T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ... tescil numarasında davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı (...) ve (...) no’lu tasarımları olduğunu, söz konusu tasarımların tescil başvuru tarihinin 22.11.2019 olduğunu, davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ...-(...) ve (...) tescil numarasıyla adına kayıtlı tasarımlarına tecavüz edildiği iddiası ile müvekkiline karşı ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas numarası ile “Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Maddi Tazminat” davası açtığını, davanın derdest olduğunu, dava konusu elbise tasarımlarının tescil başvuru tarihinden önce yurt içi ve yurt dışında yerleşik çok sayıda üretici tarafından kamuya sunulmuş elbise tasarımları ile aynı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, dava dilekçesi ekinde ibraz ettikleri uzman görüşünden de anlaşılacağı üzere davaya konu (...) ve (...) no'lu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığının somut delillerle ortaya konulduğunu beyan ederek; Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ... tescil numarasında davalı şirket adına kayıtlı (...) ve (...) no’lu tasarımların yeni ve/veya genel izlenim itibariyle ayırt edici niteliğe sahip olmaması nedeniyle hükümsüz sayılmasına karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından iş bu davanın davacısı şirkete karşı 22.11.2019 başvuru tarihli ve ...-... ve ...-... başvuru no.lu tasarımların ayırt edilemeyecek düzeyde benzerinin üretilerek satışa sunulması sebebiyle müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz edildiği gerekçesi ile ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ayrı ayrı açılmış olan iki dava arasında bağlantı bulunması nedeni ile davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini aksi halde ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin 30 yılı aşkın süre gelen tecrübesiyle Türk abiye moda sektörü yanı sıra yurt dışında da abiye sektöründe önde gelen şirketlerden olduğunu, müvekkil şirketin ...-... ve ... başvuru numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacı tarafça müvekkile ait 2019 yılı başlarında kamuya sunulan ve 22.11.2019 başvuru tarihli ...-...,... başvuru numaralı tescilli tasarımının ayırt edilemeyecek düzeyde benzerinin fiilen satışa sunulduğunu, bunun üzerine müvekkil tarafından yasal yollara gidilerek tescilli tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi bakımından dava açıldığını, müvekkile ait abiye tasarımın ayırt ediciliği haiz bir kreatif eser olduğunu, davacı beyanlarının soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkil şirket tarafından tasarımların 2019 Yılı Kreasyonu kapsamında gerek defilelerde gerekse sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunulduğunu, aynı tasarım bakımından 22.11.2019 tarihinde tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu nedenle tasarımların tescilli tasarım koruması kapsamında bulunduğunu, davacı tarafça kullanıldığı iddia edilen ve müvekkil elbisesine benzer olduğu iddia edilen elbise ile müvekkil tescilli tasarımına tecavüz içeren elbise kullanımının oldukça farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nazarında yeterli farklılaşma sağlanmış olup nitekim müvekkile ait tasarımın tescilli olması nedeniyle de yapılan incelemede yaratıcı katkı sağlanarak yeni ve ayırt edici bir tasarım ortaya konulduğunu beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; hükümsüzlük şartlarının SMK kapsamında değerlendirilmesinde; dava konusu ...-... ve ... sıra no.lu tasarımlar için TURKPATENT’e yapılan tasarım tescil başvuru tarihi ve tescil tarihinin 22.11.2019 olduğu, dava tarihinin ise 08/10/2021 olduğu, dolayısıyla dava konusu tasarımların, dava açılmadan önce SMK uyarınca “tescilli tasarım” oldukları ve hükümsüz kılınmadıkları sürece tescil korumasından yararlanacağı, bu bilgiler ışığında hükümsüzlük şartlarının doğabilmesi için SMK m.55/4, 56, m.77 birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tasarım ve ürün madde 55- (4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunacağı, yenilik ve ayırt edicilik madde 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edildiği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, Kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edildiği, SMK.
