olduğunu ispatlayamadığı gibi usulüne uygun işlemler yaparak şirketin tasfiyesini de sağlayamadığı, bu durumda davacının isteminden feragat ettiği kısım nazara alınmak suretiyle ilama bağlı alacağından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.