Esas No
E. 2024/159
Karar No
K. 2024/322
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/159

KARAR NO: 2024/322

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/10/2023 (Ara Karar)

NUMARASI: 2022/305 (Derdest)

İHTİYATİ HACİZ

TALEP EDEN DAVACI:

DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

TALEP

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; temlik eden şirket ... banka A.Ş. ile müşterek ve müteselsil kefiller olan davalılar arasında 15/02/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, aynı tarihli Kredili Tevdiat Hesabı Müşteri Talimatı ile 16/02/2018 tarihli Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi akdedildiğini, borçluların temlik eden bankaya olan borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine Beşiktaş .... Noterliği’nce 17/01/2019 tarih, ... yevmiye no ve 18/01/2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameler keşide edildiğini ve tüm borçlulara hesabın kat' edildiği bildirilerek ihtarda belirtilen borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlulara gönderilen hesap özeti içerir ihtarname İcra ve İflas Kanunu'nun 68/b maddesi kapsamında bildirildiğini, ancak bir itiraza uğramadığını, bu nedenle söz konusu ihtarname ekinde gönderilen hesap özetinde talep edilen asıl alacak, faiz, gecikme faizi ve BSMV tutarları kesinleşmiş olduğundan itirazın hiçbir haklı yanı bulunmadığını, borçlular tarafından yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin söz konusu itiraz sebebi hak kaybı yaşamaması ve yine mal kaçırılmasının önüne geçilmesi amacıyla davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ HACİZ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda; " Dosya kapsamına sunulan genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, hesap kat ihtarnamesi ile tebliğe ilişkin aslı gibidir onaylı suretleri itibariyle İİK'nun 258. Maddesi uyarınca mahkememiz nezdinde ihtiyati haciz kararı vermeye kanaat getirecek delil mahiyetinde olduğundan yaklaşık ispat ve ihtiyati haciz talebinin İİK'nun 257. Maddesi uyarınca koşulları bulunduğundan davacı tarafın talebinin kabulüne" kararı verilmiştir.

İTİRAZ: Bu karara karşı borçlular vekili tarafından itiraz edilmiş olup, itiraz dilekçesinde özetle;

06/06/2023 tarihli ara kararında ihtiyaten haczine karar verilen alacağın takdiren %15'i oranında (87.813,34 TL) nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından İİK'nun 261. Maddesi uyarınca 10 günlük kesin süre içerisinde Mahkeme dosyasına teminat olarak yatırılması gerekmekte olduğunu, yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kendiliğinden kalkacağını ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin, mahkemenin istediği %15 teminat için teminat mektubunu 29/05/2023 tarihinde ibraz ettiğini, mahkemenin de bu teminat mektubunu kabul ettiğini, oysaki verilen bu teminatın 12/05/2023 tarihli kararının infazının mümkün olmadığı için hükümsüz hale gelen karara ilişkin olarak dosyaya sunulduğunu, kararın infazının mümkün olmasının bildirilmiş olmasıyla alacaklı vekilince teminat mektubunun iadesi istenmesi gerekirken, mahkemenin işbu teminat mektubunun 06/06/2023 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararında takdir edilen teminat olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu,, ihtiyati haciz talebine konu alacağın çekişmeli olması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK'nun 259. maddesinde öngörülen yasal şartların mevcut olduğu kabul edilemeyeceğinden 06/06/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak konulan şerhlerin kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde infazı mümkün olmadığı için hükümsüz hale gelen 12/05/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına ilişkin mahkemeye sunulan teminat mektubunun, 06/06/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına istinaden sunulduğu kabul edilemeyeceğinden, 06/06/2023 tarihli ihtiyati haczin karar tarihinden itibaren on günlük süre içerisinde %15 teminat yatırılmadığından verilen karar kendiliğinden ortadan kalktığından, mahkememizin 06/06/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak konulan haciz işlemlerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu iş bu sebeple, müvekkillerinin taşınmazları üzerine alacaklı lehine ihtiyati haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini ve mahkememizce verilen 06/06/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince verilen 2022/305 Esas sayılı ve 05/10/2023 tarihli ara kararı sonucunda; "Davalı vekilinin ihtiyati haczin kaldırılması talebi; İİK nın 265. Maddesinde sayılı sebeplerden herhangi birini teşkil etmediğinden dolayı gerekçeleriyle yerinde görülmemiş olup,

İİK'nun 265/1. maddesine göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen verilen ihtiyati haczin dayanağı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı....yedi gün içinde mahkemeye itiraz edebilir...". İhtiyati haciz kararının 06/06/2023 tarihinde verilmiş olduğu tespit edilmiştir.

İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Şeklinde düzenlemeler mevcut olup İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut dosya kapsamında İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmekte olup, dosyaya alacaklı vekilince sunulan delillerle "yaklaşık ispat" koşulunun sağlandığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için bu gereğin karşılanmasının yeterli olduğu sonuç ve kanaate varılmıştır. Anılan durum karşında İtiraz eden vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK 265 maddesi kapsamında, ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilebilecek hususlardan olmadıkları,

İİK'nun 265.maddesinde sınırlı olarak gösterilen sebeplerden birini teşkil etmedikleri anlaşılmakla, itirazın reddine" şeklinde değerlendirme ile ihtiyati hacze itiraz eden tarafın talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın devamlılık kazanan kararlarına göre ihtiyati haciz talebine konu alacağın çekişmeli olması ve yargılamayı gerektirmesi halinde İİK'nun 259. Maddesinde öngörülen yasal şartların mevcut olduğu kabul edilemeyeceğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne hükmedilmesi için yasal şartların mevcut olmadığını, yerel mahkemenin 06/06/2023 tarihli ara kararında ihtiyaten haczine karar verilen alacağın takdiren %15'i oranında (87.813,34 TL) nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından İİK'nun 261. maddesi uyarınca 10 günlük kesin süre içerisinde yerel mahkeme dosyasına teminat olarak yatırılması gerektiğini, yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kendiliğinden kalkacağını, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerel mahkemenin istediği %15 teminat için teminat mektubunu 29/05/2023 tarihinde ibraz ettiğini, yerel mahkemenin de bu teminat mektubunu kabul ettiğini, oysaki verilen bu teminatın 12/05/2023 tarihli kararının infazının mümkün olmadığı için hükümsüz hale gelen karara ilişkin olarak dosyaya sunulduğunu, kararın infazının mümkün olmasının bildirilmiş olmasıyla alacaklı vekilince teminat mektubunun iadesi istenmesi gerekirken yerel mahkemenin işbu teminat mektubunun 06/06/2023 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararında takdir edilen teminat olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin 05/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddine dair verilen ara kararın ortadan kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebine konu alacağın çekişmeli olması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK'nun 259. maddesinde öngörülen yasal şartların mevcut olduğu kabul edilemeyeceğinden müvekkilerinin taşınmazları üzerine konulan konulan ihtiyati haciz şerhlerinin kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

GEREKÇE

Talep; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı ve itiraz sebeplerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen banka ile dava dışı... Nak. Dış. Tic. Ltd. Şti. Arasında 15/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Davalılar ... ve ... ise imzalanan genel kredi sözleşmesine 1.000.000,00 TL limit ile 15/02/2018 tarihinde müteselsil kefil olmuştur. Banka tarafından hesap kat edilerek Beşiktaş ... Noterliği'nin 17/01/2019 Tarih ve ... YN'lu hesap kat ihtarı kredi borçlusu ve kefillere tebliğe çıkarılmıştır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi kapsamında borcun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, ihtiyati haciz yasal şartların oluşmadığı, takibe konu alacağın çekişmeli olup yargılamayı gerektirdiği, birinci ihtiyati haciz kararı icra müdürlüğü dosyasının iptali sebebiyle uygulanmamış olduğu ve bu karara ilişkin yeni bir teminat yatırılmadığı iddiası ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir.

İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İhtiyati hacze itiraz eden tarafından tarafından ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki kredi ve kefalet sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığı ve ihtiyati haciz istemine konu alacağın bu krediden kaynaklandığı, alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği ve alacağın muaccel hale geldiği böylece dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat ve dolayısıyla ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiştir. Yine davacı tarafça sunulan teminat mektubunun kesin ve süresiz olmakla birlikte belli bir alacağa yönelik verilmediği de gözönüne alındığında mahkemece teminatın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazının reddine karar verilmesi doğrudur. Açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.İhtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.