Esas No
E. 2022/88
Karar No
K. 2024/51
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/88
KARAR NO: 2024/51
DAVA: TESCİLSİZ TASARIMA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENMESİ, MADDİ-MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNATI
DAVA TARİHİ: 16/05/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tescilsiz Tasarıma Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi-Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinin Türkiye’de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunulmuş olan elbise tasarımını müvekkilinin ... adlı instagram sayfasında 26.01.2022 tarihinde müvekkilinin müşterilerine ait ... adlı instagram sayfasında 27.01.2022 tarihinde, yine müvekkilinin müşterisine ait olan ... adlı instagram sayfasında 08.01.2022 tarihinde yayınlanarak kamuya arz edilmiş olduğunu, müvekkilince ... Şirketi’ne 26.01.2022 tarihinde satışının gerçekleştirilerek de kamuya arz olunduğunu, Müvekkilinin söz konusu tasarımının tescil edilmemiş olsa da mevzuatımıza göre tescilsiz tasarımlar gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve gerekse de Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümlerine göre korunduğunu,

Müvekkilinin söz konusu tescilsiz tasarımının taklitlerinin; davalı ... Ltd.Şti. tarafından müvekkilinin tasarımının taklitlerinin ‘’...’’markası ile üretim ve satışının gerçekleştirildiğini, ...toptan adlı Telegram ( ...) satış sayfasında ...74 kodu ile, ... adlı internet satış sayfasında "..." kodu ile, ..., ..., ..., ..., ... adlı instagram satış sayfalarında satışının gerçekleştirildiğini, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemini, davalı tüzel kişiliğin ticari faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirildiğinden, davalı tüzel kişiliğin müdürü ...’ın davaya taraf yapıldığını, ...

4.FSHHM ...D.İş sayılı delil tespit dosyası ile davalı firmanın iş yerinde, ...toptan adlı ... satış sayfasında, ... adlı internet satış sayfasında, ..., ..., ..., ..., ... adlı instagram satış sayfalarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, anılan delil tespit dosyasının ... Sayfasında "..." tespit edildiğini, tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edildiğini, maddi tazminat hesaplamasına dair tercihi 6769 sayını kanunun 151/2.a maddesinde göre talep ettiklerini, manevi tazminat ve itibar tazminatı da talep ettiklerini, hazır giyim sektöründe seri üretimin esas olduğunu, kumaş firesinin azaltmak için tüm bedenlerin bir arada olduğu şekilde kesim işlemi yapıldığını, pastal kalınlığının kumaş kalınlığı ve bıçağın kesim yüksekliğinin belirlediğini, ortalama 100 kat serim yapılabileceğini, serim işlemi tamamlandıktan sonra kesim işinin gerçekleştiğini, her pastalda serine kumaş 36-38-40-42-44 beden olmak üzere 5 ayrı bedende kesildiğini, buna göre minimum bir hesaplamayla sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat x 5 beden x 1renk = 500 adet ürün kesimi yapıldığını, birden fazla kumaş ile birden fazla pastal kesim yapıldığında ise ürün adedinin 500 ün katları şeklinde arttığını, ortalama olarak bir tasarımdan 2500-3000 adet kesim üretim yapıldığını, Delil tespit dosyasında yapılan masrafların yargılama giderleri hesabında dikkate alınmasını, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ...ŞİRKETİ'nin, kadın giyim sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili ...’ın ise bu şirketin yetkilisi olduğunu, davacıya ait tasarımın müvekkili şirket tarafından taklit edilerek satışa sunulduğunun iddia edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu eylemlerin müvekkili şirketin ticari faaliyeti ile ilgili olduğunu, tüzel kişiliğin eylemleri nedeniyle şirket ortaklarının hukuki/tazminat sorumluluğu bulunmadığından müvekkili ...’tan tazminat talep edilemeyeceğini, müvekkili ... yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin tesettür giyim sektöründe öncü, tanınmış bir marka olup adına tescil edilmiş pek çok tasarım ürününün mevcut olduğunu, bununla birlikte pek çok yerden mal temini de yaptığını, müvekkili şirkette başta kendi tasarımları olmak üzere tescilsiz, anonim ürünler satıldığını, davaya konu ürünün davacıdan evvel kamuya arz edildiğini, söz konusu ürünün müvekkilinin instagram sayfasında 29.08.2021 tarihinde yayınlandığını, bu hususta asıl tecavüzün tasarımı kopyalayan ve satışa sunan davacının kendisi olduğunu, davacının iddiasının ve davasının haksız olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir ürünün üretimi ve imalatını yapmadığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tescilsiz ürünü ile müvekkili şirkette görülen ürünün birbirinden farklı olması bir yana müvekkili şirket tarafından dava konusu ürünün müvekkili tarafından üretimi yapıldığına dair hiçbir tespitin olmadığını, davacının ürünü ile müvekkili şirkette görülen ürünün birbirinden farklı olduğunu, piyasada benzer nitelikte pek çok model bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen internet sitelerinden söz konusu ürünlerin görsellerinin kaldırıldığını, tedbir taleplerinin konusuz kaldığını, tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini, ürünlerin birbirinden farklı olduğunu, bu ürünlerin müvekkili şirket tarafından üretildiği ve satıldığının ispatlanamadığını, itibar tazminatı yönünden ise müvekkilinde bulunan ürünün kötülendiğini ancak ürün kalitesi bakımından hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkillerinin haksız rekabet içinde bulunması sonucunda zarara uğradığını illiyet bağı içerisinde ispat etmesi gerektiğini, açıkladıkları nedenlerle davacının maddi, manevi ve itibar tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan etmiştir.