77.Maddeye göre, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait tasarımlar ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli görseller arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... - ... ve ... sıra no.lu tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve bu suretle ... - ... ve ... sıra no.lu tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz 09/02/2023 tarihli duruşma zaptı 2 nolu ara kararı ile rapor alınmak üzere tasarımların kamuya sunulma tarihlerinin tespiti bakımından bilirkişi heyetine bir bilişim uzmanı bilirkişisi eklenerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; ... - ... ve ... sıra no.lu tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememiz 05/10/2023 tarihli duruşma zaptı 1 nolu ara kararı gereğince ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/02/2024 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda özetle; dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; ...-... ve ... sıra no.lu tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, mevcut dosya kapsamına ve teknik incelemeye göre, ilgili kamuya sunumların davalı tarafından yapıldığı hususunun SMK m.57/2 kapsamında tespit edilemediği, söz konusu kamuya sunumların, davalı tarafından veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından yapıldığı hususu tespit edilememekle birlikte, bir an için bu kamuya sunumların bu kişiler tarafından yapıldığı varsayımında dahi SMK m.57/2 kapsamında davalı lehine bir durumun oluşmadığı, zira hükümsüzlüğe konu tasarımlardan; ...-... için kamuya sunumun 22.06.2019, ...-... için kamuya sunumun 27.04.2019 tarihi olduğu, ilgili tasarımlar için kamuya sunum tarihinden 5 ve 7 ay sonra 22.11.2019 tarihinde başvurunun yapıldığı SMK m.57/2 kapsamında yer alan hoşgörü süresinin, başvuru tarihinden geriye doğru maksimum kamuya sunum tarihini ifade ettiği eş deyişle davalı açısından bu sürenin başlangıcının, o tarihte kamuya sunum yapılmış olmak şartıyla, geriye doğru en fazla 12 ay öncesine gidebileceği, dolayısıyla davalının kamuya sunumları eğer (22.11.2018) olarak tespit edilmiş olsa idi, hoşgörü süresinin bu tarih olarak kabul edilmesinin mümkün olacağı, ama bu sunumlar 12 aylık zaman diliminden daha önceki tarihli iseler, bu tarihleri SMK m.57/2 kapsamında kanunla tanınan 12 aylık süreye tamamlamanın mümkün olamayacağı, ayrıca gerek dosya kapsamında mevcut geçmiş tarihli ürün görselleri gerekse de resen araştırma neticesinde bulunan görsellerin tarihlerinin davalının iddia ettiği 22.11.2018 öncesi tarihe kadar gittiği göz önüne alındığında davalı tarafça yapılan hoşgörü süresine ilişkin savunmanın SMK m.57/2 kapsamında değerlendirilemeyeceği tespit, sonuç ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık, davalı adına TPMK nezdinde ...-... ve ... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. 6769 sayılı SMK'nun 55.maddesinde "(1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder.(3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur." belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 56.maddesinde "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.(4) Bir tasarımın aynısı;a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." belirtilmiştir 6769 sayılı SMK'nun 57.maddesinde "Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.(2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 77.maddesinde "1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse. c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise. (2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 22/11/2019 başvuru ve tescil tarihli ... numaralı tasarımın davalı adına tescilli olduğu, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın (...) ve (...) numaralı elbise tasarımlarının başvuru ve tescil tarihinden önce aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalı dışında kamuya sunulduğunun bu nedenle bu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacıya karşı davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın (...) ve (...) numaralı elbise tasarımlarına karşı davacının tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek tecavüzün tespiti, önlenmesi kaldırılması ve tazminat talepli dava açıldığı, davacı tarafın tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepli bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacı tarafça davaya konu edilen davalı adına tescilli elbise tasarımları yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davaya konu tescilli tasarımların başvuru ve tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edilicilik özelliği bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak elbise görsellerinin bulunduğu internet adreslerinin dava dilekçesinde belirtildiği, davalı adına tescilli davaya konu elbise tasarımlarının başvuru tarihinden önce aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kamuya sunulup sunulmadığının, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığının tespitinin teknik bilgiyi ve incelemeyi gerektirdiği bu nedenle mahkememizce bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, alınan raporlar incelendiğinde bilirkişilerce raporlarında davacı tarafça bildirilen internet adreslerindeki elbise görselleri, bilirkişilerce resen tespit edilen görselleri ile davaya konu davalı adına tescilli elbise tasarımlarının teknik yönden detaylı bir şekilde karşılaştırıldığı, bu karşılaştırma neticesinde davalıya ait ... numaralı tasarımın (...) ve (...) numaralı elbise tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunun tespit edildiği, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve yeterli bulunduğu, hükme esas alındığı, davalı tarafça rapora karşı sunulan itiraz dilekçesinde davaya konu tasarımların başvuru tarihinden daha önce davalı tarafından 2019 yılı kreasyonu kapsamında defilelerde ve tanıtım amacıyla davalıya ait sosyal medya hesaplarında kamuya sunulduğunun bu nedenle 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesi kapsamında korumadan yararlanacağının beyan edildiği, 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesinde tasarımın başvuru tarihinden önceki 12 ay içerisinde kamuya sunulması halinde yeniliğinin ve ayırt edici niteliğinin etkilenmeyeceği düzenlenmiş ve en son alınan 06/02/2024 tarihli ek raporda sunulan delillerden davaya konu tasarımlardan ... numaralı tasarımın 22/06/2019, ... numaralı tasarımın 27/04/2019 tarihinde olmak üzere başvuru tarihlerinden önce davalı tarafından sosyal medya hesaplarından kamuya sunulduğu tespit edilmiş ise de 06/02/2024 tarihli ek raporda davaya konu ... numaralı tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin en eski tarihli olarak 14/07/2017, ... numaralı tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin en eski tarihli olarak 22/04/2018 tarihinde üçüncü kişiler tarafından kamuya sunulduğunun tespit edildiği, tespit edilen bu kamuya sunulma tarihlerinin davaya konu tasarımların başvuru tarihinden, tespit edilen davalı tarafça kamuya sunulma tarihinden ve 6769 sayılı SMK'nun 57/2 maddesinde düzenlenen 12 aylık süreden önce olduğu anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu davalı adına tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici niteliği bulunmadığı bu nedenle hükümsüzlük koşulları oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tasarımın (...) ve (...) numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen davacı vekili yararına hesap olunan ....500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan: 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 272,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.022,50 TL ve 118,60 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.141,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)