TPMK kayıtları ve ...

4.FSHHM'nin...D.İş dosyası istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 10/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Tasarım ile aynı veya örtüşen herhangi bir görünümün bulunmadığı hallerde yenilik koşulunun sağlandığı kabul edilmekte olduğu, tasarım koruması için gerekli bir diğer unsur olan ayırt edicilik ise; tasarımın yaratıldığı anda dış görünümünü oluşturan genel izlenim itibariyle, benzerlerinden farklı niteliklere sahip olup olmadığına göre belirlendiği, tescilsiz fakat sosyal medyada paylaşılmış koruma kapsamı olan ürün incelendiğinde, tasarım kalıp dikiş aksesuar yerleşim şekil ve biçim olarak genel itibarı ile iltibas ve iktibas yarattığı, haksız rekabetin varlığından bahsedebilmek için taraflar arasında rekabet ilişkisinin bulunması ve yapılan eylemin dürüstlük kurallarına aykırı olması gerektiğini, somut uyuşmazlık bakımından ...

4.FSHHM ...D.İş sayılı delil tespit dosyası ile davalı firmanın iş yerinde, ... toptan adlı ... satış sayfasında, ... adlı internet satış sayfasında, ..., ..., ..., ..., ...adlı instagram satış sayfalarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı ve anılan delil tespit dosyasının 19. Sayfasında ‘’..askıda sergilenen 6 farklı renk/adette ürün’’ tespit edildiği ile tasarım hakkına tecavüzün varlığının tespit edilmiş olduğu rapor edildiğini, yukarıda tasarım yönünden yapılan incelemede davacıya ait tescilsiz fakat sosyal medyada paylaşılmış koruma kapsamı olan ürün incelendiğinde, tasarım kalıp dikiş aksesuar yerleşim şekil ve biçim olarak genel itibarı ile davalı ürününün davacı tasarımı ile iltibas ve iktibas yarattığı tespiti yapılmış olduğunu, yapılan bu tespit uyarınca ve değişik iş dosyası bilirkişi raporu da dikkate alındığında davalının davacı ürününden yetkisizce yararlandığı, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve davacı açısından zarar tehlikesi doğurduğu dikkate alındığında haksız rekabet şartların oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu, davacıya ait olan tutulması zorunlu yasal defterlerin yukarıda gösterilen şekilde açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği dolayısı ile TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüş, sahibi lehine Mahkemenin takdirinde olmak üzere takdiri delil niteliğine haiz olduğu, davacının SMK 151/2-a maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının 300 adet üretildiği varsayıldığında 129.000,00 x 0,16 = 20.640,00-TL, 500 adet üretildiği varsayıldığında 216.000,00 x 0,16 = 34.560,00-TL olabileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 08/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalı tarafça itiraz dilekçesinde davaya konu ürünün davacıdan evvel kamuya arz edildiği, söz konusu ürünün müvekkili Instagram sayfasında 29.08.2021 tarihinde yayınlanmış olduğu belirtilmiş olduğunu, davalı tarafça sunulmuş cevap dilekçesi ekinde bymfashion_magazine isimli instagram sayfasına ilişkin görsel sunulmuş olduğu görülmekle, davalı tarafça sunulan bymfashion_magazine isimli instagram sayfası, ...

4.FSHHM...İş sayılı delil tespit dosyası ile incelenmiş olan sosyal medya hesapları arasında bulunmamakta olup bu hesabın davalı ile ilişkisi tespit edilememekle birlikte ...isimli instagram sayfasına ilişkin görselde yer alan elbise ürünün, davaya konu incelenmiş elbise ürünü ile bire bir aynı olmadığı bu sebeple davaya konu incelenen tasarım elbise için 29.08.2021 tarihinde kamuya arzın gerçekleşmiş olduğu kabul edilemeyeceği, 6 renk çalışıldığı tespitine göre üretim hesaplama 6 renk üzerinden minimum hesaplamaya yönlendirmektedir 1500 minimum 3000 adet maksimum üretim olarak hesaplanabileceğini, Mahkemenin davacı itirazlarını yerinde bulması ve 6 farklı renk değerlendirilip, minimum 1.500 maksimum 3.000 adet üretim miktarı üzerinden tazminat hesaplaması yapılmasını takdir etmesi halinde SMK 151/2-a maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının; 1.500 adet üretildiği varsayıldığında 648.000,00 x 0,16 = 103.680,00-TL, 3.000 adet üretildiği varsayıldığında 1.296.000,00 x 0,16 = 207.360,00-TL olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: Davalıların eyleminin, davacının tescilsiz tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK 151/2-a maddesine göre şimdilik 1000 TL maddi tazminat, 100 TL itibar tazminatı, 40.000 manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir.

Davacı vekili 20/01/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 207.360,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.

Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. 6769 sayılı SMK'nın 55/4. maddesi:"... Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur."6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi: "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (4) Bir tasarımın aynısı;

a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;

a)Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,

b)Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesi: "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. (4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:

a)Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.

b)Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.

c)Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.

ç)Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar. (5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır" hükmü amirdir. 6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi: "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.

Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. 6769 sayılı SMK'nın 81.maddesi: "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c)Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.

c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.

Tasarım kavramı, insan zihninde biçimlendirme, kurma, tasavvur etme faaliyetleri ile, nesnel gerçekliğe estetik bir yapı kazandırmayı ifade eder. Tasarım hakkı ise, herkese karşı ileri sürülebilen, maddi olmayan bir mutlak haktır. Bir ürünün ayırt ediciliğini estetik olarak vurgulayan yaratımlar hukuk düzenince korunur. Türk Hukukunda tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile özel olarak korunmaktadır. Kanunda tanımlandığı üzere tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür (SMK m.55/1). 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.

c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. Haksız rekabete ilişkin hükümler Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:

a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar

b)Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;

c)Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;

d)Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;

e)İş şartlarına uymamak;

f)Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;

a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,

b)Haksız rekabetin men’ini,

c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,

d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.

Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.

Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K.

58.maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir. 6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.

SMK - TTK hükümleri, ...

4.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök / ek raporları ve bütün dosya kapsamından: ...

4.FSHHM ... D.İş sayılı dosyası ile davalı şirkete ait iş yerinde, ... toptan adlı ...satış sayfasında, ... adlı internet satış sayfasında, ..., ..., ..., ..., ...adlı instagram satış sayfalarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı ve "..askıda sergilenen 6 farklı renk/adette ürün" tespit edildiği, Mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce dava konusu davacıya ait tescilsiz ve sosyal medyada paylaşılmış ürün incelendiğinde: Tasarım, kalıp, dikiş, aksesuar, yerleşim şekil ve biçim olarak genel itibarı ile davalı ürününün davacı tasarımı ile iltibas ve iktibas yarattığının tespit edildiği, bu nedenle davalılarının eyleminin, davacının tescilsiz tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.

Davalılar vekili; davanın hem müvekkili şirkete hem de müvekkili şirketin yetkilisi/müdürü ...'a karşı açıldığını, işyerinin müvekkili şirkete ait olup şirketin yetkilisi/müdürünün ayrı bir ticari faaliyetinin olmadığını, tüzel kişiliğin eylemleri nedeniyle şirket ortaklarının hukuki/tazminat sorumluluğu olmadığından ...'tan tazminat talep edilemeyeceğini, davanın ... açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4721 sayılı TMK'nın 50. maddesinde; tüzel kişinin iradesinin organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Yani haksız fiilden dolayı müdür veya müdürler genel hükümlere göre, şirketler ise 6102 sayılı TTK'nın 632. maddesine göre sorumlu olabilirler. Tasarıma tecavüz sebebiyle sorumluluk davası; haksız fiili ika eden ortaklık veya müdür aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. Bu nedenle davalı ... ŞİRKETİ.'nin müdürü/yetkilisi olan davalı ... açısından husumet itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı maddi tazminat talebini SMK'nın 151/2-a maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rakebeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre talep etmiştir.

Maddi tazminat miktarı bilirkişiler tarafından net olarak belirlenemediğinden, B.K hükümlerine göre tazminat miktarı belirlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; uğranılan zararın miktarı tespit edilirken, hakim olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Davanın açıldığı tarih ve somut olayın özelliğine göre maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; B.K. 50-51. maddesi hükümlerine göre 40.000 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davacı manevi tazminat talep etmiştir.

Tasarıma tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle, manevi tazminat talebinin kabulüne; 40.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı itibar tazminat talep etmiştir. Davacıya ait tasarımın itibarının zedelendiğine dair delil sunulmadığı ve tasarımın itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, itibar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu gözetilerek, masrafın davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

DAVANIN KISMEN KABULÜNE

1.Davalılarının eyleminin, davacının tescilsiz tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,

2.Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; B.K. 50 - 51. maddesi hükümlerine göre 40.000 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Manevi tazminat talebinin kabulüne; 40.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4.İtibar tazminat talebinin reddine,

5.Karar kesinleştikten sonra; taklit ürünlerin davalıların işyerlerinde/mağazalarında üretimin satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, satışın yapıldığı davalılara ait internet sitelerine erişimin engellenmesine,

6.Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,

7.Alınması gereken 5.464,80 ilam harcından; peşin harcın ve tamamlama harcının mahsubu ile eksik 1.237,91 TL harcın davalılardan tahsiline,

8.Tescilsiz Tasarımına Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9.Maddi Tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

10.Maddi Tazminatın kısmi reddi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

11.Manevi Tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

12.İtibar Tazminatının reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

13.Davacı tarafın yatırdığı başvuru harcı ve peşin harç olan 4.307,59 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

14.Davacı tarafça yapılan tebligat- müzekkere masrafı 191 TL ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.191,00 TL yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 1.610,87 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

15.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.07/03/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.